back to top
Ana Sayfa Haberler Aziz İhsan Aktaş Davasında Kısmi Tahliye Kararı, Tutukluluk Tartışmalarını Yeniden Gündeme Taşıdı

Aziz İhsan Aktaş Davasında Kısmi Tahliye Kararı, Tutukluluk Tartışmalarını Yeniden Gündeme Taşıdı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Aziz İhsan Aktaş davasında yaptığı tutukluluk incelemesinde Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger’in adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verirken, aralarında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu beş sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Karar, uzun tutukluluk, ölçülülük ilkesi ve yargılama sürecine ilişkin hukuki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Mahkemeden Ölçülülük Gerekçesiyle İki Sanığa Tahliye

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda Aziz İhsan Aktaş davası olarak bilinen dosyada gerçekleştirdiği tutukluluk incelemesini tamamladı. Mahkeme, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger’in, başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü olmamaları koşuluyla tahliye edilmelerine karar verdi.

Ara kararda, iki sanığın tutuklu bulundukları sürenin uzamış olması, yargılama sürecindeki gecikmelerin mahkemeden kaynaklanmaması ve dosyaya sunulan sağlık durumlarına ilişkin dilekçelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. Mahkeme, mevcut aşamada tutukluluğun ölçülülük ilkesini aşabileceği kanaatine vararak tahliye kararı verdi.

Tahliye edilen Çaykara ve Zenger hakkında ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-a maddesi kapsamında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi.

Beş Sanığın Tutukluluğu Devam Edecek

Mahkeme, aynı dosyada yargılanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile Celal Tekin, Ceyhan Kayhan ve Erhan Daka yönünden ise tutukluluk halinin sürdürülmesine karar verdi.

Kararın gerekçesinde; dosyada bulunan mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesini desteklediği değerlendirilen tanık beyanları, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadeler, iletişimin tespitine ilişkin tape kayıtları, bilirkişi raporları, MASAK incelemeleri ve HTS kayıtları birlikte değerlendirildi. Mahkeme, bu aşamada tutukluluk tedbirinin devamının gerekli olduğu sonucuna ulaştı.

Uzun Tutukluluk Ve Ölçülülük İlkesi Yeniden Tartışılıyor

Karar, ceza yargılamalarında tutukluluğun istisnai bir koruma tedbiri olması gerektiğine ilişkin hukuk çevrelerinde uzun süredir devam eden tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almaya yönelik geçici bir tedbir olduğu vurgulanıyor.

Bu nedenle mahkemelerin belirli aralıklarla yaptığı tutukluluk incelemelerinde, delil durumu kadar yargılamanın ilerleme düzeyi, kaçma ve delilleri karartma ihtimali ile tutukluluğun ölçülülüğü de değerlendirme konusu oluyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iki sanık yönünden verdiği tahliye kararı da bu çerçevede “ölçülülük” değerlendirmesine dayandırıldı.

İtiraz Süreci Başlayacak

Mahkemenin 6 Ağustos 2026 tarihli ara kararına karşı tarafların iki hafta içinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz etme hakkı bulunuyor. İtiraz sürecinin ardından üst mahkemenin vereceği karar, dosyadaki tutukluluk tedbirlerinin devamı ya da değiştirilmesi açısından belirleyici olacak.

Önümüzdeki süreçte davanın esasına ilişkin yargılamanın nasıl ilerleyeceği ve ara kararların üst mahkemeler tarafından nasıl değerlendirileceği, kamuoyunun yakından takip ettiği dosyanın seyrini belirleyecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor.