20–23 Ekim tarihleri arasında Türkiye’nin farklı kentlerinde gazetecilerin yargılandığı davalar görülecek. Expression Interrupted’ın yayımladığı haftalık takvime göre İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Tunceli, Giresun ve Gölbaşı’ndaki mahkemelerde 13 gazeteci ve yazarın adı duruşma listelerinde yer alıyor. Gazetecilerin yargı süreçleri, basın özgürlüğü ve kamuoyunun haber alma hakkı üzerindeki baskılara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.
Türkiye’de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle açılan davalar ve basın mensuplarının yargı süreçleri, yeni haftada da adliye koridorlarının gündeminde olacak. Basın özgürlüğü alanında izleme çalışmaları yürüten Expression Interrupted’ın paylaştığı dava takvimine göre 20–23 Ekim tarihleri arasında 13 gazeteci ve yazar, farklı illerdeki mahkemelerde görülecek duruşmaların gündeminde bulunuyor. Yargılamaların hangi suçlamalara dayandığı ve her dosyanın hukuki kapsamı paylaşımda belirtilmezken, davaların aynı haftada bir araya gelmesi basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların sürekliliğini gösteriyor.
Takvime göre 20 Ekim Salı günü Tuğçe Yılmaz ile İsmail Arı ve Yaşar Gökdemir’in davaları İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek. Bircan Değirmenci Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde, Gözde Şeker ve İbrahim Kahveci ise Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinde hâkim karşısına çıkacak. Aynı gün farklı kentlerde görülecek bu duruşmalar, gazetecilerin mesleklerini sürdürürken karşılaştıkları yargı süreçlerinin coğrafi olarak da yaygınlığını ortaya koyuyor.
21 Ekim Çarşamba günü Fatoş Erdoğan’ın davası İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinde, Rüstem Batum’un davası İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesinde, Yusuf Çelik’in davası ise Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. 22 Ekim Perşembe günü Fatma Sibel Gürcihan Anadolu 78. Asliye Ceza Mahkemesinde, Canan Coşkun ve Kazım Kızıl Giresun’un Görele ilçesindeki 1. Asliye Ceza Mahkemesinde, Faruk Arhan ise Gölbaşı 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacak. Haftanın son duruşması 23 Ekim Cuma günü Can Öztürk’ün İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesindeki davası olacak. Böylece takvimde toplam 14 kişinin adı yer alıyor.
Gazeteciliğin Yargıyla Sınanan Sınırları
Bir gazetecinin mahkemede yargılanması tek başına basın özgürlüğünün ihlal edildiğini kanıtlamaz. Ancak gazetecilerin haberleri, araştırmaları ve kamusal açıklamaları nedeniyle yargı süreçleriyle karşı karşıya kalması, demokratik toplumlarda özel bir dikkat gerektiriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihadı da ifade ve basın özgürlüğünün yalnızca kabul gören düşünceleri değil, rahatsız edici ve eleştirel açıklamaları da koruduğunu vurguluyor.
Gazetecilik, doğası gereği iktidarların, kamu kurumlarının ve ekonomik güç odaklarının görünür olmasını istemediği konuları araştırmayı da içeriyor. Bu nedenle bir haberin yayımlanmasının ardından başlayan yargı süreçlerinin yalnızca ilgili gazeteciyi değil, benzer konularda çalışan diğer basın mensuplarını da etkileyebileceği tartışılıyor. Uzayan davalar, savunma giderleri ve sürekli mahkemeye çıkma zorunluluğu, beraatle sonuçlanan dosyalarda bile gazetecilerin çalışma koşullarını ağırlaştırabiliyor.
Expression Interrupted’ın yayımladığı takvim, her dosyanın ayrıntılarını açıklamasa da gazetecilerin aynı hafta içinde farklı kentlerde mahkemeye çıkacak olmasının oluşturduğu tabloyu görünür kılıyor. Davaların suçlama gerekçeleri, delilleri ve yargılama süreçleri ayrı ayrı incelenmeli; gazetecilik faaliyetiyle cezai sorumluluk arasındaki sınır, ifade özgürlüğü güvenceleri gözetilerek değerlendirilmelidir.
Gazetecilerin mahkeme salonlarında geçirdiği zaman yalnızca kişisel bir yargılama sürecinin parçası değil, kamuoyunun bilgiye ulaşma koşullarıyla da ilgili. Çünkü gazeteciliğin özgürce yapılabildiği bir toplumda asıl güvence, gazetecilerin mahkemeye çıkmak zorunda kalmaması değil, haber yaptıkları için cezalandırılma korkusu taşımadan çalışabilmeleridir.
NHA / Expression Interrupted – 20–23 Ekim 2026 Haftalık Dava Takvimi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Madde 10; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi basın ve ifade özgürlüğü içtihadı.
- Gazetecilikte Israr, Adliye Koridorlarında Bir Hafta Daha - 19 Ekim 2026
- Türkiye Enerjide Dışa Bağımlı, Faturayı Halk Ödüyor - 18 Ekim 2026
- İklim Krizinin Sınıfsal Yüzü: Yoksul Çocukların Çalınan Geleceği - 17 Ekim 2026












