back to top
Ana Sayfa Haberler Vize Başvurularında Ret Duvarı, Avrupa Kapısı Daralıyor

Vize Başvurularında Ret Duvarı, Avrupa Kapısı Daralıyor

Avrupa Komisyonu’nun 2025 Schengen vize istatistikleri, Türkiye vatandaşlarının Avrupa’ya erişiminde yaşanan krizin kalıcı hale geldiğini ortaya koydu. Başvurular 1,26 milyonu aşarken yaklaşık her 7 başvurudan biri reddedildi. Türkiye, Çin’in ardından en fazla başvuru yapan ikinci ülke olmayı sürdürürken, artan ret oranları ve uzayan prosedürler Avrupa’nın “serbest dolaşım” söylemi ile uygulamaları arasındaki çelişkiyi yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’den Schengen bölgesine yönelik vize başvurularındaki artış sürerken, ret oranlarının yüksek seviyesini koruması dikkat çekti. Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025 yılında Türkiye’den yapılan Schengen başvuruları bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 8 artarak 1 milyon 268 bin 376’ya yükseldi. Ancak bu artış, vizeye erişimde bir kolaylaşma yaratmadı.

2025 yılı boyunca 183 bin 196 başvuru reddedildi. Ret oranı yüzde 14,59 olarak kayıtlara geçti. Bir başka ifadeyle, Türkiye’den yapılan her 7 Schengen başvurusundan biri olumsuz sonuçlandı. Bu oran, 2024 yılındaki yüzde 14,54’lük seviyeye neredeyse eşit kaldı.

Ret Duvarı Kuzey Ve Orta Avrupa’da Yükseldi

Veriler, özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri ile bazı Orta Avrupa ülkelerinin Türk vatandaşlarına yönelik daha sert bir vize politikası izlediğini ortaya koydu.

2025 yılında en yüksek ret oranını yüzde 34,8 ile Malta uyguladı. Malta’yı yüzde 29,3 ile Polonya, yüzde 26,5 ile İsveç, yüzde 24,7 ile Norveç ve yüzde 21,2 ile Finlandiya izledi. Almanya’da ret oranı yüzde 21,1 olurken, Danimarka’da bu oran yüzde 19,2 seviyesinde gerçekleşti.

Bu tablo, Schengen bölgesi içinde dahi Türkiye vatandaşlarına yönelik yaklaşımın homojen olmadığını gösterirken, özellikle ekonomik göç, iltica ve siyasi ilişkiler ekseninde şekillenen güvenlikçi politikaların vize süreçlerine doğrudan yansıdığı yorumlarını güçlendirdi.

Yunanistan Türkiye’nin Avrupa Çıkışı Oldu

2025 yılında Türk vatandaşlarının en fazla başvuru yaptığı ülke yine Yunanistan oldu. Türkiye’deki Yunanistan temsilciliklerine yapılan 310 bin 920 başvurunun 276 bin 959’u olumlu sonuçlandı. Ret oranı ise yüzde 10,7 seviyesinde kaldı.

Yunanistan’ı Almanya, Fransa ve Hollanda takip etti.

Özellikle kısa süreli turistik ve ticari seyahatlerde Yunanistan’ın Türkiye vatandaşları açısından “en erişilebilir Schengen kapısı” haline gelmesi dikkat çekti. Uzmanlar, coğrafi yakınlık, yoğun turizm ilişkisi ve adalar programının bu tabloda etkili olduğunu değerlendiriyor.

Çok Girişli Vizelerde Artış Yaşandı

Schengen verileri, ret oranları yüksek seyretse de çok girişli vize sayısında artış yaşandığını gösterdi.

2024 yılında Türk vatandaşlarına verilen çok girişli vize sayısı 645 bin 583 iken, 2025 yılında bu sayı 736 bin 556’ya yükseldi. Böylece verilen vizelerin yaklaşık yüzde 69’unu çok girişli vizeler oluşturdu.

Ancak uzmanlara göre bu artış, vize krizinin hafiflediği anlamına gelmiyor. Özellikle ilk kez başvuru yapanlar, öğrenciler, genç profesyoneller ve düzensiz gelir grubundaki yurttaşlar için Schengen sürecinin hâlâ ciddi bir ekonomik ve bürokratik bariyer oluşturduğu belirtiliyor.

Avrupa’nın Çifte Standardı Tartışılıyor

Türkiye’nin Schengen bölgesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke konumunu koruması, Avrupa ile Türkiye arasındaki toplumsal ve ekonomik bağların sürdüğünü gösteriyor. Buna karşın ret oranlarının düşmemesi, uzun randevu süreleri, artan belge talepleri ve yüksek başvuru maliyetleri, Avrupa Birliği’nin Türkiye vatandaşlarına yönelik yaklaşımını yeniden tartışma konusu haline getirdi.

Uzun yıllardır “serbest dolaşım”, “Avrupa değerleri” ve “entegrasyon” söylemini öne çıkaran Avrupa’nın, konu Türkiye vatandaşlarına geldiğinde güvenlikçi ve dışlayıcı bir çizgiye yönelmesi eleştiriliyor.

Özellikle gençler, akademisyenler, sanatçılar ve iş insanları açısından vize süreçlerinin giderek bir diplomatik baskı aracına dönüştüğü yönündeki değerlendirmeler de güç kazanıyor.