CHP’nin Karabük’teki bayramlaşma programında yaşanan gerilim, parti içindeki “mutlak butlan” tartışmasının tabanda giderek sertleştiğini ortaya koydu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin Genel Başkan Özgür Özel’e açık destek veren sözleri salonda alkışlarla karşılanırken, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın sessiz kalması partililerin tepkisini çekti. Yaşananlar, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın duran isimlerin örgüt ve taban baskısıyla daha sık karşı karşıya kalacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
CHP’nin Karabük’te düzenlediği bayramlaşma programı, parti içi gerilimin açık biçimde hissedildiği bir buluşmaya dönüştü. Program sırasında konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, son dönemde CHP’de tartışma yaratan “mutlak butlan” söylemlerine ve parti yönetimine yönelik müdahale girişimlerine karşı net tavır aldı.
Köse konuşmasında, “Genel başkanımız Özgür Özel’in arkasındayım. Hem Özgür Özel’e hem partimize mutlak butlan adı altında yapılanları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.
Salonda güçlü alkış alan bu açıklama, yalnızca bir destek mesajı olarak değil, CHP içinde süren meşruiyet tartışmasına karşı örgütsel bir pozisyon alış olarak yorumlandı.
Tepkinin Odağında Sessizlik Vardı
Programın en dikkat çeken anlarından biri ise CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın, Elif Köse’nin açıklamalarını alkışlamaması oldu.
Bu tavır, salondaki partililerin doğrudan tepkisine neden oldu. Bazı CHP’liler Akay’a seslenerek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde parti tabanına yönelik kullandığı ifadeleri hatırlattı ve daha açık bir tutum almasını istedi.
“Kılıçdaroğlu bize pislikler diyor, bizi arındıracakmış. Sen buna tepki gösteremiyorsun” sözleriyle yükselen itirazlar, CHP tabanında yaşanan kırılmanın yalnızca yönetim düzeyinde değil, duygusal ve siyasal aidiyet düzeyinde de derinleştiğini gösterdi.
Bazı partililerin doğrudan “Tarafını seç” diyerek tepki göstermesi ise, parti içinde artık “nötr kalma” alanının giderek daraldığı şeklinde yorumlandı.
Kılıçdaroğlu’na Yakın İsimler İçin Zor Dönem
Karabük’te yaşanan tablo, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın duran ya da bu süreçte net tutum almayan milletvekilleri açısından önümüzdeki dönemin daha sert geçeceğine işaret ediyor.
Özellikle Özgür Özel yönetiminin kurultay sonrası oluşan parti tabanı desteğini büyük ölçüde koruması, örgütlerin önemli bölümünün mevcut yönetime sahip çıkması ve “mutlak butlan” tartışmalarının parti tabanında meşruiyet sorunu yaratması, Kılıçdaroğlu çizgisine yakın isimlerin sahadaki hareket alanını daraltıyor.
Karabük’te ortaya çıkan tepki, bu gerilimin münferit olmadığını; il ve ilçe örgütlerinden belediye kadrolarına kadar uzanan geniş bir siyasi zeminde karşılık bulduğunu gösteriyor.
Parti İçinde Meşruiyet Mücadelesi Derinleşiyor
CHP’de yaşanan tartışma artık yalnızca hukuki ya da teknik bir kurultay tartışması olmaktan çıkmış durumda. Süreç giderek “partiyi kim temsil ediyor?”, “örgütün iradesi nerede duruyor?” ve “tabanın siyasal meşruiyet tercihi ne yönde şekilleniyor?” sorularına dönüşüyor.
Karabük’te yaşanan gerilim de tam olarak bu nedenle dikkat çekici görülüyor. Çünkü parti tabanı ilk kez yalnızca yöneticileri dinleyen değil, doğrudan pozisyon talep eden ve sessizliği dahi politik bir tercih olarak değerlendiren bir refleks gösteriyor.
Bu durum, önümüzdeki süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisinin de benzer tepkilerle daha sert biçimde karşılaşabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
CHP’de mücadele artık yalnızca genel merkez koridorlarında değil, salonlarda, örgütlerde ve doğrudan tabanın siyasallaşan tepkileri içinde şekilleniyor.











