back to top
Ana Sayfa Haberler Karşıyaka’da Emek Örgütlerinden Barış Çağrısı: “Savaş Değil, Demokratik Gelecek”

Karşıyaka’da Emek Örgütlerinden Barış Çağrısı: “Savaş Değil, Demokratik Gelecek”

İzmir’de Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu ile çeşitli emek örgütleri, “Barış İçin Buluşuyoruz” sloganıyla sokağa çıkarak savaş politikalarına karşı barış, demokrasi ve eşitlik çağrısı yaptı; açıklamada Kürt sorununun demokratik çözümü ve çatışmasızlıktan kalıcı barışa geçilmesi istendi.

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu ile çeşitli emek ve gençlik örgütleri, “Barış İçin Buluşuyoruz” sloganıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Karşıyaka İZBAN önünde bir araya gelen kitle, Karşıyaka İskelesi’ne kadar yürüdü. Eylemde “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır” pankartı açılırken, “Bijî Aşitî”, “Kobanê halkı yalnız değildir” ve “Bijî wekhevîya gelan” sloganları atıldı.

Eyleme DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un yanı sıra çok sayıda gençlik ve emek örgütü katıldı. Basın açıklamasını Eğitim-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli okudu. Danyeli, Gazze’den Ukrayna’ya, Ortadoğu’dan dünyanın farklı bölgelerine kadar savaşların milyonlarca insanı etkilediğini belirterek, savaşların yalnızca ölüm ve yıkım yaratmadığını, toplumsal kaynakların kullanım biçimini de doğrudan değiştirdiğini söyledi.

Savaşın Faturası Emekçiye Çıkıyor

Danyeli, savaş politikalarının arkasında halkların çıkarlarından çok paylaşım mücadeleleri, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerindeki rekabet ile silah tekellerinin ve uluslararası sermayenin çıkarlarının bulunduğunu savundu. Silahlanmaya ayrılan kaynakların eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve kamusal hizmetlerden eksildiğini belirten Danyeli, savaş ekonomisinin maliyetinin vergiler, düşük ücretler, işsizlik, yoksulluk ve kemer sıkma politikaları üzerinden emekçilere yüklendiğini ifade etti.

Türkiye’de ise yıllardır çözümsüz bırakılan Kürt sorunu ve çatışmacı politikaların ağır insani, toplumsal, siyasal, ekonomik ve ekolojik sonuçlar yarattığını söyleyen Danyeli, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, insanların yerlerinden edildiğini ve doğal yaşam alanlarının tahrip edildiğini belirtti. Açıklamada, güvenlikçi politikalara aktarılan kamu kaynaklarının yerine eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve insanca yaşam koşullarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Kalıcı Barış Eşit Yurttaşlıktan Geçer

Açıklamanın önemli başlıklarından birini Türkiye’deki barış süreci oluşturdu. Danyeli, çatışmasızlığın kalıcı barış için tek başına yeterli olmadığını belirterek, kalıcı bir çözümün demokratikleşme, adalet, eşit yurttaşlık ve halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesinden geçtiğini söyledi.

Danyeli, bir ülkede barış süreci başlamışsa tarafların alınan kararlara uyması, birbirini tanıması ve sürecin güvenli biçimde ilerlemesini sağlayacak koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini vurgulayan Danyeli, barışın aynı zamanda hukukun, özgürlüklerin, emeğin ve sosyal adaletin güvence altına alınması olduğunu belirtti.

Kobanê Halkına Yönelik Saldırılara Tepki

Açıklamada Suriye’de yaşanan gelişmeler ve Kobanê’deki gerilim de gündeme getirildi. Danyeli, Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında insanların yaşamını yitirmesinin ardından bölgede gerilimin yükseldiğini belirterek, demokratik tepkilerini ortaya koymak amacıyla sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırıların gerçekleştiğini söyledi.

Danyeli, yaşanan olayların tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılarak yargılanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Kobanê halkına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğu savunularak, barış sürecinin yeni gerilimlerle kesintiye uğramaması çağrısı yapıldı.

“Yeni Çatışmalar Değil, Eşitlikçi Bir Gelecek”

Karşıyaka’daki açıklamanın temel mesajı, savaş ve güvenlik politikalarının toplumsal maliyetinin yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı olmadığı yönünde oldu. Emek örgütleri, silahlanmaya ayrılan kaynakların kamu hizmetlerine aktarılması ve savaş ekonomisinin yarattığı yükün emekçilerin üzerine bırakılmaması gerektiğini savundu.

Danyeli, Türkiye’de barışa giden sürecin daha fazla oyalanmadan sonuçlandırılması gerektiğini belirterek Kürt meselesinin bütün boyutlarıyla ele alınmasını ve eşitlik temelinde demokratik bir toplumun koşullarının oluşturulmasını istedi.

Karşıyaka’daki buluşma, emek ve demokrasi örgütlerinin barış talebini yalnızca çatışmaların sona ermesi üzerinden değil, demokrasi, hukuk, sosyal adalet ve emeğin korunması üzerinden de tanımladığını ortaya koydu.

TB / Mezopotamya Ajansı (MA), PİRHA, Bianet.