back to top
Ana Sayfa Haberler Casuzluk Davasında, “Hatırlamıyorum” Savunması

Casuzluk Davasında, “Hatırlamıyorum” Savunması

İBB’ye yönelik “siyasal casusluk” davasının ilk duruşmasında sanık Hüseyin Gün’ün, “etkin pişmanlık” sürecine ilişkin kritik sorulara peş peşe “Hatırlamıyorum” yanıtı vermesi dikkat çekti. Gün’ün bir yandan FETÖ üyeliği suçlamalarını reddederken diğer yandan devlet adına operasyonel faaliyet yürüttüğünü öne sürmesi, davanın siyasal ve hukuki boyutuna ilişkin tartışmaları derinleştirdi.

İlk Duruşmada Çelişkili Savunma

Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün tutuklu yargılandığı “İBB verileriyle siyasal casusluk” davasının ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Sanık Hüseyin Gün, çapraz sorguda özellikle “etkin pişmanlık” sürecine ilişkin sorular karşısında sık sık “Hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Gün, etkin pişmanlık talebinin kimden geldiği, bu sürecin nasıl başlatıldığı ve emniyet ifadelerinde nasıl şekillendiği yönündeki sorulara net cevap vermedi.

Duruşmada dikkat çeken bir diğer unsur ise Gün’ün, FETÖ ile bağlantılı suçlamaları reddederken aynı zamanda geçmişte devlet adına FETÖ yapılanmalarına karşı faaliyet yürüttüğünü ileri sürmesi oldu.

“Devlet Adına Çalıştım” İddiası

Gün, 2016 yılında “Fuat Avni” hesabının tespitine yönelik çalışmalarda Emniyet’e destek verdiğini doğrularken, Avrupa’daki FETÖ yapılanmalarına ilişkin faaliyetlerin de devlet bilgisi dahilinde yürütüldüğünü savundu.

Bu süreçlerde yetkilendirildiğini öne süren Gün, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay aracılığıyla belge aldığını ima etti ancak belgeyi kimden teslim aldığını ve toplantılara katılan bürokratların isimlerini açıklamayı reddetti.

Mahkeme salonunda oluşan tablo, savunmanın merkezine “devlet adına hareket etme” iddiasının yerleştirildiğini gösterirken; kamuoyunda, geçmişte devletle temas halinde olduğunu söyleyen bir ismin bugün “casusluk” suçlamasıyla yargılanmasının yarattığı çelişki dikkat çekti.

Yanardağ Ve İmamoğlu Soruları

Mahkeme Başkanı’nın, gazeteci Merdan Yanardağ’a bağış yaptığı ve yayın içeriklerini yönlendirmeye çalıştığı iddialarını sorması üzerine Gün, Yanardağ’ın “talimatla hareket edecek biri olmadığını” söyledi. Aralarındaki yazışmaların yalnızca izleyici görüşü paylaşımı olduğunu savundu.

Hasan Fehmi Demir’in soruları sırasında ise etkin pişmanlık mekanizmasının hangi aşamada devreye girdiği konusu öne çıktı. Savunma tarafı, casusluk suçlamasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına dikkat çekerek süreçteki hukuki çelişkilere işaret etti.

İmamoğlu’ndan Tepki

Duruşmaya verilen arada konuşan Ekrem İmamoğlu, davaya ilişkin değerlendirmesinde, “Çok iyiyiz, böyle kötü şeylerle uğraşıyoruz… Utanç verici” ifadelerini kullandı.

Davaya ilişkin tartışmaların, yalnızca ceza hukuku boyutuyla değil; siyaset, medya ve güvenlik bürokrasisi arasındaki ilişkiler ekseninde de uzun süre gündemde kalması bekleniyor.