back to top
Ana Sayfa Haberler Şile Davasında Tutukluluğa Devam Kararı

Şile Davasında Tutukluluğa Devam Kararı

Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 53 sanıklı davanın sekizinci duruşmasında, 11 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi, savunma avukatlarının yeni bilirkişi raporu hazırlanması ve Haluk Levent’in tanık olarak dinlenmesi taleplerini kabul ederken, tutuklu sanıkların serbest bırakılmasına yönelik talepleri reddetti. Duruşma 23 Kasım’a ertelendi. Karar, delillerin değerlendirilmesi sürerken tutukluluk tedbirinin devam ettirilmesi bakımından yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı.

Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 53 kişinin yargılandığı davanın sekizinci duruşması, İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanıkların, bazı tutuksuz sanıkların ve savunma avukatlarının katıldığı duruşmada mahkeme, dosyadaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin yeni talepleri ele aldı. Savunma avukatlarının açıklamalarının ardından verilen ara kararda, 11 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Mahkemenin ara kararında dikkat çeken gelişme, savunmanın delillerin yeniden incelenmesine yönelik iki talebinin kabul edilmesi oldu. Dosya kapsamında yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verilirken, sanatçı Haluk Levent’in de tanık sıfatıyla dinlenmesi kararlaştırıldı. Böylece yargılamada mevcut delillerin değerlendirilmesine ek olarak yeni bir uzman incelemesi ve tanık anlatımının dosyaya kazandırılması yönünde adım atıldı.

Bununla birlikte mahkeme, bu işlemlerin tamamlanmasını beklemeden tutukluluk tedbirlerinin sürdürülmesine karar verdi. Belediye Başkanı Kabadayı ile birlikte 10 sanığın daha cezaevinde kalmasına hükmedilirken, bir sonraki duruşma tarihi 23 Kasım olarak belirlendi.

Yeni Bilirkişi Raporu ve Tanık Dinlenmesi Kararı

Savunma avukatlarının talebi üzerine yeni bilirkişi raporu hazırlanması, dosyada teknik değerlendirme gerektiren konuların yeniden inceleneceği anlamına geliyor. Bilirkişi incelemesinin hangi somut işlemleri kapsayacağı ve önceki değerlendirmelerle arasında farklılık bulunup bulunmadığı ise raporun hazırlanmasının ardından açıklığa kavuşabilecek.

Mahkemenin Haluk Levent’in tanık olarak dinlenmesini kabul etmesi de yargılama sürecine yeni bir anlatımın ekleneceğini gösteriyor. Ancak Levent’in hangi olay veya işlemler hakkında bilgisine başvurulacağına ilişkin ayrıntılar, aktarılan ara karar bilgilerinde yer almıyor.

Her iki karar da savunmanın delillerin araştırılmasına ilişkin taleplerinin mahkeme tarafından değerlendirmeye değer bulunduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya tanık dinlenmesi kararı, mevcut delillerin geçersiz olduğu ya da suçlamaların dayanaksız kaldığı anlamına gelmiyor. Bu işlemlerin yargılamaya etkisi, elde edilecek bulguların diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda belirlenecek.

Delil İncelemesi Sürerken Tutukluluk Devam Ediyor

Duruşmanın öne çıkan hukuki yönü, mahkemenin yeni delil toplama işlemlerine karar verirken tutukluluk tedbirlerini de sürdürmesi oldu. Ceza yargılamasında tutuklama, bir ceza değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almak amacıyla belirli koşullarda uygulanabilen geçici bir koruma tedbiri niteliği taşıyor.

Bu nedenle tutukluluğun devamına ilişkin kararların, suçlamanın niteliğinin yanı sıra somut deliller, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesi ve daha hafif adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağı bakımından gerekçelendirilmesi gerekiyor.

Şile Belediyesi davasında mahkemenin hangi somut gerekçelerle tutukluluğun devamına hükmettiği, aktarılan ara karar özetinde ayrıntılı biçimde bulunmuyor. Bu gerekçelerin değerlendirilmesi için ara kararın tam metninin incelenmesi önem taşıyor.

Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın tutukluluğunun devam etmesi, ceza yargılamasının ötesinde yerel yönetim bakımından da sonuçlar doğuruyor. Seçilmiş bir belediye başkanının görevini fiilen yerine getirememesi, belediyenin yönetim düzeni ve seçmenlerin temsil edilmesi bakımından ayrı bir kamu hukuku meselesi oluşturuyor. Bununla birlikte seçilmiş olmak, suçlamaların araştırılmasına veya hukuken gerekli koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmiyor.

Buradaki temel hukuki sorun, yargılamanın gerektirdiği tedbirlerle kişi özgürlüğü arasındaki dengenin somut ve denetlenebilir gerekçelerle kurulmasıdır.

23 Kasım’a ertelenen duruşma öncesinde yeni bilirkişi raporunun hazırlanma süreci ve Haluk Levent’in tanık olarak vereceği ifade, dosyada izlenecek başlıklar arasında yer alıyor. Mahkemenin tutukluluğun devamına ilişkin kararı ise yargılama tamamlanmadan özgürlükten yoksun bırakmanın sınırları konusundaki soruları gündemde tutuyor.

Yeni delillerin araştırılmasına ihtiyaç duyulan bir yargılamada, tutukluluğun sürdürülmesini zorunlu kılan somut nedenler hangi ölçütlerle belirleniyor ve bu nedenler kamuoyu tarafından ne kadar denetlenebiliyor?