back to top
Ana Sayfa Haberler 1119 Haftadır Dinmeyen Soru: Fethi Ildır’ın Failleri Nerede?

1119 Haftadır Dinmeyen Soru: Fethi Ildır’ın Failleri Nerede?

Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’ndaki 1119. buluşmalarında 1993’te İdil’de gözaltında kaybedilen 18 yaşındaki Fethi Ildır’ın dosyasını gündeme taşıdı; yıllardır sonuçlandırılmayan soruşturma için “Failleri yargılayın” çağrısı yaptı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları, zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla sürdürdükleri adalet nöbetlerinin 1119’uncusunda yine Galatasaray Meydanı’ndaydı. Kayıpların fotoğrafları ve karanfillerin taşındığı buluşmada bu hafta, 1993 yılında Şırnak’ın İdil ilçesinde gözaltında kaybedilen ve daha sonra ağır işkence izleriyle cansız bedeni bulunan 18 yaşındaki Fethi Ildır’ın dosyası ele alındı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Eren Keskin yaptı. Keskin, zorla kaybetme vakalarında yıllara yayılan cezasızlığın kendiliğinden ortaya çıkmadığını belirterek devletin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne dikkat çekti.

Fethi Ildır’ın Akıbeti Yıllardır Dosyalarda

Fethi Ildır, ailesinin ve tanıkların aktardığı bilgilere göre 1993 Eylül’ünde Cizre’ye gitmek üzere İdil’deki evinden ayrıldı. Aileye ulaşan tanıklar, Ildır’ın Cizre’ye bağlı Kuştepe köyünde, Hizbullah’la ilişkili oldukları öne sürülen ve aynı zamanda koruculuk yapan kişiler tarafından alıkonulduğunu bildirdi.

Ailesinin karakollara ve savcılığa yaptığı başvurulara ise Ildır’ın gözaltına alınmadığı ve resmi kayıtlarda adına rastlanmadığı yanıtı verildi. Ancak 19 Eylül 1993’te Ildır’ın cansız bedeni Cizre-İdil karayolunun yaklaşık üç kilometre uzağında bulundu. Keskin, bedende ağır işkence izleri tespit edildiğini söyledi.

Ildır’ın babası Hüseyin Ildır, oğlunun kaçırılması ve öldürülmesinden sorumlu olduğunu düşündüğü kişileri savcılığa bildirdi. İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 2000/285 hazırlık numarasıyla soruşturma başlattı.

Bir Dosya, Üç Başsavcılık

Suçun Cizre sınırlarında işlendiği gerekçesiyle İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Ekim 2000’de yetkisizlik kararı vererek dosyayı Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Yetkisizlik kararında ailenin daha önce işaret ettiği dört korucu da şüpheli olarak yer aldı.

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı ise dosyayı 1993/492 numaralı soruşturma kapsamında “faili meçhul” olarak yürüttü ve 2003 yılında daimi arama kararı verdi. Ancak yıllar boyunca soruşturma sonuçlandırılmadı.

Aile, avukatları aracılığıyla 19 Mart 2009’da yeniden savcılığa başvurarak Ildır’ın kaçırılması, işkence görmesi ve öldürülmesinin örgütlü suç kapsamında araştırılmasını; şüpheliler ile diğer olası sorumluların belirlenerek yargı önüne çıkarılmasını istedi.

“Dosya Yıllar İçinde Sürüncemede Bırakıldı”

Haziran 2023’te Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki incelemenin ardından soruşturma fezlekesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Ancak Keskin’in aktardığına göre dosya yıllar içerisinde İdil, Cizre ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıkları arasında dolaştı; etkili bir adli süreç işletilemedi.

Fethi Ildır’ın dosyası, bu yönüyle yalnızca 1993’te yaşanan bir cinayetin değil, devletin kayıplar karşısındaki soruşturma sorumluluğunun da sınandığı bir dosya olarak öne çıkıyor. Şüphelilerin yıllar önce bildirilmiş olmasına rağmen soruşturmanın sonuçlandırılmaması, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın yıllardır dile getirdiği cezasızlık eleştirisinin somut örneklerinden biri.

Keskin, “Geçen zaman devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” diyerek, dosyaların yıllarca bekletilmesinin ve bilinen şüpheliler hakkındaki soruşturmaların sonuçlandırılmamasının cezasızlığı kalıcılaştırdığını vurguladı.

“Zaman, Adalet Hakkımızı Ortadan Kaldırmaz”

Keskin, Fethi Ildır’ın maruz bırakıldığı şiddet ve işkencenin insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek bu tür suçlarda zamanaşımının uygulanmasına karşı olduklarını söyledi.

“Zaman, suçu ortadan kaldırmaz. Zaman, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zaman, adalet hakkımızı ortadan kaldırmaz” diyen Keskin, Fethi Ildır dosyasında hakikatin ortaya çıkarılması, sorumluların belirlenmesi ve yargılanması yönündeki yükümlülüğün sürdüğünü ifade etti.

1119 haftadır devam eden Cumartesi Anneleri/İnsanları buluşmaları, Türkiye’nin geçmişteki zorla kaybetme vakalarıyla yüzleşme sorununu da canlı tutuyor. Galatasaray Meydanı’nda taşınan her fotoğraf ve bırakılan her karanfil, yalnızca kaybedilen bir insanı değil, yıllardır tamamlanmayan bir adalet arayışını temsil ediyor.

Eren Keskin’in sözleriyle buluşma şu mesajla sona erdi: “Kaç yıl geçerse geçsin Fethi Ildır için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”