back to top
Ana Sayfa Haberler Gazeteci Alican Uludağ Gözaltısı İfade Özgürlüğü Tartışmasını Derinleştirdi

Gazeteci Alican Uludağ Gözaltısı İfade Özgürlüğü Tartışmasını Derinleştirdi

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama” ile “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları kapsamında Ankara’da gözaltına alındı. Uludağ’ın geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde geçireceği, yarın ise adliyeye sevk edilmesinin beklendiği öğrenilirken, soruşturmanın paylaşımı alıntılayan avukat İrem Çiçek’i de kapsayacak şekilde genişletilmesi, ifade ve basın özgürlüğü bakımından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Sosyal Medya Paylaşımı Gerekçe Gösterildi

Gazeteci Alican Uludağ hakkında başlatılan soruşturmanın, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşım üzerine yürütüldüğü bildirildi. Edinilen bilgilere göre Uludağ, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama” ile kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen 217/A maddesinde yer alan “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları kapsamında gözaltına alındı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde işlemleri süren Uludağ’ın geceyi emniyette geçireceği, soruşturma işlemlerinin tamamlanmasının ardından yarın Ankara Adliyesi’ne sevk edilmesinin beklendiği ifade edildi.

Soruşturma Paylaşımı Alıntılayan Avukata Da Uzandı

Soruşturmanın yalnızca gazeteci Alican Uludağ ile sınırlı kalmadığı öğrenildi. Uludağ’ın paylaşımını sosyal medya hesabından alıntılayan avukat İrem Çiçek’in de dosyaya dahil edildiği belirtildi.

Çiçek hakkında gözaltı kararı bulunup bulunmadığına ilişkin ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Dosyanın kapsamının paylaşımı yeniden dolaşıma sokan kişileri de içine alacak şekilde genişletilmesi, soruşturmanın sınırları konusunda hukuki tartışmaları gündeme taşıdı.

Basın Ve İfade Özgürlüğü Açısından Yeni Bir Sınav

Son yıllarda özellikle gazetecilerin sosyal medya paylaşımlarının ceza soruşturmalarına konu edilmesi, ulusal ve uluslararası basın meslek örgütleri ile insan hakları kuruluşlarının en sık dile getirdiği eleştiriler arasında yer alıyor. Özellikle TCK’nın 301. maddesi ile 217/A maddesinin yorumlanış biçimi, ifade özgürlüğünün sınırları ve kamu yararını ilgilendiren haberlerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalması bakımından hukuk çevrelerinde yoğun tartışmalara neden oluyor.

Gazetecilik faaliyetleri kapsamında yapılan paylaşımların ceza soruşturmalarına konu edilmesi, yalnızca bireysel bir adli süreç olarak değil, basın özgürlüğü ve kamunun haber alma hakkı açısından da yakından izlenen gelişmeler arasında değerlendiriliyor.