back to top
Ana Sayfa Haberler Özel Sektör Öğretmenleri Hakları İçin Yürüdü

Özel Sektör Öğretmenleri Hakları İçin Yürüdü

Özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenler, taban maaş, güvenceli çalışma ve atama taleplerini bir kez daha Ankara’da dile getirdi. Meclis Parkı’nda açıklama yapmaları polis tarafından engellenen öğretmenler, Madenci Anıtı önünde seslenerek taleplerinin “lütuf değil, anayasal ve sosyal hak” olduğunu vurguladı. Eylem, eğitim politikalarına yönelik yapısal eleştirileri ve öğretmenlerin giderek derinleşen güvencesizlik sorununu yeniden gündeme taşıdı.

Meclis Parkı Yasaklandı, Öğretmenler Madenci Anıtı’na Yürüdü

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde Ankara’da bir araya gelen özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenler, Meclis Parkı’nda basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polis, yürüyüşe izin vermedi. Yaklaşık üç saat süren görüşmelerin ardından öğretmenler, açıklamalarını Kızılay’daki Madenci Anıtı önünde yapabildi.

Daha önce Ankara Valiliği’nin NATO Zirvesi gerekçesiyle aldığı eylem yasakları nedeniyle 13 gündür sürdürdükleri açlık grevini sonlandırmak zorunda kalan öğretmenler, yasakların kalkmasının ardından yeniden alanlara çıktı. “Mücadele dersini öğretmenler veriyor”, “Mülakat dediniz, hakkımızı yediniz” ve “Yüz binlerce öğretmen taban maaş bekliyor” sloganlarıyla yürüyen öğretmenlere çeşitli siyasi parti temsilcileri ve emek örgütleri de destek verdi.

“Sorun Teknik Değil, Siyasal Tercih”

Öğretmenler adına açıklama yapan Öğretmen Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Umut Erkurt, Milli Eğitim Komisyonu’nun toplandığı bir günde öğretmenlerin temel taleplerinin gündeme alınmamasını “politik bir tercih” olarak nitelendirdi.

Erkurt, eğitim politikalarının kamusal yarardan uzaklaştırılarak piyasa ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğini savunarak, öğretmenlerin hak öznesi değil, denetlenmesi gereken bir unsur olarak görüldüğünü söyledi. Öğretmenin güvencesiz çalıştırıldığı, emeğinin değersizleştirildiği ve söz hakkının yok sayıldığı bir eğitim sisteminin nitelikli eğitim üretmesinin mümkün olmadığını belirten Erkurt, taban maaş hakkının yasal güvenceye kavuşturulmasını ve mülakat mağduru öğretmenlerin atamalarının gecikmeden yapılmasını istedi.

“Taleplerimiz bir lütuf değil, temel haklardır” diyen Erkurt, öğretmenlerin insanca çalışma koşullarının ertelenebilir bir talep olmadığını vurguladı.

Mülakat Mağdurları: “Haklı Olduğumuzu Değil, Çözümü Duymak İstiyoruz”

Mülakat mağduru öğretmenler adına söz alan bir öğretmen ise yaşadıkları belirsizliğin artık tahammül sınırlarını aştığını söyledi. Yıllardır farklı kurumlar arasında yönlendirildiklerini belirten öğretmen, “Herkes haklı olduğumuzu söylüyor ama kimse çözüm üretmiyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

Yetkililerin sorumluluğu birbirine devrettiğini ifade eden öğretmen, “Bakanlık Meclis’i, Meclis Bakanlığı işaret ediyor. Biz artık haklı olduğumuzu duymak değil, hakkımızın teslim edildiğini görmek istiyoruz” dedi. Konuşmasında mülakat sistemi nedeniyle yaşadıkları mağduriyetin bir “kul hakkı” meselesi olduğunu da vurgulayan öğretmen, yıllardır süren mücadelenin kendilerini yorduğunu ancak geri adım atmayacaklarını ifade etti.

Eğitim Politikalarının Merkezinde Güvencesizlik Tartışması Var

Öğretmenlerin eylemi yalnızca taban maaş ya da atama talebinden ibaret değil. Özel sektörde düşük ücret, güvencesiz çalışma, sendikal hakların sınırlılığı ve kamuda mülakat sistemi nedeniyle yaşanan hak kayıpları, eğitim emekçilerinin uzun süredir dile getirdiği yapısal sorunların başında geliyor.

Madenci Anıtı önünde sürdürülen eylem, öğretmenlerin yalnızca ekonomik taleplerini değil, kamusal ve nitelikli eğitim hakkının öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarından ayrı düşünülemeyeceği yönündeki itirazını da görünür kıldı. Milli Eğitim Komisyonu toplantısı devam ederken öğretmenler, talepleri karşılık bulana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.