back to top
Ana Sayfa Haberler Enflasyon Düşmüyor, Yoksulluk Derinleşiyor

Enflasyon Düşmüyor, Yoksulluk Derinleşiyor

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) mayıs ayı verileri, enflasyondaki yükseliş eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. Aylık enflasyon yüzde 1,53, yıllık enflasyon ise yüzde 36,77 olarak gerçekleşirken; özellikle barınma, gıda ve hizmet sektöründeki fiyat artışları milyonlarca yurttaşın yaşam maliyetini artırmaya devam ediyor. Resmî söylemde enflasyonla mücadele vurgusu sürse de açıklanan veriler, geniş toplum kesimleri açısından hissedilen gerçekliğin yoksulluğun yönetilmesi olduğunu gösteriyor.

Fiyatlar Yükselmeye Devam Ediyor

İstanbul Ticaret Odası tarafından açıklanan İstanbul Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre, Mayıs 2026’da kentte perakende fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1,53 arttı. Yıllık bazda bakıldığında ise fiyatlardaki yükseliş yüzde 36,77 seviyesine ulaştı.

Açıklanan rakamlar, son aylarda enflasyonda yaşanan görece yavaşlamaya rağmen fiyatların yükselmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle sabit gelirli çalışanlar, emekliler ve dar gelirli kesimler açısından belirleyici olan unsur enflasyonun seviyesi kadar fiyatların kalıcı biçimde yüksek seyretmesi olarak öne çıkıyor.

Ekonomistler, yıllık oranın gerilemesinin fiyatların düştüğü anlamına gelmediğine dikkat çekerken, asıl sorunun yaşam maliyetlerindeki sürekli artış olduğunu vurguluyor.

En Sert Artış Lokanta Ve Otellerde

Mayıs ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 4,14 ile lokanta ve oteller harcama grubunda gerçekleşti. Bu kalemi yüzde 3,00 ile konut, yüzde 2,70 ile eğlence ve kültür, yüzde 2,07 ile ev eşyası harcamaları izledi.

Giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 1,84, haberleşmede yüzde 1,47, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,25, eğitimde yüzde 0,96 ve ulaştırmada yüzde 0,86 oranında artış kaydedildi.

Temel tüketim kalemlerinden gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artış oranı yüzde 0,83 olarak açıklansa da, hane bütçelerinde en büyük yükü oluşturan bu grubun uzun süredir yüksek seviyelerde seyretmesi dikkat çekiyor.

İTO, lokanta ve oteller grubundaki yükselişte yaz sezonu ve tatil dönemine bağlı fiyat hareketlerinin etkili olduğunu belirtirken, konut ve kültür harcamalarındaki artışın piyasa koşullarından kaynaklandığını ifade etti.

Barınma Ve Gıda Baskısı Sürüyor

Veriler, enflasyonun toplumsal etkisinin yalnızca genel oranlarla ölçülemeyeceğini bir kez daha gösteriyor. Özellikle kira, enerji ve gıda harcamalarının gelir içindeki payı arttıkça, düşük ve orta gelirli kesimlerin yaşam standardı üzerindeki baskı da büyüyor.

Son dönemde ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması, satın alma gücündeki aşınmayı daha görünür hale getirirken, resmi enflasyon oranlarındaki düşüş eğilimi toplumun günlük yaşamında hissedilen ekonomik sıkışmayı ortadan kaldırmıyor.

Bu nedenle birçok iktisatçı, sorunun yalnızca fiyat artış hızını düşürmek olmadığını; gelir dağılımındaki bozulmayı ve yaşam maliyetlerindeki sürekli yükselişi de dikkate alan kapsamlı sosyal politikaların zorunlu hale geldiğini belirtiyor.

Enflasyonla Mücadele Mi, Yoksulluğun Yönetimi Mi?

Mayıs verileri, ekonomi yönetiminin uzun süredir uyguladığı dezenflasyon programının toplumsal sonuçlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Resmî söylem, enflasyonun kontrol altına alınması hedefi üzerine kurulurken; açıklanan rakamlar, ücretlilerin ve emeklilerin günlük hayatında hissedilen maliyet krizinin devam ettiğini gösteriyor. Enflasyon oranı geçmiş yıllara göre daha düşük açıklansa bile, fiyatlar yükselmeyi sürdürüyor ve gelirler aynı hızda artmıyor.

Bu tablo, ekonomik politikalara yönelik temel eleştiriyi de güçlendiriyor: Enflasyonun düşürülmesinden çok, yüksek enflasyon koşullarında oluşan yoksulluğun yönetildiği bir süreç yaşanıyor. Veriler, ekonomik istikrar söylemi ile yurttaşların mutfağında, kira ödemelerinde ve günlük harcamalarında karşılaştığı gerçeklik arasındaki mesafenin hâlâ kapanmadığını ortaya koyuyor.