CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında yargı mekanizmasının siyasi amaçlarla kullanıldığını savunarak, özellikle Akın Gürlek üzerinden yürütülen süreçlerin iktidar tarafından yönlendirildiğini öne sürdü ve tartışmayı doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taşıdı.
Gürlek Üzerinden Yargı Eleştirisi Sertleşti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul’daki soruşturmalar ve yargı süreçleri üzerinden Akın Gürlek’i hedef alarak, yargının bağımsızlığına ilişkin ağır eleştiriler yöneltti.
Özel, Gürlek’in yürüttüğü süreçlerde hukukun araçsallaştırıldığını iddia ederek, “bir iddianame varsa, inandırıcı olanın muhalefet değil, bu yapının kendisi olduğunu” savundu. Bu çerçevede kullandığı “turpun büyüğü” ifadesiyle tartışmayı doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a bağladı.
“Gayriresmi Mekanizma” İddiası ve Devlet İçinde Paralel Yapı Eleştirisi
Özel’in konuşmasında en dikkat çekici başlıklardan biri, Adalet Bakanlığı çevresinde kurulduğunu iddia ettiği “gayriresmi bir yapı” oldu.
Özel, bir kişinin resmi yetkisi olmadan Adalet Bakanlığı’na yakın bir konumda faaliyet yürüttüğünü, soruşturma dosyalarından elde edilen bilgilerin basına servis edilerek “itibar suikastı” yapıldığını öne sürdü. Bu mekanizmanın, şüphelilerin psikolojik olarak baskı altına alınması ve kamuoyu oluşturulması amacıyla kullanıldığını dile getirdi.
Bu iddialar, Türkiye’de son yıllarda sıkça tartışılan “yargı-siyaset-medya ilişkisi” eksenindeki gerilimleri yeniden gündeme taşıdı.
Medya Üzerinden “Haysiyet Cellatlığı” Suçlaması
Özel, bazı medya organlarının bu süreçte aktif rol oynadığını belirterek, özellikle Akit gibi yayın organlarını hedef aldı.
Devlete emanet edilen kişisel verilerin basına servis edilmesini “haysiyet cellatlığı” olarak nitelendiren Özel, bunun sistematik bir yöntem haline geldiğini ve siyasi baskının bir aracı olarak kullanıldığını savundu.
Bu noktada Özel’in söylemi, yalnızca yargıyı değil, medya alanını da kapsayan daha geniş bir güç ilişkileri ağına işaret etti.
FETÖ Referansı Üzerinden Çifte Standart Eleştirisi
Konuşmada öne çıkan bir diğer tema ise “çifte standart” iddiası oldu.
Özel, geçmişte FETÖ bağlantısı gerekçesiyle çok sayıda kişinin kamudan ihraç edildiğini hatırlatarak, bugün benzer iddialarla anılan bazı isimlerin kritik görevlerde bulunmasını eleştirdi. Bu durumun, iktidarın güvenlik söylemini araçsallaştırdığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Tutuklamalar ve İtiraf Süreçlerine Yönelik Baskı İddiaları
Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmalarına da değinerek, bazı şüphelilerin baskı altında ifade vermeye zorlandığını iddia etti.
“İtirafçı” beyanlarının yönlendirme sonucu ortaya çıktığını savunan Özel, bu süreçte aileler ve yakınlar üzerinden psikolojik baskı kurulduğunu öne sürdü. Tutuklu yargılamaların cezalandırma aracına dönüştüğünü belirterek, bunun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.
Siyasi Hedef İddiası: “İmamoğlu’nu Engelleme”
Özel’in konuşmasının politik çerçevesi, sürecin nihai hedefi olarak Ekrem İmamoğlu’nun işaret edilmesiyle netleşti.
CHP lideri, yürütülen soruşturmaların temel amacının İmamoğlu’nun siyasi geleceğini engellemek olduğunu savunarak, “yargı süreçlerinin seçim mühendisliği aracına dönüştürüldüğü” iddiasını gündeme getirdi.
İktidara Açık Çağrı ve Siyasi Sorumluluk Vurgusu
Özel, konuşmasının sonunda iktidar blokuna doğrudan çağrıda bulunarak, AK Parti içinde sessiz kalan isimlerin de bu süreçte sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Yargı süreçlerinin siyasi etkiden arındırılması gerektiğini vurgulayan Özel, mevcut tabloyla “adalet, huzur ve toplumsal barışın sağlanamayacağını” savundu.
- NHY / CHP TBMM Grup Toplantısı Konuşması (Cumhuriyet Halk Partisi resmi açıklamaları)
















