back to top
Ana Sayfa Ekoloji Akbelen’de Yargı Freni: Danıştay’ın Kararı Şirket Odaklı Kamulaştırmaya Darbe Oldu

Akbelen’de Yargı Freni: Danıştay’ın Kararı Şirket Odaklı Kamulaştırmaya Darbe Oldu

Danıştay 6. Dairesi’nin Akbelen Ormanı çevresindeki acele kamulaştırma kararına ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararı, yalnızca hukuki bir sürecin sonucu değil; yıllardır maden projelerine karşı toprağını, zeytinliğini ve yaşam alanlarını savunan yurttaş direnişinin de önemli bir kazanımı olarak değerlendirildi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kararın “hukukun üstünlüğünü bir kez daha teyit ettiğini” vurgulayarak kamulaştırma uygulamalarının derhal durdurulması çağrısı yaptı.

Akbelen Mücadelesinde Kritik Yargı Kararı

Ahmet Aras, Akbelen Ormanı çevresinde yürütülen acele kamulaştırma işlemlerine ilişkin Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararını değerlendirdi. Aras, söz konusu kararın, “şirketlerin çıkarları doğrultusunda dayatılan kamulaştırma politikalarının hukuka aykırılığını açık biçimde ortaya koyduğunu” ifade etti.

Muğla’nın Milas ilçesinde yıllardır süren çevre mücadelesi, özellikle zeytinlik alanların, ormanların ve köy yaşamının madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altında olduğu gerekçesiyle kamuoyunun gündeminde yer alıyordu. Danıştay’ın kararı, bölgedeki yurttaşlar ve çevre örgütleri tarafından “hukuki bir eşik” olarak yorumlandı.

“Yaşam Alanları Şirket Çıkarlarına Teslim Edilemez”

Aras açıklamasında, Akbelen’de verilen mücadelenin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir hak arayışı olduğunu belirterek, “Toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıkan insanların vicdanlı direnişi karşısında hukukun üstünlüğünün teyit edilmesi son derece önemlidir” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yaşam alanlarını savunmayı kamusal bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Aras, zeytinliklerin ve köy yaşamının yok sayıldığı hiçbir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini söyledi. Açıklamada ayrıca, yürütmeyi durdurma kararının ardından acele kamulaştırma uygulamasının tamamen geri çekilmesi, yurttaşlara karşı açılan 649 el koyma davasının iptal edilmesi ve hukuksuz uygulamalar nedeniyle tutuklu bulunduğu belirtilen Esra Işık’ın serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Akbelen Davası Çevre Mücadelesinin Sembolüne Dönüştü

Akbelen’de yaşanan süreç, son yıllarda Türkiye’de çevre hareketleri ile enerji ve madencilik politikaları arasındaki gerilimin en görünür örneklerinden biri haline geldi. Bölge halkı ve çevre savunucuları, kamulaştırma kararlarının kamu yararı yerine özel şirketlerin ekonomik çıkarları doğrultusunda şekillendiğini savunurken; iktidar ve enerji şirketleri ise projelerin enerji arz güvenliği açısından gerekli olduğunu ileri sürüyor.

Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, yalnızca Akbelen özelinde değil; Türkiye’de doğa talanına karşı açılan davalar açısından da emsal niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kararın, çevre mücadelelerinde yargının rolü ve kamusal denetim tartışmalarını yeniden gündemin merkezine taşıması bekleniyor.