Özgür Özel, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından yaptığı sert açıklamada, yaşanan süreci yalnızca bir parti içi kriz değil, Türkiye’de demokratik siyasetin doğrudan hedef alınması olarak tanımladı. Beş saat süren MYK toplantısının ardından konuşan Özel, iktidarın CHP’deki değişimi ve seçim başarısını yargı eliyle durdurmaya çalıştığını savunarak, “Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gündeyiz” dedi.
“Kurultayda Kazanan Delegelerin Vicdanıydı”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde kameraların karşısına geçen Özgür Özel, konuşmasının önemli bölümünü 2023 seçim yenilgisi sonrasında CHP içinde başlayan değişim sürecine ayırdı.
Özel, Mayıs 2023 seçimlerinden sonra toplumda büyük bir moral kırılması yaşandığını, CHP’nin ise bu tablo karşısında “değişim” talebini görmezden gelemediğini söyledi. Parti tabanındaki umutsuzluğun derinleştiğini belirten Özel; emeklilerden gençlere kadar geniş toplumsal kesimlerin siyasetten uzaklaştığını, CHP’nin bu kopuşu tersine çevirmek için öz eleştiri vermek zorunda kaldığını ifade etti.
Kurultay sürecinde mevcut delege yapısıyla aday olamayacaklarının söylendiğini hatırlatan Özel, buna rağmen Türkiye’yi dolaşarak delegelerle değil, toplumun değişim talebiyle temas kurduklarını belirtti.
Özel’in anlatımında kurultay delegesi yalnızca parti içi teknik bir aktör değil; “sokağın sesini taşıyan vicdani bir özne” olarak tarif edildi. Bu vurgu, konuşmanın en dikkat çekici siyasal çerçevelerinden biri oldu.
“Asıl Rahatsızlık CHP’nin İktidarı Yenebilmesi”
Özel’e göre CHP’ye yönelik yargı müdahalesinin temel nedeni, partinin uzun yıllar sonra yeniden seçim kazanabilen bir siyasal merkeze dönüşmesi.
2024 yerel seçimlerini hatırlatan CHP lideri, partisinin nüfusun yüzde 65’ini ve ekonominin yüzde 84’ünü yöneten belediyeleri kazanmasının mevcut siyasal düzen açısından ciddi bir kırılma yarattığını söyledi.
Özel, “Bizim suçumuz AK Parti’yi ilk kez yenmek” sözleriyle, kurultaya yönelik müdahaleyi doğrudan seçim başarısıyla ilişkilendirdi.
İktidarın CHP’deki dönüşümü yalnızca parti içi bir mesele olarak görmediğini savunan Özel, bu sürecin Türkiye’de “icazetsiz siyaset” ihtimalini ortaya çıkardığını ifade etti.
CHP liderine göre asıl kriz, Türkiye’nin kurucu partisinin devlet içi güç odaklarından onay almadan değişebilmesi ve seçimle güç kazanabilmesi oldu.
“Mutlak Butlan Kararı Siyasal Alanı Yeniden Dizayn Girişimidir”
Özel’in açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur ise, yargı kararını yalnızca hukuki değil, doğrudan siyasal bir müdahale olarak tanımlamasıydı.
“Saray rejimi”, “kara düzen” ve “müesses nizam” ifadelerini sık sık kullanan Özel, CHP’ye yönelik sürecin demokratik rekabeti tasfiye etmeye dönük olduğunu savundu.
Kurultayın iptal edilmesiyle birlikte yalnızca bir parti yönetiminin değil, seçimle oluşmuş siyasal iradenin hedef alındığını ileri süren Özel, bunun Türkiye’de siyasal partiler rejimi açısından tehlikeli bir eşik olduğunu söyledi.
Özel’in açıklamalarında sık sık “delegenin iradesi”, “sokağın sesi” ve “halkın umudu” vurgularına başvurması ise, CHP yönetiminin önümüzdeki süreçte meşruiyet tartışmasını hukuki zeminden çok toplumsal ve siyasal meşruiyet üzerinden yürütmeye hazırlandığı şeklinde yorumlandı.
“Bu Mücadele Yalnızca CHP’nin Mücadelesi Değil”
Konuşmasının son bölümünde toplumsal kesimlere doğrudan seslenen Özel, CHP’nin emeklilerin, asgari ücretlilerin, gençlerin ve yoksullaşan toplum kesimlerinin umudu haline geldiğini savundu.
İktidarın asıl rahatsızlığının da bu toplumsal karşılık olduğunu belirten CHP lideri, hedef alınan yapının yalnızca parti yönetimi değil, seçim kazanabileceğine inanan yeni siyasal kadrolar olduğunu ifade etti.
Özel’in konuşması, CHP’nin bundan sonraki süreçte yargı kararına karşı yalnızca hukuki savunma değil; geniş toplumsal mobilizasyon ve demokratik meşruiyet eksenli bir siyasal mücadele hattı kuracağının işaretleri olarak değerlendiriliyor.
Mutlak butlan kararı sonrası oluşan tablo, Türkiye’de yargı-siyaset ilişkisi, seçim meşruiyeti ve muhalefetin kurumsal varlığına ilişkin tartışmaları daha da derinleştirmiş durumda.










