back to top
Ana Sayfa Haberler Alevi Kurumlarından CHP Baskınına Sert Tepki: “Polis Zoruyla Siyaset Dizayn Edilemez”

Alevi Kurumlarından CHP Baskınına Sert Tepki: “Polis Zoruyla Siyaset Dizayn Edilemez”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesini “hukuk dışı bir siyasi operasyon” olarak tanımladı. Açıklamada, devletin kolluk gücünün muhalefeti bastırmak için kullanıldığı vurgulanırken, yaşananların yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyasetin tamamına yönelik bir gözdağı olduğu ifade edildi.

Muhalefete Yönelik Müdahale Tartışması Derinleşiyor

CHP Genel Merkezi’nde sabah saatlerinde yaşanan polis müdahalesi ve bina içerisindeki tahliye görüntüleri, yalnızca siyasi partilerden değil, toplumsal muhalefetin farklı kesimlerinden de sert tepkiler almaya devam ediyor. Son olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), yaptığı yazılı açıklamayla müdahaleyi “faşizan kuşatma” olarak nitelendirdi.

Dernek açıklamasında, kolluk kuvvetlerinin siyasi bir kriz içerisinde doğrudan taraf haline getirildiği savunularak, “devlet gücünün halk iradesine karşı sopa olarak kullanıldığı” ifade edildi. Açıklama, özellikle CHP Genel Merkezi’ne yönelik zor kullanımı üzerinden Türkiye’de muhalefet alanının giderek daha sert yöntemlerle baskı altına alındığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

PSAKD’nin açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri de, yaşananların yalnızca bir parti içi mesele olarak görülmemesi gerektiği yönündeki vurgu oldu. Dernek, demokratik siyasete yönelik müdahalelerin; gazetecilerden sendikalara, çevre hareketlerinden öğrencilere kadar geniş bir toplumsal kesimi hedef alan daha büyük bir baskı rejiminin parçası olduğunu savundu.

“Siyasi Krizler Polis Gücüyle Çözülemez”

Açıklamada, CHP Genel Merkezi’ne yapılan müdahalenin siyasi meşruiyet krizinin güvenlikçi yöntemlerle aşılmaya çalışıldığının göstergesi olduğu ifade edildi. PSAKD, “hukuksuzluğun kanıksatılmak istendiğini” belirterek, siyasal alanın polis müdahaleleriyle yeniden şekillendirilmesine tepki gösterdi.

Dernek ayrıca, Türkiye’de ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk, kadın cinayetleri, çevre talanı ve toplumsal kutuplaşmanın üzerinin baskı politikalarıyla örtülmeye çalışıldığını ileri sürdü. Açıklamada, iktidarın toplumsal öfkeyi bastırmak amacıyla güvenlikçi yöntemleri daha görünür biçimde devreye soktuğu değerlendirmesi yapıldı.

PSAKD’nin değerlendirmesinde, CHP Genel Merkezi’ne yönelik müdahalenin, Türkiye’de son yıllarda giderek yoğunlaşan “yargı ve kolluk eliyle siyaset dizaynı” tartışmalarının yeni halkası olduğu ima edildi. Bu yönüyle açıklama, yalnızca güncel bir tepki değil; devlet-toplum ilişkilerine dair daha geniş bir siyasal eleştiri niteliği taşıdı.

Gezi Ve Madımak Vurgusu

Dernek açıklamasında, Gezi Parkı protestoları ve Sivas Katliamı üzerinden hafıza siyasetine de dikkat çekildi. PSAKD, Gezi protestolarında yaşamını yitiren gençlerin ve Madımak Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin unutulmayacağını belirterek, mevcut siyasal iklim ile geçmişteki cezasızlık politikaları arasında bağ kurdu.

Açıklamada özellikle Madımak davasındaki zaman aşımı kararına gönderme yapılması, Türkiye’de adalet mekanizmasının siyasal karakterine ilişkin eleştirilerin yalnızca güncel olaylarla sınırlı olmadığını gösterdi. PSAKD, cezasızlık kültürünün bugün yaşanan müdahalelerle birlikte yeniden üretildiğini savundu.

Toplumsal Muhalefette Ortak Kaygı

CHP Genel Merkezi’ne yönelik müdahalenin ardından yalnızca siyasi partiler değil; barolar, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve Alevi kurumları da sürece dair art arda açıklamalar yapıyor. Bu tablo, yaşananların yalnızca kurumsal bir parti krizi değil, Türkiye’de demokratik siyasetin geleceğine ilişkin daha geniş bir endişe alanı yarattığını ortaya koyuyor.

Muhalefet çevrelerinde giderek güçlenen değerlendirme ise şu noktada birleşiyor: Siyasi rekabetin seçim ve toplumsal meşruiyet zemininden çıkarılarak yargı ve güvenlik bürokrasisi üzerinden yürütülmesi, Türkiye’de demokratik rejimin niteliğine dair tartışmaları daha da derinleştiriyor.