Aziz İhsan Aktaş hakkında yürütülen ve çok sayıda belediye görevlisinin yargılandığı davada savcılık mütalaası açıklandı. İstanbul Silivri’de görülen duruşmada savcı, Beşiktaş Belediyesi’nde görev yapan üç sanığın tahliyesini talep ederken, diğer tutuklular için ise “kuvvetli suç şüphesi” gerekçesiyle tutukluluğun devamını istedi.
Silivri’de Kritik Mütalaa
Beşiktaş Belediyesi çalışanlarının da aralarında bulunduğu geniş kapsamlı dosyada, üçüncü duruşma Silivri’de görüldü. Toplamda 200 sanığın yargılandığı ve 16 kişinin tutuklu bulunduğu davada savcılık, tutukluluk durumuna ilişkin görüşünü mahkemeye sundu.
Savcı, dosya kapsamında Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Destek Hizmetleri personeli Gülşah Ocak ve Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi’nin tahliye edilmesini talep etti. Bu talep, dosyada yer alan bazı sanıklar açısından yargılamanın seyrinde kısmi bir yumuşama sinyali olarak değerlendirildi.
Tutuklular İçin Çelişkili Değerlendirme
Savcılık mütalaasında, savunması alınamayan sanıklardan Mehmet Sağır hakkında ise ifadesinin alınması için yakalama kararı çıkarılması istendi. Bu durum, dosyada hem tutuklama hem de usule ilişkin farklı uygulamaların eş zamanlı yürütüldüğünü gösterdi.
Öte yandan savunmaları tamamlanan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunan sanıkların taleplerinin kabul edilmesi yönünde görüş bildirildi. Bu yaklaşım, dosyada bireysel durumlara göre farklı hukuki değerlendirmelerin öne çıktığını ortaya koydu.
Diğer Sanıklar İçin Tutukluluk Devamı
Savcılık, dosyada yer alan diğer tutuklu sanıklar için ise daha ağır bir değerlendirme yaptı. Mevcut delil durumu ve “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle bu kişilerin tutukluluk hallerinin devam etmesi gerektiği yönünde görüş bildirildi.
Bu tablo, davada hem tahliye hem de tutukluluğun devamı yönünde farklı hukuki sonuçların aynı anda talep edildiği karmaşık bir yargı sürecine işaret ediyor. Özellikle geniş sanık sayısı ve kurumsal yapılar üzerinden yürüyen iddialar, dosyayı çok katmanlı bir yargılamaya dönüştürüyor.
Mağdur Katılımı Ve Usul Tartışmaları
Savcılık ayrıca mağdurların davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini istedi. Buna karşılık dosyada yer alan tanık dinlenmesi, dosyanın ayrılması (tefrik), mal varlığına ilişkin tedbirlerin kaldırılması ve dosyaların birleştirilmesi taleplerinin reddi yönünde görüş bildirdi.
Bu durum, davanın yalnızca suç isnatları üzerinden değil, aynı zamanda usul tartışmaları ve yargılamanın kapsamı üzerinden de şekillendiğini gösteriyor. Özellikle çok sayıda sanığın bulunduğu dosyalarda, yargılamanın yönetimi ve delil organizasyonu kritik bir rol oynuyor.
Yargılamanın Yükü Ve Siyasi Gölge Tartışması
Cumhuriyet Halk Partisi’li belediyelere uzanan yargı süreçleriyle birlikte değerlendirildiğinde, Aziz İhsan Aktaş davası yalnızca bireysel suçlamaların değil, yerel yönetimlere yönelik daha geniş bir adli sürecin parçası olarak da tartışılıyor.
Kısmi tahliye talepleri bir yandan dosyada bireysel ayrışmayı işaret ederken, diğer yandan tutukluluk halinin ne ölçüde “istisna” olduğu sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Yargılamanın ilerleyen aşamaları, bu çelişkili tabloyu daha da belirgin hale getirebilir.













