SPK’nın fon krizinde “fahiş kazanç” elde edenlere paralarını gönüllü olarak iade etmeleri için hesap açması, yaklaşık 2,2 milyar TL’lik kazancı iade ettiği öne sürülen Fatma Betül Sayan Kaya dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Kaya’nın parayı iade ettiği yönündeki haberlerin ardından gazeteci İsmail Saymaz, Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayanarak ödemenin yapılmadığını açıkladı. Böylece bir yanda “para iade edildi” haberleri, diğer yanda “bir kuruş bile ödenmedi” açıklaması dururken, SPK mağdurlara yapılacak ödemeler için yeni bir mekanizma kurdu.
Fon krizinde yeni tartışmanın merkezine bu kez SPK’nın açtığı “İsteğe Bağlı İade Hesapları” yerleşti. Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında tasfiye kararından önce gerçekleştirilen satışlardan “fahiş kazanç” elde edenlerin, söz konusu paraları kendi istekleriyle ilgili fona geri ödeyebilmesi için TMSF adına hesaplar açıldığını duyurdu. Borsada işlem gören paylardan elde edilen “fahiş kârların” iadesi için de ayrıca “Genel Hisse İade Hesabı” oluşturuldu.
Düzenlemenin zamanlaması ise dikkat çekici. SPK’nın 17 Eylül’de 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesinin ardından yaklaşık 455 bin yatırımcının etkilendiği kriz büyürken, bugün hem iade hesapları açıldı hem de tasfiye edilen fonlardaki yatırımcılara ara ödemelerin başlatılacağı duyuruldu. Reuters’a göre 1 milyon TL’nin altında net yatırımı bulunan yatırımcılara yatırımlarının tamamı, 1 milyon TL ve üzerindeki yatırımcılara ise ilk aşamada 1 milyon TL ara ödeme yapılacak.
“2,2 Milyar Lira İade Edildi” Haberi Tartışmalı Hale Geldi
Fon krizinin siyasi açıdan en çok tartışılan isimlerinden eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerinden yaklaşık 2,2 milyar TL kazanç elde ettiği yönündeki haberler kamuoyuna yansımıştı.
29 Eylül’de Ekonomim, Kaya çiftiyle ilgili olarak yaklaşık 2,2 milyar TL’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen hesaba aktarıldığını ve paranın iade edildiğini yazdı. Haberde, bu bilginin gazetenin edindiği bilgilere dayandığı özellikle belirtildi.
Ancak 1 Ekim itibarıyla tablo değişti. Sözcü’de yayımlanan habere göre gazeteci İsmail Saymaz, Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı açıklamasında Kaya ailesinin söz konusu parayı ödemediğini söyledi. Saymaz, Bakanlık kaynaklarının kendisine “ödenmediğini” bildirdiğini ve Kaya ailesinin mal varlıklarına tedbir konulduğunu aktardı.
Dolayısıyla bugün itibarıyla kamuoyunun önünde iki farklı bilgi bulunuyor: Bir tarafta 2,2 milyar TL’nin Hazine hesabına aktarıldığını ileri süren haber, diğer tarafta Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan “ödeme yapılmadı” açıklaması. Bu çelişkinin resmi belgelerle açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
SPK’nın “Gönüllü İade” Mekanizması Ne Anlama Geliyor?
SPK’nın 1 Ekim tarihli duyurusuna göre tasfiye kapsamındaki her fon için ayrı bir “İsteğe Bağlı İade Hesabı” açıldı. Bu hesaplar TMSF adına Birleşik Fon Bankası nezdinde tutulacak.
Sistem, tasfiye kararından önce yapılan satışlardan “fahiş kazanç” elde eden kişilerin bu paraları zorunlu bir tahsilat yoluyla değil, kendi istekleriyle ilgili fona geri yatırabilmelerine dayanıyor.
Yatırılan para yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına eklenecek ve o fonun yatırımcılarına yapılacak ödemelerde kullanılacak. Borsa işlemlerinden elde edilen “fahiş kârların” iadesi içinse ayrı bir Genel Hisse İade Hesabı bulunuyor.
Tam da bu noktada ekonomist İnan Mutlu’nun sosyal medya paylaşımı gündeme geliyor. Mutlu, SPK’nın duyurusunu “Vurgunculara Af hesabı açıldı” sözleriyle eleştirdi ve uygulamanın adının “isteğe bağlı iade hesabı” olmasına tepki göstererek “Rezillik” ifadelerini kullandı.
Mutlu’nun eleştirisinin dayandığı temel nokta açık: SPK’nın sözünü ettiği “fahiş kazanç” sahibine parayı gönüllü olarak geri verme imkânı tanınıyor.
Kaya Dosyası İle SPK Hesabı Aynı Gündemde
Burada Fatma Betül Sayan Kaya dosyası yeniden önem kazanıyor. Çünkü kamuoyuna önce “2,2 milyar TL iade edildi” bilgisi yayıldı. Ardından bu bilginin doğru olmadığı, paranın ödenmediği yönünde Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan açıklama geldi. Aynı gün SPK ise “fahiş kazanç” elde edenlere paralarını geri yatırmaları için gönüllü hesap açtığını duyurdu.
Bu nedenle bugünkü tablo şu soruyu ortaya çıkarıyor:
Eğer Kaya çiftinin yaklaşık 2,2 milyar TL’yi iade etmediği yönündeki son bilgi doğruysa, kamuoyuna daha önce “iade edildi” diye aktarılan para gerçekte nerede ve hangi hukuki mekanizmayla geri alınacak?
Daha da önemlisi, SPK’nın bugün açıkladığı gönüllü iade mekanizmasının Kaya dosyasına uygulanıp uygulanmayacağı da açıklanmış değil.
Mağdurun Parasını Kim Karşılayacak?
Fon krizinin diğer tarafında ise yüz binlerce yatırımcı bulunuyor. SPK’nın verilerine göre tasfiye edilen 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
SPK bugün bu yatırımcılara ara ödeme yapılacağını açıkladı. Reuters’ın aktardığı düzenlemeye göre ödeme süreci para piyasası fonlarından başlayacak; belirli yatırım tutarlarının altında kalan yatırımcılara tamamı, daha yüksek tutarlara sahip yatırımcılara ise ilk aşamada 1 milyon TL ara ödeme yapılacak.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu ara ödemelerin doğrudan genel bütçeden, yani vergilerden karşılandığı sonucuna bugün itibarıyla varılamaz. SPK’nın açıklamasında gönüllü iadelerin ilgili fonların tasfiye malvarlığına aktarılacağı belirtiliyor. Ancak yatırımcıların zararlarının hangi kaynaklardan ve hangi nihai mekanizmayla karşılanacağı, gönüllü iadelerin ne kadar olacağı ve oluşabilecek açığın nasıl kapatılacağı tartışması henüz kapanmış değil.
Dolayısıyla “mağdurun parasını doğrudan vatandaşın vergileri ödüyor” demek şu aşamada doğrulanmış bir olgu değil; ancak kamu kaynaklarının devreye girip girmeyeceği sorusu, tasfiye sürecinin mali boyutu açısından açık bir tartışma konusu.
Asıl Soru: Para Geri Alınacak Mı?
Fon krizinde artık tartışmanın merkezindeki mesele yalnızca yatırımcıların ne kadar kaybettiği değil. Krizden önce kazanç sağlayanların elde ettikleri paraların ne kadarının, hangi yöntemle ve ne zaman geri alınacağı da belirleyici hale geldi.
SPK’nın bugün attığı adım, bu açıdan bir geri ödeme kanalı oluşturuyor. Fakat kanalın adı bile yöntemi tarif ediyor: “İsteğe Bağlı İade.”
İnan Mutlu’nun “Vurgunculara Af hesabı” sözleri tam da bu gönüllülük unsuruna yönelik bir siyasi-ekonomik eleştiri niteliğinde.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi açısından ise tablo henüz daha da tartışmalı. Bir kaynak 2,2 milyar TL’nin Hazine hesabına yatırıldığını söylerken, bir başka güncel açıklama paranın hiç ödenmediğini söylüyor. Bu durumda yapılması gereken, “iade edildi” ya da “edilmedi” iddiasını tekrarlamak değil, 2,2 milyar TL’nin gerçekten hangi hesaba, hangi tarihte, kim tarafından ve hangi hukuki gerekçeyle yatırıldığını gösteren resmi belgeyi ortaya koymak.
Çünkü fon krizinde yüz binlerce yatırımcının parasından söz ediliyor. Krizin hesabı çıkarılırken de asıl soru değişmiyor:
Kazananların parası geri alınacak mı, yoksa faturanın bir bölümü sonunda zararın hiçbir sorumluluğu olmayan milyonlarca yurttaşın sırtına mı yüklenecek?
Bu soru, bugün itibarıyla yanıtlanmış değil.
- TB / SPK, Reuters, Sözcü, Ekonomim, Cumhuriyet, Evrensel, Halk TV, DW Türkçe.












