back to top
Ana Sayfa Haberler Devlet Aklı Tartışmasında Yeni Cephe: Oya Baydar’dan Kılıçdaroğlu Çıkışı

Devlet Aklı Tartışmasında Yeni Cephe: Oya Baydar’dan Kılıçdaroğlu Çıkışı

T24 yazarı Oya Baydar, CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan krizi yalnızca bir parti içi iktidar mücadelesi olarak değil, Türkiye’nin yeniden şekillendirilen siyasal mimarisinin parçası olarak değerlendirdi. Baydar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut süreçte “devlet aklı” tarafından kullanılan bir aktöre dönüştüğünü savunurken, hedefin yalnızca Özgür Özel yönetimi değil, iktidar alternatifi haline gelen CHP’nin bütünü olduğunu ileri sürdü.

Baydar’dan “Hikmet-İ Devlet” Yorumu

T24’te yayımlanan “Bay Kemal’in Kemal Bey, Öcalan’ın Kurucu Önder Olmasının Hikmeti” başlıklı yazısında Oya Baydar, son dönemde Türk siyasetinde yaşanan dikkat çekici dönüşümlere işaret etti.

Baydar, geçmişte iktidar çevreleri tarafından sert biçimde hedef alınan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün aynı siyasi çevreler tarafından olumlu bir figür olarak sunulmasını; yine yıllarca “terörist başı” olarak tanımlanan Abdullah Öcalan’ın bazı iktidar aktörleri tarafından farklı bir siyasi çerçevede değerlendirilmesini, “devlet aklı” olarak tanımlanan stratejik yaklaşımın sonucu olarak yorumladı.

Yazıda, Türkiye’de devletin bekası adına hukukun ve demokratik süreçlerin zaman zaman ikinci plana itildiği geleneksel “hikmet-i devlet” anlayışına dikkat çekilerek, bugün yaşanan gelişmelerin de bu çerçevede okunması gerektiği savunuldu.

CHP Krizi Bir Parti Meselesi mi, Rejim Meselesi mi?

Baydar’a göre CHP’de yaşanan kurultay krizi yalnızca parti içi bir yönetim tartışması değil.

Yazar, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel ve uluslararası konjonktürde iktidarın önündeki en büyük siyasi engelin güçlü ve iktidar alternatifi haline gelmiş bir CHP olduğunu öne sürüyor. Bu nedenle CHP’nin etkisizleştirilmesinin daha geniş kapsamlı bir siyasi mühendislik projesinin parçası olabileceğini iddia ediyor.

Baydar, özellikle 19 Mart 2025 sonrasında başlayan süreçte CHP’nin adım adım yıpratıldığını, “mutlak butlan” kararının ise bu sürecin son halkalarından biri olduğunu savunuyor.

Yazıda, Kürt siyasi hareketine yönelik yeni yaklaşım ile CHP’ye yönelik müdahalelerin aynı siyasal stratejinin farklı boyutları olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Kılıçdaroğlu Hakkındaki En Sert İddia

Yazının en dikkat çekici bölümü ise Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin değerlendirmeler.

Baydar, Kılıçdaroğlu’nun yaşanan süreçte pasif bir figür değil, aksine devlet içindeki belirli güç odaklarının tercih ettiği bir siyasi aktör haline geldiğini ileri sürüyor.

Bu değerlendirmesini kişisel hırs ya da koltuk arzusu ile açıklamanın yetersiz olduğunu belirten Baydar, Kılıçdaroğlu’nun kendisini “devletin bekası” adına yürütülen bir operasyonun parçası olarak konumlandırdığı görüşünü dile getiriyor.

Yazar, CHP’nin “kuruluş ayarlarına dönmesi” söylemini de eleştirerek bunun günümüz demokrasisiyle değil, Cumhuriyet’in tek parti döneminin merkeziyetçi ve devletçi siyaset anlayışıyla ilişkilendirildiğini savunuyor.

Asıl Hedef CHP’nin Tamamı Mı?

Baydar’ın yazısındaki bir diğer önemli tez ise operasyonun yalnızca Özgür Özel yönetimine yönelik olmadığı yönünde.

Yazara göre hedef, son seçim süreçlerinde oylarını yükselten ve iktidar alternatifi haline gelen CHP’nin siyasal kapasitesini bütünüyle zayıflatmak.

Bu nedenle Kılıçdaroğlu liderliğinde oluşacak yeni tablonun partiyi toparlamak yerine daha fazla parçalanmaya sürükleyebileceğini savunan Baydar, bunun sonucunda CHP’nin uzun vadede etkisizleştirilmesinin amaçlandığını öne sürüyor.

Baydar, son günlerde ortaya çıkan söylemler, ihraç tartışmaları ve parti içindeki gerilimlerin bu senaryoyu güçlendirdiğini ifade ediyor.

“Devlet Aklı” Eleştirisi

Yazının sonunda Oya Baydar, Türkiye siyasetinde sıkça başvurulan “devlet aklı” kavramını da sorguluyor.

Baydar’a göre devlet aklı olarak sunulan yaklaşım çoğu zaman toplumun ya da demokrasinin değil, mevcut iktidar yapılarının korunmasına hizmet ediyor.

Yazar, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin önündeki temel engellerden birinin de bu geleneksel devlet anlayışı olduğunu savunarak, bugün CHP’de yaşanan krizin yalnızca bir parti meselesi değil, Türkiye’nin demokrasi sorununun güncel bir yansıması olduğunu ileri sürüyor.

Yazı, CHP’de mutlak butlan kararının ardından derinleşen meşruiyet tartışmalarının yalnızca parti içi dengelerle değil, devlet, demokrasi ve siyasal temsil ilişkileri üzerinden okunması gerektiği yönündeki dikkat çekici değerlendirmelerle sona eriyor.


Kaynak: Oya Baydar, “Bay Kemal’in Kemal Bey, Öcalan’ın Kurucu Önder Olmasının Hikmeti”, T24, Haziran 2026.