back to top
Ana Sayfa Haberler Tapular Sorulmadan 750 Bin Liralık Karar: Tuzun Koktuğu Yer

Tapular Sorulmadan 750 Bin Liralık Karar: Tuzun Koktuğu Yer

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin 16 taşınmaz iddiasını gündeme getiren YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla 750 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi. Mahkeme, Özel’in açtığı 1 milyon 100 bin liralık karşı davayı da reddetti. Ancak kararın ardından ortaya çıkan asıl tartışma, tazminatın miktarından çok, davanın merkezindeki tapu kayıtlarının mahkemeye getirtilmesi talebinin reddedilmesi oldu. Özel, kayıtların incelenmesine Gürlek’in avukatlarının karşı çıktığını açıklayarak kararı üst mahkemelere taşıyacağını duyurdu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin iddialarla başlayan tartışma, 20 Ekim’de İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde verilen kararla yeni bir boyut kazandı. Mahkeme, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Gürlek’e 750 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmederken, davanın merkezindeki 16 taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebi kabul etmedi. Böylece kamuoyuna açıklanan taşınmaz bilgilerinin doğruluğu üzerindeki tartışma sürerken, bu bilgileri gündeme getiren siyasetçi hakkında tazminat kararı verilmiş oldu.

Dava, Özel’in mart ayında Gürlek’in 16 taşınmazı bulunduğunu ileri sürerek bunlara ilişkin tapu kimlik numaralarını kamuoyuyla paylaşmasının ardından açılmıştı. Özel, söz konusu kayıtların devletin ilgili kurumlarında bulunduğunu belirterek iddialarının resmî belgeler üzerinden araştırılmasını istemişti. Gürlek ise 17 ve 24 Mart’taki açıklamaların gerçeğe aykırı olduğunu ve kişilik haklarını ihlal ettiğini savunarak 1 milyon liralık manevi tazminat davası açmıştı.

Özel de Gürlek’in kendisine yönelik açıklamaları nedeniyle 1 milyon 100 bin liralık karşı dava açtı. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ikinci duruşmada Gürlek’in davası kısmen kabul edildi, Özel’in karşı davası reddedildi. Mahkeme, 750 bin liralık tazminata 17 Mart 2026’dan itibaren yasal faiz işletilmesine de karar verdi.

Davanın Merkezindeki Belgeler Neden İstenmedi?

Kararın ardından partisinin grup toplantısında konuşan Özgür Özel, yargılamanın en önemli aşamasının tapu kayıtlarının incelenmesi olduğunu belirterek mahkemenin tutumuna tepki gösterdi. Özel, 16 taşınmaza ilişkin kimlik numaralarını tek tek açıkladığını, kayıtların doğruluğunun ilgili kamu kurumlarından kolaylıkla araştırılabileceğini söyledi.

Özel’in açıklamasına göre avukatları, dava konusu taşınmazların gerçekten Gürlek’e ait olup olmadığının belirlenmesi için tapu kayıtlarının mahkemeye getirtilmesini istedi. Gürlek’in avukatları ise hem ilk duruşmada hem de karar duruşmasında bu talebe karşı çıkarak dosyanın karara bağlanmasını talep etti.

Özel, duruşmada yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Ben var diyorum, sen de yalan atıyorsun diye dava açıyorsun. Sorulsun. Sorulmasın dediler.”

Özel’in avukatı Sedat Aslantaş da mahkemede, müvekkilinin iddialarının incelenmesine yönelik taleplerin reddedildiğini ve bu nedenle incelemenin eksik kaldığını savundu.

Burada tartışılan konu, yalnızca bir siyasetçinin başka bir siyasetçi veya kamu görevlisi hakkında ileri sürdüğü iddia değil. Adalet Bakanı’nın mal varlığına ilişkin somut kayıt numaraları üzerinden yürüyen bir davada, taraflardan birinin bu kayıtların getirtilmesini istemesine rağmen mahkemenin delil toplama talebini reddetmesi, kararın dayandığı incelemenin kapsamını da tartışmalı hâle getirdi.

Gürlek’in avukatları, müvekkillerinin kişilik haklarının ihlal edildiğini savunurken Özel’in avukatları, açıklamaların dayanağı olan kayıtların araştırılmasını istedi. Mahkeme ise tapuların getirtilmesine gerek görmeden manevi tazminata hükmetti. Böylece yargılamanın sonunda tazminat miktarı belirlenmiş olsa da kamuoyunun merak ettiği taşınmaz kayıtlarına ilişkin tartışma sona ermedi.

Mal Varlığı İddiaları Daha Önce de Yargıya Taşınmıştı

Özel’in Gürlek hakkındaki açıklamaları yalnızca 16 tapu kimlik numarasından oluşmuyordu. Daha önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusunda, Gürlek’in gelirleri, harcamaları ve taşınmaz edinimleriyle ilgili inceleme yapılması istenmişti. Başvuru, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmişti.

Suç duyurusu kapsamında bazı konut sözleşmelerinin noter onaylı örnekleri de sunulmuş, taşınmazların edinilme koşulları ile para hareketlerinin araştırılması için MASAK ve bilirkişi incelemesi talep edilmişti. İddialar arasında İstanbul’daki bazı taşınmazların satış bedelleri ve satış vaadi sözleşmelerine ilişkin bilgiler de bulunuyordu.

Bu ayrıntılar, tartışmanın neden yalnızca kişisel bir anlaşmazlık olarak görülemeyeceğini ortaya koyuyor. Kamu görevi yürüten bir kişinin mal varlığına ilişkin açıklamalar, gelir kaynakları ve edinim koşulları bakımından kamusal denetimin konusu olabiliyor. Böyle bir tartışmada resmî kayıtların incelenip incelenmemesi, yalnızca davanın taraflarını değil, kamuoyunun bilgiye ulaşma olanaklarını da ilgilendiriyor.

Özel: “Birisi Bu Tapuları Eninde Sonunda İsteyecek”

Mahkemenin kararına tepki gösteren Özel, tapuların getirtilmesi talebinin reddedilmesini eleştirerek Gürlek’e kayıtları kamuoyuna açıklama çağrısında bulundu. Avukatların tutumunun taşınmazların varlığının zımnen kabulü anlamına geldiğini savunan Özel, mahkemenin Adalet Bakanı’nın taraf olduğu davada baskı altında karar verdiğini ileri sürdü.

Özel, kararın ardından hukuki başvuru yollarını kullanacaklarını belirterek önce istinafa, ardından gerekirse Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideceklerini söyledi.

Ayrıca taşınmaz kayıtlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili kamu kurumlarından istenebileceğini belirten Özel, iddialarının belgeler üzerinden incelenmesinde ısrar edeceklerini açıkladı.

Mahkemenin 750 bin liralık tazminat kararı böylece siyasi tartışmayı sona erdirmek yerine yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Davanın esasını oluşturan kayıtlar resmî kurumlarda bulunuyorsa, bu kayıtların incelenmesi talebi neden kabul edilmedi?

Tazminat Kararı Var, Kamuoyunun Sorusu Yanıtsız

Türkiye’de kamu görevlilerinin mal varlığına ilişkin tartışmalar, yalnızca kişisel servet meselesi olarak değerlendirilemez. Kamu gücünü kullanan kişilerin gelirleri, mal edinimleri ve ekonomik ilişkileri, kamu yönetiminin şeffaflığıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle böyle iddiaların açıklığa kavuşturulmasında, siyasi açıklamalar kadar resmî belgelerin incelenmesi de önem taşır.

İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı, bir yandan kişilik haklarına ilişkin tazminat talebini sonuçlandırırken diğer yandan davanın temelindeki taşınmaz kayıtlarının neden incelenmediği tartışmasını büyüttü. Mahkemenin gerekçeli kararı, delil taleplerinin hangi nedenlerle reddedildiğinin anlaşılması bakımından ayrıca önem taşıyacak.

Ortaya çıkan tablo, yargının kamu gücünü kullanan kişilerin mal varlığına ilişkin iddialar karşısında nasıl bir inceleme yürüttüğü sorusunu da gündeme getiriyor. Çünkü kamuoyuna açıklanan somut kayıt numaralarının doğruluğu, siyasi tartışmaların ötesinde, devletin elindeki belgelerle araştırılabilecek bir konu.

Özel’in açıklamalarına karşı 750 bin liralık tazminat kararı verilmiş durumda. Buna karşılık 16 taşınmazın kayıtlarının mahkemeye getirtilmesi talebinin reddedilmesi, davanın merkezindeki soruyu ortadan kaldırmadı.

Bir ülkede Adalet Bakanı’nın mal varlığına ilişkin iddialar mahkemeye taşındığında, bu iddiaları dile getiren siyasetçiye tazminat ödetilmesine karar verilirken resmî kayıtların incelenmesi talebinin reddedilmesi, adaletin yalnızca verdiği kararla değil, araştırmayı tercih etmediği olgularla da tartışılmasına yol açmıyor mu?


  • NHA / Demirören Haber Ajansı, Deutsche Welle Türkçe, Medyascope, Cumhuriyet, Evrensel, Karar, Independent Türkçe.