Türkiye’de tarım arazilerinin hızla üretim dışına çıkması, yalnızca çiftçiyi değil, gıda güvenliğini ve ekonomik bağımsızlığı da tehdit eden yapısal bir krize işaret ediyor.
Toprak Kaybı Derinleşiyor
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda Türkiye’de 2 milyon 555 bin hektar tarım arazisinin üretim dışına çıktığını açıkladı. Bu kaybın, yaklaşık olarak Ankara’nın yüz ölçümüne denk geldiğini vurgulayan Gürer, toplam tarım alanlarının 2002’de 26,5 milyon hektardan 2024 itibarıyla 24 milyon hektarın altına gerilediğine dikkat çekti.
Bu daralma yalnızca niceliksel bir azalma değil; üretim kapasitesinin zayıflaması, kırsal çözülmenin hızlanması ve tarımsal bağımlılığın artması anlamına geliyor.
Kişi Başına Düşen Toprak Alarm Veriyor
Nüfus artışıyla birlikte tablo daha çarpıcı hale geliyor. 2002 yılında kişi başına düşen tarım arazisi yaklaşık 4 dekarken, bugün bu rakam 2,79 dekara kadar gerilemiş durumda. Gürer’e göre bu, “daha fazla nüfusu daha az toprakla besleme” zorunluluğu anlamına geliyor.
Her yıl ortalama 116 bin hektar, her gün yaklaşık 320 hektar tarım arazisinin üretim dışına çıkması; plansız kentleşme, yanlış arazi kullanımı ve yetersiz tarım politikalarının doğrudan sonucu olarak değerlendiriliyor.
Gıda Güvencesi Ve İthalat Kıskacı
Tarım arazilerindeki kayıp, doğrudan gıda zincirine yansıyor. Azalan üretim, artan ithalat ve yükselen fiyatlar aynı yapısal sorunun farklı yüzleri olarak öne çıkıyor. Gürer, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda stratejik bir bağımsızlık meselesi olduğunun altını çizerek, mevcut gidişatın uzun vadede gıda egemenliği açısından ciddi riskler barındırdığını belirtiyor.
Uzmanlara göre üretimden kopan her hektar, sadece bugünün değil geleceğin de kaybı anlamına geliyor. Tarım politikalarının planlı, kamucu ve sürdürülebilir bir çerçevede yeniden ele alınmaması halinde, Türkiye’nin gıda arz güvenliği daha kırılgan hale gelebilir.
- NHY / ANKA Haber Ajansı


















