Kocaeli’de boşandığı eşini sokak ortasında 15 kez bıçaklayarak ağır yaralayan sanığın tahliye edilmesi, kadınlara yönelik erkek şiddeti davalarında yargının yaklaşımını yeniden tartışmaya açtı. Vücudunda çok sayıda bıçak yarası ve kemik kırığı oluşan kadına yönelik saldırının ardından verilen tahliye kararı, kadın örgütlerinin uzun süredir dile getirdiği “cezasızlık” ve “koruma mekanizmalarının yetersizliği” eleştirilerini bir kez daha gündeme taşıdı.
Sokak Ortasında İşlenen Bir Kadın Cinayeti Girişimi
Olay, 1 Şubat 2025 tarihinde Kocaeli’nin Şirinköy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, boşanmalarının üzerinden henüz bir hafta geçmiş olan Tuba Y., eski eşi Tuncay H. tarafından sokak ortasında defalarca bıçaklandı. Hazırlanan iddianamede, saldırı sonucunda kadının vücudunda 15 ayrı bıçak yarası oluştuğu ve kemik kırıkları meydana geldiği belirtildi.
Saldırıya tanıklık eden mahalle sakinleri saldırganı etkisiz hale getirmeye çalışırken, ağır yaralanmasına rağmen kadının kalabalığı durdurmaya çalıştığı ve çocuklarının babası olduğunu söyleyerek linç girişimini engellemeye çalıştığı kaydedildi. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alınan saldırgan daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Mahkeme Tahliye Kararı Verdi
“Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla yargılanan sanığın davasında görülen dördüncü duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliye kararı verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve mağdurun evine ve iş yerine 500 metreden fazla yaklaşmama tedbiri uygulanmasına hükmedildi.
Karar, özellikle kadına yönelik şiddet davalarında tutukluluğun kaldırılması ve koruma tedbirlerinin yeterliliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, ölümcül sonuçlar doğurabilecek şiddet vakalarında mağdurun güvenliğinin esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Savunma Erkek Şiddetinin Tanıdık Gerekçelerini Yansıtıyor
Sanığın ilk duruşmadaki savunmasında kullandığı ifadeler, kadınlara yönelik şiddet davalarında sıkça karşılaşılan gerekçelendirme kalıplarını da gözler önüne serdi. Tartışma sırasında eski eşinin kendisine “Adam olsaydın” dediğini öne süren sanık, bu söz üzerine öfkelendiğini ve sonrasını hatırlamadığını iddia etti.
Türkiye’de kadın cinayetleri ve kadınlara yönelik ağır şiddet davalarının önemli bir bölümünde sanıkların benzer biçimde “tahrik”, “öfke kontrolünü kaybetme”, “anlık sinir” veya “hatırlamama” savunmalarına başvurduğu biliniyor. Kadın örgütleri ise bu tür savunmaların erkek şiddetini görünmez kılan ve bireysel bir öfke sorunu gibi sunan bir yaklaşım ürettiğini savunuyor.
Tartışılan Yalnızca Bir Tahliye Kararı Değil
Bu dosya, yalnızca bir saldırı davası olarak değil, Türkiye’de kadınların boşandıktan sonra da maruz kaldıkları şiddetin boyutlarını gösteren örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Resmî veriler ve kadın örgütlerinin raporları, kadınların en yüksek risk altında oldukları dönemlerden birinin ayrılık ve boşanma süreçleri olduğunu ortaya koyuyor.
Bu nedenle kamuoyunda asıl tartışılan konu yalnızca bir sanığın tahliye edilmesi değil; kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü olan yargı ve koruma mekanizmalarının ne ölçüde etkili olduğu sorusu. Ağır yaralanmayla sonuçlanan ve iddianamede öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilen bir saldırı sonrasında verilen tahliye kararı, kadınların adalete ve korunma mekanizmalarına duyduğu güven tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Kadınların Güvenliği Mi, Sanığın Özgürlüğü Mü?
Kadın hakları savunucularının yıllardır dile getirdiği temel eleştirilerden biri, şiddet vakalarında risk değerlendirmesinin yeterince yapılmaması ve koruma tedbirlerinin çoğu zaman saldırı gerçekleştikten sonra devreye girmesi. Bu nedenle benzer davalarda verilen tahliye kararları, yalnızca hukuki değil aynı zamanda toplumsal sonuçlar da doğuruyor.
Kocaeli’deki bu dava, Türkiye’de kadınlara yönelik erkek şiddetinin münferit olaylar olarak değil, yapısal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
TB / İHA
- EŞİK’e Göre Nafaka Kararıyla Hedefte Kadınların Ekonomik Güvencesi Var - 4 Haziran 2026
- 15 Bıçak Darbesine Tahliye: Korunamayan Kadınlar, Cezasızlık Gölgesindeki Adalet - 4 Haziran 2026
- BM Raporu İsrail Ve Rusya’yı Cinsel Şiddet Listesine Aldı - 31 Mayıs 2026














