CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muharrem ayının Onuncu Gün Orucu programı kapsamında ziyaret ettiği Garip Dede Cemevi’nde, hem Alevi toplumunun eşit yurttaşlık taleplerine destek verdi hem de son dönemde muhalefete yönelik baskılara karşı “Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum” diyerek siyasi mücadele vurgusu yaptı. Özel’in konuşması, yalnızca bir inanç topluluğuna dayanışma mesajı değil, aynı zamanda iktidarla muhalefet arasındaki demokrasi ve hukuk tartışmalarına ilişkin güçlü siyasi göndermeler içerdi.
Muharrem Sofrasında Siyasi Mesaj
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Cemevi’nde düzenlenen On Muharrem Orucu programına katılarak Alevi toplumuyla bir araya geldi. Programda yaptığı konuşmada Kerbela’nın tarihsel mirasını güncel siyasal tartışmalarla ilişkilendiren Özel, Alevilerin tarih boyunca mağduriyetlere rağmen adalet ve dayanışma çizgisinden ayrılmadığını söyledi.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını da ileten Özel, konuşmasında sık sık “mazlumun yanında olma” ve “zalim karşısında boyun eğmeme” temalarına vurgu yaptı.
Cemevi Tartışmasına Net Tutum
Özel’in konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri, Alevilerin uzun yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık ve ibadethane statüsü taleplerine ilişkin değerlendirmeleri oldu.
“Alevilik bir kültür değil, bir inançtır” diyen Özel, cemevlerinin ibadethane olarak tanınmamasını eleştirerek, “Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi de o kadar ibadethanedir” ifadelerini kullandı.
Alevi toplumunun Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki tarihsel rolüne de dikkat çeken CHP lideri, devletin Alevilere yönelik eşitsizliklerle yüzleşmesi gerektiğini savundu. Bu çerçevede Madımak Katliamı’na da değinen Özel, Madımak’ın bir utanç müzesi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Muhalefete Yönelik Baskılar Gündemdeydi
Konuşmanın önemli bir bölümü ise son dönemde CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, kayyum tartışmaları ve tutuklamalara ayrıldı.
Özel, muhalefetin yalnızca siyasi rekabetle değil, doğrudan demokratik siyaseti hedef alan bir baskı süreciyle karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Son dönemde yaşanan soruşturmalar, tutuklamalar ve kayyum uygulamalarını “demokratik yaşamı hedef alan girişimler” olarak nitelendiren CHP lideri, yaşananların yalnızca CHP’nin değil, Türkiye’nin demokratik geleceğinin meselesi olduğunu savundu.
Bu değerlendirme, CHP’nin son aylarda izlediği siyasi hattın da özeti niteliğinde. Parti yönetimi, belediyelere yönelik operasyonları ve yargısal süreçleri yalnızca hukuki değil, siyasi bir müdahale olarak yorumluyor.
“Baş Vermeye Ama Baş Eğmemeye”
Özel’in konuşmasının en çok dikkat çeken bölümü ise konuşmasının sonunda kullandığı sembolik ifadeler oldu.
Alevi-Bektaşi geleneğinin direniş ve hakikat vurgusuna gönderme yapan CHP lideri, “Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum” dedi.
Bu sözler yalnızca kişisel bir kararlılık beyanı olarak değil, CHP’nin son dönemde iktidarla yaşadığı siyasi gerilim karşısındaki tutumunun da özeti olarak değerlendirildi.
Özel ayrıca Hacı Bektaş Veli’nin öğretilerine atıf yaparak “İncinsem de incitmemeye söz veriyorum” ifadelerini kullandı ve siyasi mücadelenin öfke ve kutuplaşma üzerinden değil, dayanışma ve toplumsal barış üzerinden yürütülmesi gerektiği mesajını verdi.
Kerbela’dan Güncel Siyasete Uzanan Hat
Garip Dede Cemevi’ndeki buluşma, bir yas ve matem programının ötesinde, Türkiye’deki demokrasi, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü tartışmalarının yeniden görünür olduğu bir siyasi zemine dönüştü.
Özel’in konuşması, Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği taleplerle muhalefetin son dönemde yaşadığı siyasal baskı tartışmalarını aynı çerçevede buluşturdu. Bu yönüyle program, yalnızca bir inanç etkinliği değil, Türkiye’de hukuk, demokrasi ve eşit yurttaşlık ekseninde süren tartışmaların sembolik adreslerinden biri haline geldi.











