back to top
Ana Sayfa Haberler Butlan Yönetimi Tüzüğü de Aşıyor: CHP’de Disiplin Krizi Derinleşiyor

Butlan Yönetimi Tüzüğü de Aşıyor: CHP’de Disiplin Krizi Derinleşiyor

CHP’de dokuz milletvekilinin MYK kararıyla disipline sevk edilmesi, parti içindeki meşruiyet ve yetki tartışmalarını yeni bir aşamaya taşıdı. Eski Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, söz konusu işlemin CHP Tüzüğü’ne açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın “hukuken de siyaseten de yok hükmünde” olduğunu söyledi.

Yetki Tartışması Büyüyor

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrasında oluşan yönetim krizinin yarattığı tartışmalar sürerken, son olarak dokuz milletvekilinin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi parti içindeki gerilimi daha da artırdı. Karara tepki gösteren CHP’nin eski Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, disiplin sürecinin işletiliş biçiminin parti tüzüğüne aykırı olduğunu savundu.

Çiftci’ye göre CHP Tüzüğü’nün 63. maddesinin birinci fıkrası, milletvekilleri hakkında disiplin sürecinin ancak Parti Meclisi’nin (PM) istemi üzerine başlatılabileceğini açık biçimde düzenliyor. Buna rağmen sürecin MYK üzerinden yürütülmeye çalışılması, parti hukukunun açık hükümlerinin devre dışı bırakılması anlamına geliyor.

Tüzük Hükmü Mü, Siyasi Tasarruf Mu?

Gül Çiftci, mevcut yönetimin dayanak göstermeye çalıştığı 63. maddenin beşinci fıkrasının ise milletvekillerini değil, il yönetim kurullarına ilişkin istisnai ve acil durumları kapsadığını vurguladı. Bu nedenle MYK’nin söz konusu hükme dayanarak milletvekilleri hakkında disiplin süreci başlatmasının hukuki bir karşılığı bulunmadığını ifade etti.

Bu değerlendirme, CHP’de son dönemde sıkça dile getirilen “parti içi hukuk askıya mı alınıyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Parti içi muhalefet, alınan kararların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda usul ve yetki bakımından da tartışmalı olduğunu belirterek yönetimin meşruiyet sorununu daha da derinleştirdiğini savunuyor.

Krizin Merkezinde Hukuk Var

CHP’de yaşanan son gelişme, yalnızca bir disiplin işlemi tartışması olmaktan çıkmış durumda. Tartışmanın merkezinde, parti organlarının yetkilerinin hangi sınırlar içinde kullanılacağı ve tüzüğün bağlayıcılığının korunup korunmayacağı sorusu yer alıyor.

Özellikle “mutlak butlan” kararı sonrasında oluşan yeni yönetim yapısının attığı adımların sürekli olarak hukuki itirazlarla karşılaşması, CHP’deki krizin yalnızca siyasi değil kurumsal bir boyut da taşıdığını ortaya koyuyor. Parti içi hukuk mekanizmalarının göz ardı edildiği yönündeki eleştiriler, önümüzdeki süreçte disiplin kararlarının meşruiyetini ve uygulanabilirliğini de tartışmalı hale getirebilir.