back to top
Ana Sayfa Haberler Brezilya’da Seçim Günü Yaklaşırken Lula İle Flávio Bolsonaro Arasında Kıran Kırana Yarış

Brezilya’da Seçim Günü Yaklaşırken Lula İle Flávio Bolsonaro Arasında Kıran Kırana Yarış

Brezilya 4 Ekim’de sandığa giderken Lula da Silva ilk tur anketlerinde rakibinin önünde, ancak ikinci tur hesaplarında tablo başa baş. Lula kampanyasını hayat pahalılığı, sosyal destekler, istihdam ve Brezilya’nın ekonomik egemenliği üzerine kurarken, Flávio Bolsonaro babasının siyasi mirasını, güvenlik politikalarını, devletin küçültülmesini ve sağ seçmenin “stratejik oyunu” öne çıkarıyor.

Brezilya’da 2026 başkanlık seçiminin ilk turuna yalnızca iki gün kala yarışın merkezinde iki isim bulunuyor: yeniden seçilmek isteyen Devlet Başkanı Lula da Silva ve Liberal Parti’nin adayı, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flávio Bolsonaro. Seçimin ilk turu 4 Ekim’de yapılacak. Hiçbir aday geçerli oyların yüzde 50’sini aşamazsa ikinci tur 25 Ekim’de gerçekleştirilecek. Reuters’ın son değerlendirmesine göre mevcut anketler ikinci turu güçlü biçimde işaret ederken, iki aday arasındaki farkın hata paylarının içinde kalması yarışın açık olduğunu gösteriyor.İlk Turda Lula Önde, İkinci Turda Sandık Yeniden Kuruluyor

2 Ekim tarihli Datafolha araştırması Lula’yı geçerli oylar üzerinden yüzde 45, Flávio Bolsonaro’yu yüzde 40 gösteriyor. Toplam oylar üzerinden Lula yüzde 42, Flávio yüzde 38 seviyesinde. Ancak ikinci tur senaryosunda Lula yüzde 48, Flávio yüzde 45’te kalıyor ve araştırmanın yüzde 2’lik hata payı nedeniyle sonuç teknik beraberlik olarak değerlendiriliyor. Aynı araştırmada Lula ve Flávio’nun ret oranları da yüzde 45 ile eşit.

Başka araştırmalar da bu tabloyu tamamen değiştirmiyor ancak yarışın ne kadar sıkışık olduğunu gösteriyor. AtlasIntel/Bloomberg’in 23-28 Eylül tarihleri arasında 5.005 kişiyle yaptığı araştırmada ilk turda Lula yüzde 45,3, Flávio yüzde 42,2; ikinci turda ise Flávio yüzde 47,7, Lula yüzde 47,6 ölçüldü. Quaest’in 24-27 Eylül araştırmasında ilk tur Lula yüzde 39, Flávio yüzde 34, ikinci tur ise yüzde 42’ye yüzde 42. RealTime Big Data’nın 26-30 Eylül araştırmasında ilk tur 43’e 39 Lula lehineyken, ikinci turda Flávio yüzde 46, Lula yüzde 45 ölçüldü.

Bu nedenle “Lula yeniden kazanacak mı?” sorusunun bugün itibarıyla anketlere dayanarak kesin bir cevabı yok. Verilerin ortaklaştığı nokta, Lula’nın ilk turda sayısal üstünlüğü ve Flávio Bolsonaro’nun ikinci turda bu farkı kapatabilecek büyüklükte bir tabana sahip olması. Üstelik Datafolha’da seçmenlerin yüzde 17’si oyunu değiştirebileceğini söylüyor; isimlerin verilmediği spontane araştırmada kararsızların oranı yüzde 13. Bu grup, son iki günün kampanya mesajlarını daha önemli hale getiriyor.

Lula’nın Kampanyası: Sofraya, Cebe Ve Egemenliğe Oynuyor

Lula’nın kampanyasının temel ekseni, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarını seçmenin günlük hayatına tercüme etmek. PT’nin seçim programında “Brezilya’yı ve Brezilyalıları korumak”, “ailelerin cebini rahatlatmak” ve “geleceği halktan yana kurmak” üç ana başlık olarak öne çıkıyor. Programda asgari ücretin değerinin korunması, temel gıda üzerindeki vergi yükünün azaltılması, istihdam, sanayileşme, kamu yatırımları ve sosyal politikalar birlikte ele alınıyor.

Lula ayrıca kampanyanın son bölümünde doğrudan hayat pahalılığına yöneldi. Hükümet, Bolsa Família’nın asgari ödemesini 600 realden 691 reale çıkarma kararını 17 Eylül’de açıkladı. Ödeme artışı ekim ayında yürürlüğe girecek. Datafolha araştırmasında seçmenin yüzde 64’ü bu artışı desteklediğini söyledi; Bolsa Família alanlarda destek yüzde 83’e çıkıyor.

Bu tercih tesadüfi değil. Brezilya basınındaki kampanya analizleri, Lula’nın en önemli sorunlarından birinin makroekonomik göstergelerden çok seçmenin markette, kirada, faturada ve borç ödemesinde hissettiği ekonomik baskı olduğunu gösteriyor. Lula’nın ekibinin kadın seçmenlerle yaptığı görüşmelerde de hayat pahalılığı, yakıt fiyatları ve hanehalkı borçluluğu öne çıktı. Bunun ardından Bolsa Família artışı, borç yapılandırması ve çevrimiçi bahislerin sınırlandırılması gibi adımlar gündeme geldi.

Lula’nın bir diğer güçlü kampanya başlığı ise ulusal egemenlik. PT’nin programında Brezilya’nın doğal kaynaklarını, sanayi kapasitesini ve savunma sanayisini geliştirme hedefi açık biçimde yer alıyor. Lula ayrıca Donald Trump yönetiminin Brezilya’ya uyguladığı gümrük tarifelerini seçim kampanyasında dış müdahale ve ekonomik egemenlik meselesi olarak işliyor. Reuters’a göre bu noktada Lula’nın Çin ile ekonomik ilişkileri ve Washington karşısında daha bağımsız bir çizgi savunması, Flávio Bolsonaro ailesinin Trump’la yakın ilişkisiyle belirgin bir karşıtlık oluşturuyor.

Lula’nın programında bunun yanında haftalık çalışma süresinin 44 saatten 40 saate indirilmesi ve 6 gün çalışma, 1 gün izin anlamına gelen 6×1 sisteminin sona erdirilmesi de bulunuyor. Eğitim, sağlık, sanayileşme, konut ve sosyal politikalar da dördüncü dönem programının ana başlıkları arasında. (PT)

Flávio Bolsonaro’nun Kampanyası: Güvenlik, Devletin Küçültülmesi Ve Bolsonaro Mirası

Flávio Bolsonaro ise farklı bir siyasal hat kuruyor. Programında daha küçük devlet, kamu harcamalarının azaltılması, yeni bir harcama tavanı ve özelleştirmeler öne çıkıyor. Güvenlikte ise daha sert cezalar, daha yüksek güvenlikli cezaevleri, yaş sınırının düşürülmesi ve suç örgütlerine karşı daha geniş cezai yetkiler öneriliyor. Eğitimde sivil-askerî okullar ve kupon sistemi, sağlıkta ise tele-sağlık ve ilaç erişimi gibi başlıklar bulunuyor.

Flávio’nun kampanyasının en önemli siyasi sermayesi ise soyadı. Jair Bolsonaro artık aday değil; ancak oğlunun kampanyasında eski başkanın siyasi mirası sürekli biçimde kullanılıyor. Reuters, Flávio’nun kampanyayı başlatırken babasının yapay zekâyla oluşturulmuş görüntüsünü dahi kullandığını ve bunun Bolsonaro seçmeninin hâlâ ne ölçüde eski başkanın etrafında toplandığını gösteren önemli bir kampanya aracı haline geldiğini aktarıyor.

Flávio aynı zamanda güvenlik meselesini kampanyanın merkezine yerleştiriyor. Kadın seçmenlere yönelik son kampanyasında tecavüz ve çocuk istismarı suçlularına kimyasal hadım gibi son derece sert cezalar önerdi; Lula ise kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı mevcut koruma mekanizmalarının genişletilmesini savunuyor. Brezilya’da kadınlar seçmenlerin yüzde 53’ünü oluşturuyor ve bu nedenle kadın seçmen, iki kampanyanın da ulaşmaya çalıştığı kritik gruplardan biri.

Dini Cephede Yeni Bir Çatışma

Seçimin son günlerinde kampanyanın ekonomik tartışmanın dışına taşındığı en belirgin alanlardan biri din oldu.

Flávio Bolsonaro’nun Brezilya’nın “İsa Mesih’in Rab olduğu bir ülke” olacağı yönündeki açıklaması, Nossa Senhora Aparecida’nın ülkenin koruyucu azizesi statüsünün kaldırılacağı iddialarının yayılmasına yol açtı. Flávio bu iddiayı reddetti ve bunun büyük bir yalan olduğunu söyledi. Brezilya Katolik Piskoposlar Konferansı da kendisine yönelik suçlamayı reddetti. AP’nin aktardığına göre Katolikler nüfusun yüzde 56,7’sini, Evanjelikler yüzde 26,9’unu oluşturuyor ve bu demografik değişim seçim kampanyasının dini boyutunu büyütüyor.

Bu alan aynı zamanda iki adayın sosyolojik tabanlarını da gösteriyor. Datafolha’da Lula Katolik seçmenlerde yüzde 50’ye yüzde 32 ile öndeyken, Flávio Evanjelik seçmenlerde yüzde 52’ye yüzde 26 üstün durumda. Lula ayrıca düşük gelirli seçmenlerde, 60 yaş üzerindekilerde ve Kuzeydoğu’da güçlü. Flávio ise yüksek gelir gruplarında, Güney bölgesinde ve Evanjeliklerde öne çıkıyor.

Güneydoğu: Seçimin Asıl Savaş Alanı

Kampanyanın son günlerinde her iki adayın da Güneydoğu’ya yüklenmesi dikkat çekiyor. São Paulo, Rio de Janeiro ve Minas Gerais ülkenin en büyük seçmen havuzlarının bulunduğu bölgeler arasında.

2 Ekim itibarıyla Lula Rio de Janeiro ve Belo Horizonte’de mitingler düzenlerken, cumartesi günü São Paulo’da kampanyasını tamamlamayı planlıyor. Flávio Bolsonaro ise São Paulo içlerinde Tarcísio de Freitas ile birlikte bir konvoy düzenleyecek. UOL’un aktardığı son bölgesel verilere göre São Paulo’da Flávio yüzde 38’e karşı Lula yüzde 33; Rio’da Flávio yüzde 44’e karşı Lula yüzde 38; Minas Gerais’te ise Lula yüzde 39, Flávio yüzde 37 düzeyinde.

Özellikle Minas Gerais’in sembolik ve matematiksel ağırlığı büyük. 2022’de Lula, Jair Bolsonaro’yu eyalette yalnızca yaklaşık 50 bin oy farkla geçmişti. Yeniden demokratik döneme geçişten bu yana Minas Gerais’i kazanan adayın aynı zamanda başkanlığı kazanmış olması da iki kampanyanın eyalete verdiği önemi artırıyor.

İki Aday Da Televizyon Tartışmasından Kaçtı

Seçimin son tartışması ise yapılmadan bitti. TV Globo’nun 1 Ekim’deki son başkanlık tartışmasına Lula katılmayacağını önceden açıklamıştı. Flávio Bolsonaro da son saatlerde çekildi. Globo daha sonra seçim mahkemesi ve Yüksek Mahkeme kararlarının yarattığı hukuki belirsizlik nedeniyle programı iptal etti. Böylece Brezilya’da iki ana adayın seçim öncesi son büyük televizyon tartışması gerçekleşmedi.

Flávio, tartışmanın iptal edilmesinin ardından yargının seçime müdahale ettiği söylemini öne çıkararak sağdaki diğer adayların seçmenlerine “stratejik oy” çağrısını yoğunlaştırdı. Lula cephesi ise kalan kararsız seçmenlere ve sandığa gitme eğilimine odaklanıyor. Brezilya basınında bu durum, seçim yarışının son bölümünün büyük ölçüde iki adayın birbirini doğrudan tartışmasından ziyade sosyal medya, televizyon reklamları, podcastler ve kontrollü kampanya etkinlikleri üzerinden yürüdüğü şeklinde değerlendiriliyor.

Seçimin Düğümü: Ekonomi Mi, Kimlik Siyaseti Mi?

Brezilya seçiminin ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor. Lula’nın elinde işsizlik ve eşitsizlik göstergelerindeki iyileşmeler, sosyal yardım programları ve kamu yatırımları bulunuyor. Ancak Reuters’ın saha değerlendirmelerine göre seçmenin önemli bir bölümü bu makro göstergeleri kendi mutfağında aynı ölçüde hissetmiyor; hayat pahalılığı, borçluluk ve organize suç gündemin üst sıralarında kalıyor.

Flávio Bolsonaro ise tam bu memnuniyetsizlik alanına yerleşiyor. “Devlet çok harcıyor, vergiler yüksek, güvenlik sorunu büyüyor” ekseninde bir değişim söylemi kurarken, aynı zamanda babasının siyasi mirasını taşıyor. Lula ise “sosyal devlet, gelir, istihdam ve egemenlik” başlıklarını Trump karşısında bağımsızlık söylemiyle birleştiriyor. İki kampanya arasındaki temel ayrım yalnızca iki adayın kişiliğinde değil, devletin ekonomideki rolü, güvenlik anlayışı, sosyal politikaların kapsamı ve Brezilya’nın dış politikadaki yönelimi üzerinde de şekilleniyor.

Lula’nın Önündeki Asıl Mesele

Mevcut anketlerin söylediği şey oldukça net: Lula ilk turda avantajlı bir başlangıç noktasına sahip, fakat ikinci tur için bu avantaj korunmuş değil. Datafolha’nın 48-45’lik Lula üstünlüğü teknik beraberlik içinde; AtlasIntel 47,6-47,7 ile Flávio lehine 0,1 puanlık fark gösteriyor; Quaest 42-42; RealTime ise 46-45 Flávio lehine sonuç veriyor. Dolayısıyla bugünkü verilerden “Lula kazanır” ya da “Flávio kazanır” sonucunu çıkarmak metodolojik olarak doğru değil.

Önümüzdeki 48 saatte belirleyici alanlar ise daha somut: Lula’nın düşük gelirli ve Kuzeydoğu’daki güçlü tabanını sandığa taşıyabilmesi, Güneydoğu’daki farkı koruması ve kararsız seçmene ulaşması; Flávio’nun ise Güneydoğu’daki desteğini genişletmesi, sağdaki diğer adayların oylarını kendisine çekmesi ve Bolsonaro ailesinin çekirdek tabanının dışına çıkabilmesi. Datafolha’nın verileri, iki adayın da yüzde 45 düzeyinde reddedildiğini gösteriyor. Bu da seçimin yalnızca “kimi destekliyorsun?” sorusuyla değil, aynı zamanda “kimi istemiyorsun?” sorusuyla da şekillendiğini ortaya koyuyor.

Brezilya sandığa giderken tablo bu nedenle bir Lula zaferi beklentisinden çok, Lula’nın ilk tur avantajını ikinci tura taşıyıp taşıyamayacağı ve Flávio Bolsonaro’nun Bolsonaro mirasını daha geniş bir seçmen koalisyonuna dönüştürüp dönüştüremeyeceği sorusuna dönüşmüş durumda. Sonuçları belirleyecek olan ise anketlerden ziyade 4 Ekim’de kullanılacak oylar olacak.


  • TB / Tribunal Superior Eleitoral, Datafolha, Folha de S.Paulo, Quaest, UOL, CNN Brasil, Reuters, Associated Press, AtlasIntel/Bloomberg, PT, Exame.