Ekonomist İnan Mutlu’nun paylaştığı veriler, Türkiye’de madenciliğin GSYH içindeki sınırlı payına rağmen doğa üzerindeki ağır tahribatın “maliyet-fayda” dengesini yeniden tartışmaya açtı.
Veriler Ne Söylüyor: Düşen Pay, Artan Soru İşaretleri
İnan Mutlu’nun sosyal medya hesabından paylaştığı grafik, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün Türkiye ekonomisindeki yerini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. MAPEG verilerine dayandırılan grafiğe göre sektörün Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı 2025 itibarıyla yüzde 0,79 seviyesine kadar gerilemiş durumda.
Grafik, 2011’de yüzde 1,12 olan payın yıllar içinde dalgalanarak 2022’de yüzde 1,31 ile zirve yaptıktan sonra yeniden düşüşe geçtiğini gösteriyor. Bu tablo, madencilik faaliyetlerinin ekonomik katkısının sınırlı kaldığına işaret ederken, sektörün stratejik önemi ile yarattığı toplam değer arasındaki farkı görünür kılıyor.
Doğa Tahribatı Ve Ekonomik Getiri Arasındaki Çelişki
Mutlu paylaşımında, “Dağlarımızı, ormanlarımızı, su kaynaklarımızı maden projeleriyle feda ediyoruz; peki karşılığında ne alıyoruz?” sorusunu yönelterek, ekonomik getirinin düşüklüğüne rağmen çevresel maliyetlerin yüksekliğine dikkat çekti. Bu yaklaşım, özellikle son yıllarda artan maden ruhsatları ve projelerinin yarattığı ekolojik tahribat bağlamında daha geniş bir tartışmanın parçası haline gelmiş durumda.
Uzmanlara göre madencilik faaliyetleri; ormansızlaşma, su kaynaklarının kirlenmesi ve yerel ekosistemlerin bozulması gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğururken, elde edilen ekonomik katkının sınırlı kalması “kalkınma modeli” tartışmalarını derinleştiriyor.
Kamu Yararı Tartışması Ve Politik Tercihler
Madencilik politikaları, yalnızca ekonomik büyüme hedefleriyle değil, aynı zamanda kamu yararı ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle de değerlendiriliyor. Eleştiriler, sektörün yarattığı değerin geniş toplum kesimlerine yayılmadığı, buna karşılık çevresel maliyetlerin kamusallaştığı yönünde yoğunlaşıyor.
Bu çerçevede, “birkaç şirketin kazancı ile toplumsal maliyet arasındaki dengesizlik” tartışması yeniden gündeme gelirken; veri temelli bu tür paylaşımlar, ekonomik tercihlerin doğa ve toplum üzerindeki etkilerinin daha şeffaf biçimde sorgulanmasına zemin hazırlıyor.
- TB / İnan Mutlu – Sosyal medya paylaşımı ve grafik


















