Elektrikte “çok tüketen çok öder” döneminin kapsamının 2027’de daha da genişletilmesi bekleniyor; yıllık sübvansiyon sınırının 4 bin kilovatsaatten 3 bin ya da 3 bin 500 kilovatsaate çekilmesi halinde, daha düşük tüketimli milyonlarca hanenin elektrik faturası piyasa maliyetlerine yaklaşacak.
Yeni Sınır İçin Geri Sayım
Elektrikte devlet sübvansiyonlarının tüketim miktarına göre sınırlandırılmasını öngören “son kaynak tedarik tarifesi”nde 2027 yılı için uygulanacak yeni eşik konusunda geri sayım başladı. Enerji yönetiminin eylül ayında dağıtım şirketlerinden bölgelerindeki elektrik tüketim verilerini istemesi, ekim ayında ise yeni tüketim sınırını açıklaması bekleniyor.
Uygulamanın mevcut seyri, sübvansiyon kapsamının kademeli olarak daraltılacağına işaret ediyor. 2025’te yıllık 5 bin kilovatsaat olarak belirlenen sınır, 2026’da 4 bin kilovatsaate indirildi. Böylece belirlenen tüketim eşiğini aşan konut aboneleri, daha yüksek maliyetlerin yansıtıldığı son kaynak tedarik tarifesine dahil edilmeye başlandı.
3 Bin Kilovatsaat Eşiği Faturayı Değiştirecek
Sektörde 2027 yılı için yıllık tüketim sınırının 3 bin veya 3 bin 500 kilovatsaate çekilebileceği konuşuluyor. Eski TEDAŞ Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan’ın ANKA’ya yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut 4 bin kilovatsaatlik sınır aylık ortalama yaklaşık 344, günlük ortalama ise 10,95 kilovatsaatlik tüketime karşılık geliyor.
Sınırın 3 bin 500 kilovatsaate indirilmesi halinde aylık ortalama 291, günlük 9,58 kilovatsaat tüketen aboneler de son kaynak tedarik tarifesinin kapsamına girecek. Eşiğin 3 bin kilovatsaate çekilmesi durumunda ise aylık ortalama 250 kilovatsaat, günlük ortalama 8,21 kilovatsaat tüketen ve mevcut hesaplamalara göre yaklaşık 660 liranın üzerinde fatura ödeyen aboneler dahi bu tarifeyle karşı karşıya kalabilecek.
Bu değişiklik, elektrik tüketimini azaltma kapasitesi sınırlı olan dar ve orta gelirli haneler açısından yalnızca bir tarife düzenlemesi değil, doğrudan bütçe baskısını artırabilecek yeni bir maliyet unsuru anlamına geliyor. Özellikle elektrikli ısınma, klima, termosifon veya yoğun ev içi kullanım nedeniyle tüketimi yükselen haneler, sübvansiyonlu tarifeden daha hızlı çıkabilecek.
Sübvansiyonun Faturadan Çekilmesi
Doğan, EPDK’nin 2025’te 5 bin kilovatsaat olarak belirlediği sınırı bir yıl sonra 4 bin kilovatsaate indirmesinin, limitlerin önümüzdeki yıllarda da aşağı çekilebileceği yönünde bir işaret olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımın temelinde, elektrik üretim ve tedarik maliyetlerinin giderek daha fazla oranda tüketiciye yansıtılması bulunuyor.
Dolayısıyla tartışmanın merkezinde yalnızca “çok tüketen daha fazla ödesin” ilkesi değil, devletin elektrik maliyetlerini ne ölçüde sübvanse edeceği ve bu maliyetin hangi gelir gruplarının üzerine bırakılacağı sorusu yer alıyor. Tüketim eşiğinin her yıl aşağı çekilmesi, bugün yüksek tüketici kabul edilen kesimlerin yarın daha geniş bir abone kitlesine dönüşmesi riskini beraberinde getiriyor.
Maliyet Tüketiciye Devrediliyor
Elektrikte son kaynak tedarik tarifesinin 2025’te devreye alınmasıyla başlayan süreç, enerji sübvansiyonlarının giderek daha hedefli ve sınırlı hale getirildiği bir döneme işaret ediyor. İlk aşamada yıllık 5 bin kilovatsaatin üzerindeki konut aboneleri kapsam dışında bırakılırken, 2026’da eşik 4 bin kilovatsaate çekildi.
2027’de sınırın 3 bin veya 3 bin 500 kilovatsaate indirilmesi halinde ise sübvansiyondan yararlanamayan hanelerin sayısının daha da artması bekleniyor. Bu nedenle yeni eşik, teknik bir enerji piyasası düzenlemesinden çok daha fazlasını ifade ediyor: Elektrik maliyetinin kamu tarafından üstlenilen bölümünün küçültülmesi ve faturanın daha büyük kısmının doğrudan tüketiciye aktarılması.
Enerji yönetiminin eylül ayında dağıtım şirketlerinden isteyeceği tüketim verileri ve ardından ekimde açıklaması beklenen yeni sınır, 2027’de hangi hanelerin “yüksek tüketici” sayılacağını belirleyecek. Bu karar aynı zamanda, enerji sübvansiyonlarının sosyal bir destek mekanizması olmaktan çıkarılıp giderek daha fazla piyasa maliyetine dayalı bir faturalandırma sistemine dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğinin de önemli göstergelerinden biri olacak.










