back to top
Ana Sayfa Haberler Rüşveti Verdiği İddia Edilenler Reddediyor, Savcı Tahliye İstiyor: Hakan Bahçetepe Hâlâ Cezaevinde

Rüşveti Verdiği İddia Edilenler Reddediyor, Savcı Tahliye İstiyor: Hakan Bahçetepe Hâlâ Cezaevinde

CHP’li Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin yaklaşık 17 aydır süren tutukluluğu, 27 Ekim’de görülen duruşmada da sona ermedi. Aziz İhsan Aktaş’ın rüşvet iddiasında adı geçen sanıkların suçlamaları reddetmesine ve savcının Bahçetepe’nin tahliyesini istemesine rağmen mahkeme, “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutukluluğun devamına karar verdi. Savcılık iki ayrı suçlamadan beraat isterken rüşvet iddiasından ceza talebini sürdürdü. Dava, tutuklamanın bir koruma tedbiri olmaktan çıkıp hüküm verilmeden uygulanan cezaya dönüşüp dönüşmediği sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Aziz İhsan Aktaş soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında, seçilmiş Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutukluluğu devam ediyor. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 27 Ekim’deki duruşmada savcılığın tahliye yönündeki talebini kabul etmedi ve davayı 6 Kasım’a erteledi. Böylece Bahçetepe, hakkındaki suçlamalar henüz hükme bağlanmamış olmasına rağmen yaklaşık 17 aydır bulunduğu cezaevinde kalmaya devam edecek.

Davanın merkezinde, iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın Gaziosmanpaşa Belediyesi’ndeki bir kazı izni karşılığında 300 bin dolar rüşvet verildiği yönündeki iddiası bulunuyor. Aktaş, paranın Gürkan Dölekli tarafından Özer Ayık aracılığıyla Bahçetepe’ye ulaştırıldığını ileri sürdü. Ancak gazeteci Ali Deniz Çakır’ın 27 Ekim’de dikkat çektiği üzere, rüşveti verdiği ve aracılık ettiği iddia edilen kişiler bu suçlamaları kabul etmiyor.

Bahçetepe de Aktaş’ı tanımadığını, söz konusu kazı izninin belediye meclisi ve ilgili komisyonların oy birliğiyle alınan kararına dayandığını belirterek suçlamaları reddediyor. Birbirini doğrulamayan bu anlatımların hangi maddi delillerle desteklendiği, yargılamanın temel tartışmalarından birini oluşturuyor.

Savcı İki Suçlamadan Beraat, Bir Suçlamadan Ceza İstedi

Cumhuriyet savcısı, 20 Ekim’de sunduğu esas hakkındaki mütalaada Bahçetepe’nin rüşvet alma suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Buna karşılık haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamalarından yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat talep etti. Bahçetepe’nin eşi Gözde Bahçetepe ile kayınpederi Aziz Lal hakkında da aklama suçlamasından beraat istendi.

Savcılık, rüşvet suçlamasını sürdürmesine rağmen Bahçetepe’nin tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak hükümle birlikte tahliye edilmesini de talep etti. Dolayısıyla savcının tutumu, rüşvet suçlamasından vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Ancak tutukluluğun sürdürülmesi konusundaki değerlendirmesiyle mahkemenin 27 Ekim’de verdiği karar arasında önemli bir farklılık bulunuyor.

Davanın dikkat çeken bir başka yönü de Aziz İhsan Aktaş’ın konumu. Savcılık, Aktaş’ın iki ayrı rüşvet verme eylemi nedeniyle cezalandırılmasını isterken etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak hakkında ceza verilmemesini talep etti. Böylece rüşvet verildiğini ileri süren Aktaş’ın ceza almaması, rüşveti aldığı suçlamasını reddeden Bahçetepe’nin ise tutuklu yargılanmaya devam etmesi olasılığı ortaya çıktı.

“Hakkımda Tek Bir Mağdur İfadesi Yok”

27 Ekim’deki duruşmada söz alan Bahçetepe, yaklaşık 17 aydır cezaevinde bulunduğunu hatırlatarak dosyada kendisi hakkında MASAK raporu veya doğrudan mağdur ifadesi bulunmadığını savundu. Eşi ve kayınpederiyle birlikte beraatini isteyen Bahçetepe, tahliye talebini yineledi.

Mahkeme ise kaçma şüphesini gerekçe göstererek tutukluluğun devamına karar verdi. Ancak kamuoyuna yansıyan duruşma haberlerinde, Bahçetepe’nin hangi somut davranışının veya olgunun bu şüpheyi desteklediğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama yer almadı.

Tutuklama, ceza yargılamasında suçun karşılığı olarak uygulanan bir yaptırım değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almayı amaçlayan istisnai bir tedbir. Bu nedenle yalnızca suçlamanın ağırlığı değil, tutukluluğun neden gerekli olduğu ve adli kontrol gibi daha hafif önlemlerin neden yeterli görülmediği de somut gerekçelerle açıklanmak zorunda.

Seçilmiş Belediye Başkanı, Karar Verilmeden 17 Aydır Cezaevinde

Bahçetepe’nin tutukluluğu yalnızca bireysel özgürlük bakımından değil, seçilmiş yerel yönetimlerin geleceği açısından da önem taşıyor. Gaziosmanpaşa halkının oylarıyla göreve gelen belediye başkanı, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığı halde uzun süredir görevinden uzak ve cezaevinde tutuluyor.

Bir belediye başkanının yolsuzluk iddiaları nedeniyle soruşturulması ve yargılanması hukuk devletinin olağan işleyişinin parçasıdır. Ancak aynı hukuk devleti, suçlamaların kanıtlanmasını, masumiyet karinesinin korunmasını ve tutukluluğun cezaya dönüşmemesini de gerektirir. Suçlamayı dile getiren kişinin beyanı, diğer sanıkların inkârı, savcılığın mütalaası ve mahkemenin tutukluluk kararı arasındaki farklılıkların açık biçimde değerlendirilmesi bu nedenle önem taşıyor.

Hakan Bahçetepe davasında artık yalnızca rüşvet iddiasının doğruluğu değil, tutukluluğun neden sürdürüldüğü de yanıt bekliyor. Savcı tahliye isterken, suçlamada adı geçen kişiler iddiaları reddederken ve iki ayrı suçtan beraat talep edilmişken, yaklaşık 17 aydır cezaevinde bulunan seçilmiş bir belediye başkanının hangi somut kaçma riski nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakıldığı açıklığa kavuşturulmalı. Çünkü adalet, yalnızca sonunda verilecek hükümle değil, o hükme ulaşılıncaya kadar insanlara nasıl davranıldığıyla da ölçülür.


  • NHA / Medyascope, Furkan Karabay, T24, Demirören Haber Ajansı, Sözcü, Odatv, Ali Deniz Çakır’ın 27 Ekim 2026 tarihli açıklaması