BirGün gazetesi, CHP’nin İstanbul’daki rozet takma törenine ücret karşılığında katılım sağlandığı yönündeki haberinin ardından gazeteyi hedef alan açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Gürsel Tekin ve Müslim Sarı hakkında hem manevi tazminat davası açtı hem de hakaret ve iftira suçlamalarıyla savcılığa başvurdu. Gazetenin talep ettiği 950 liralık tazminatın, haberde iddia edilen kişi başı ödeme tutarına denk gelmesi dikkat çekti.
Haber Sonrası Yargı Süreci Başlatıldı
BirGün gazetesi, 25 Temmuz’da yayımlanan ve CHP’nin İstanbul’daki rozet takma törenine bazı kişilerin organizasyon şirketleri aracılığıyla kişi başı 950 lira karşılığında götürüldüğünü öne süren haberinin ardından yaşanan tartışmayı yargıya taşıdı. Gazete, kendisini hedef alan açıklamalar nedeniyle eski CHP milletvekilleri Gürsel Tekin ve Müslim Sarı hakkında ayrı ayrı 950 liralık manevi tazminat davası açarken, hakaret ve iftira iddiasıyla savcılığa da suç duyurusunda bulundu.
Gazetenin avukatları, dava dilekçesinde ve suç duyurusunda, iki ismin açıklamalarının hem kurumsal itibarı hem de haberi hazırlayan muhabir Ebru Çelik’in mesleki saygınlığını hedef aldığını savundu. BirGün ise haberde yer alan bilgilerin somut belge ve tanıklıklara dayandığını, organizasyon şirketi yetkililerinin de iddiaları daha sonra doğruladığını öne sürdü.
Karşılıklı Suçlamalar Tartışmayı Derinleştirdi
Haberin yayımlanmasının ardından Gürsel Tekin, BirGün’ü “kirli medya” olarak nitelendirirken, kendilerine yönelik “FETÖvari bir tuzak” kurulduğunu iddia etti. Müslim Sarı ise gazeteyi “tetikçilik” yapmakla suçlayarak, söz konusu yayın anlayışının basın etiğiyle bağdaşmadığını ileri sürdü.
BirGün ise bu ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve doğrudan hakaret ile iftira niteliği taşıdığını savunarak hukuki süreç başlattı. Gazetenin talep ettiği 950 liralık sembolik tazminatın, haberde iddia edilen kişi başına ödenen ücretle aynı miktarda olması da davanın dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.
Basın Özgürlüğü Ve Siyasi Tartışmalar Yargı Zemininde
Dava, yalnızca taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın ötesinde, siyaset-medya ilişkileri ve basın özgürlüğü tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle açılan davalar ile medya kuruluşlarının kişilik haklarını korumaya yönelik hukuki girişimleri, son yıllarda kamuoyunda sıkça tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.
Öte yandan, haberde yer alan iddialar ile Gürsel Tekin ve Müslim Sarı’nın açıklamaları hakkında yargı makamlarınca verilmiş kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Tarafların iddia ve savunmaları, devam edecek adli süreç kapsamında değerlendirilecek.












