back to top
Ana Sayfa Haberler Kılıçdaroğlu’na Cihaner’den En Sert Suçlama: “Bu Açık Bir İşbirlikçiliktir”

Kılıçdaroğlu’na Cihaner’den En Sert Suçlama: “Bu Açık Bir İşbirlikçiliktir”

CHP’de mahkeme kararıyla başlayan yönetim krizine ilişkin konuşan İlhan Cihaner, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu yalnızca parti içi bir tercih olarak değil, iktidarın siyasal müdahalesiyle örtüşen bir pozisyon olarak değerlendirdi. Cihaner, yaşananların CHP’nin iç meselesi olmaktan çıktığını, doğrudan Türkiye’de muhalefetin geleceğini ilgilendiren bir kırılmaya dönüştüğünü söyledi.

Kriz Tartışmasından İktidar Eleştirisine

CHP Seçilmiş Parti Meclisi Üyesi İlhan Cihaner, İlke TV’de yaptığı değerlendirmelerde, “mutlak butlan” kararı sonrasında CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik şimdiye kadarki en sert eleştirilerden birini dile getirdi. Cihaner, Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki siyasi tutumunu değerlendirirken, bunun yalnızca parti içi bir yönelim olmadığını belirterek, “Kılıçdaroğlu’nun yaptıkları objektif olarak iktidarcılıktır. Çok açık bir işbirlikçiliktir” ifadelerini kullandı.

CHP içinde yaşanan tartışmaların iktidarın siyasal hedeflerinden bağımsız ele alınamayacağını savunan Cihaner, parti yönetimini ele geçirme mücadelesinin ülkenin temel sorunlarının önüne geçirilmeye çalışıldığını söyledi.

“Türkiye’nin Sorunları Yerine CHP İçine Hapsedilmiş Bir Gündem”

Cihaner, mutlak butlan kararı sonrasında oluşturulan yönetimin siyasal önceliklerini de eleştirdi. Yeni yönetim çevresinden gelen açıklamaların iktidarın politikalarına karşı herhangi bir itiraz içermediğini belirten Cihaner, tartışmaların sürekli parti içi ilişkilere ve belediyelerdeki kadrolaşma iddialarına indirgenmesini eleştirdi.

“İktidara dair tek söz söylenmiyor” diyen Cihaner, Türkiye’nin ekonomik krizden demokratik gerilemeye, yargı bağımsızlığından toplumsal kutuplaşmaya kadar çok sayıda ağır sorunla karşı karşıya olduğunu; buna rağmen gündemin CHP içerisindeki kişisel ve örgütsel hesaplaşmalara sıkıştırıldığını ifade etti.

Bu eleştiri, son dönemde CHP tabanında giderek yükselen ve parti içi iktidar mücadelesinin, muhalefetin toplumsal görevlerini geri plana ittiği yönündeki değerlendirmelerle de örtüşüyor.

Dokunulmazlık Kararı Yeniden Gündemde

Cihaner’in dikkat çektiği başlıklardan biri de 2016 yılında HDP yöneticilerine yönelik sürecin önünü açan dokunulmazlıkların kaldırılması oylaması oldu. O dönemde CHP yönetiminin verdiği desteğin Türkiye siyasetinde önemli sonuçlar doğurduğunu hatırlatan Cihaner, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu karara ilişkin hâlâ bir özeleştiri vermediğini söyledi.

Halen cezaevinde bulunan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklanmasıyla sonuçlanan sürece işaret eden Cihaner, Kılıçdaroğlu’nun bugün dahi söz konusu kararın doğru olduğunu savunacağını belirterek, Parti Meclisi düzeyinde de bu konuda herhangi bir yüzleşme ya da değerlendirme yapılmadığını ifade etti.

Muhalefetin Geleceğine Dair Bir Tartışma

İlhan Cihaner’in açıklamaları, CHP’de yaşanan mevcut krizin yalnızca genel başkanlık veya yönetim değişikliği tartışması olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Tartışmanın merkezinde, muhalefetin devlet ve iktidar karşısındaki konumunun ne olacağı, demokratik siyaset alanının nasıl savunulacağı ve CHP’nin hangi siyasal hat üzerinde ilerleyeceği soruları bulunuyor.

Cihaner’in “iktidarcılık” ve “işbirlikçilik” nitelemesi, parti içi eleştirinin ötesine geçerek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki tutumunun muhalefetin toplumsal meşruiyeti açısından da sorgulanmaya başlandığını gösteren önemli bir siyasi çıkış olarak değerlendiriliyor.