back to top
Ana Sayfa Haberler Etkin Pişmanlık İfadesini Geri Çeken Sanıktan Çarpıcı Savunma

Etkin Pişmanlık İfadesini Geri Çeken Sanıktan Çarpıcı Savunma

İBB Davası’nın 42’nci duruşma gününde savunma yapan tutuklu reklamcı Vedat Şahin, daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri reddederek, beyanlarının kişisel gözlemlere değil kamuoyunda dolaşan haber ve yorumlara dayandığını söyledi. Şahin’in, “Televizyonlarda ve basında yer alan haberlerden etkilenerek yazdım. Artık kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum” sözleri, soruşturma sürecinde alınan etkin pişmanlık ifadelerinin güvenilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Duruşmada İfadeler Tartışma Yarattı

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı davanın Silivri’de görülen duruşmasında savunma yapan tutuklu reklamcı Vedat Şahin, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.

“Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “örgüt üyeliği” suçlamalarıyla yargılanan Şahin, hakkındaki iddiaların somut delillere değil, sonradan değiştirildiğini öne sürdüğü tanık ve sanık beyanlarına dayandığını savundu.

Daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri geri çektiğini hatırlatan Şahin, mahkeme huzurunda yaptığı savunmada önceki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

Baskı Ve Yönlendirme İddiası

Savunmasının önemli bölümünü soruşturma sürecinde yaşadıklarına ayıran Şahin, cezaevinde bulunduğu dönemde çeşitli kişiler tarafından “itirafçı olması” yönünde baskıya maruz kaldığını iddia etti.

Kendisine tahliye olabilmesi için belirli ifadeler vermesi gerektiğinin söylendiğini öne süren Şahin, bazı avukatların eşinin de soruşturmaya dahil edilebileceğini ifade ederek psikolojik baskı oluşturduğunu savundu.

Mahkeme başkanının etkin pişmanlık ifadelerinin hangi koşullarda verildiğine ilişkin sorularına yanıt veren Şahin, o dönemde ağır suçlamalar altında bulunduğunu ve sağlıklı karar veremediğini ileri sürdü.

Şahin, “Neyle suçlandığımı tam olarak anlayamadığım bir süreç yaşadım. Sürekli üzerime yeni suçlamalar yüklendiği söyleniyordu” dedi.

Kültür A.Ş. İhaleleri Üzerinden Gelen Suçlamalara Yanıt

İddianamede yer alan mali suçlamalara da değinen Şahin, Kültür A.Ş.’den yalnızca üç alt ihale aldıklarını söyledi.

Bu işlerin pandemi dönemine denk geldiğini ve organizasyonların büyük bölümünün gerçekleştirilemediğini belirten Şahin, yaklaşık 30 milyon liralık sözleşme kapsamında yalnızca 14 milyon lira ödeme alabildiklerini, buna karşılık yaklaşık 16 milyon lira zarar ettiklerini savundu.

Kamunun zarar ettirildiği yönündeki iddiaları reddeden Şahin, yapılan tüm işlerin kayıtlarının, fotoğraflarının ve faturalarının dosyada bulunduğunu belirterek “Yapılmayan iş için fatura kesilmedi. Sahte ya da naylon fatura söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

Şahin ayrıca şirketlerinin yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile değil, geçmişte AK Partili belediyeler dahil çok sayıda kamu kurumu ve özel sektör kuruluşuyla çalıştığını vurguladı.

Etkin Pişmanlık Beyanlarına Güvenilirlik Eleştirisi

Savunmasının en dikkat çekici bölümü ise etkin pişmanlık kapsamında ifade veren diğer sanıklara yönelik değerlendirmeleri oldu.

Şahin, Kamil Taşçı, Serdar Haydanlı ve Ahmet Çiçek gibi isimlerin ilk ifadelerinde kendisine yönelik herhangi bir suçlama bulunmadığını, ancak tahliye süreçlerinden sonra verdikleri yeni ifadelerde suçlamalar yönelttiklerini öne sürdü.

Bu kişilerin özgürlüklerine kavuşabilmek için ifade değiştirdiklerini savunan Şahin, dosyadaki birçok suçlamanın bu beyanlar üzerine inşa edildiğini ileri sürdü.

Bu değerlendirmeler, kamuoyunda uzun süredir tartışılan “etkin pişmanlık mekanizmasının yargısal süreçlerdeki etkisi” konusunu yeniden gündeme taşıdı.

“Basındaki Haberlerden Etkilenerek Yazdım”

Duruşmanın en kritik anlarından biri, mahkeme başkanının Şahin’e 2025 yılında savcılıkta verdiği ayrıntılı ifadeleri hatırlatmasıyla yaşandı.

Başkanın, bazı isimlerin yurt dışındaki mal varlıkları ve para transferlerine ilişkin verdiği ayrıntılı bilgilerin kaynağını sorması üzerine Şahin dikkat çekici bir açıklama yaptı.

Şahin, söz konusu bilgilerin kendi gözlemlerine dayanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar duyumdu. O dönem televizyonlarda ve basında yer alan haberlerden etkilenerek yazdım. Artık kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum. Şu anki beyanlarım geçerlidir.”

Bu açıklama, soruşturma aşamasında verilen bazı ifadelerin hangi ölçüde kişisel bilgiye, hangi ölçüde kamuoyunda dolaşan iddia ve yorumlara dayandığı sorusunu da beraberinde getirdi.

Murat Ongun Ve Para Transferleri Soruldu

Mahkeme heyeti ve savcılık makamı tarafından yöneltilen sorulara da yanıt veren Şahin, hakkında örgüt yöneticisi olarak gösterilen Murat Ongun ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını savundu.

Ongun’u yıllardır tanıdığını ancak hiçbir zaman hiyerarşik bir ilişki içinde olmadığını belirten Şahin, banka hesaplarındaki para transferlerinin ise ticari alacak-borç ilişkilerinden kaynaklandığını ifade etti.

Savcılığın şirketler arasındaki faturalar ve organizasyon hizmetleriyle ilgili sorularına karşılık Şahin, tüm işlemlerin kayıt altında olduğunu ve dosyaya sunulduğunu söyledi.

Dava Sürerken Yeni Tartışmalar

Yaklaşık 15 aydır tutuklu olduğunu belirten Vedat Şahin, dosyada aleyhine somut delil bulunmadığını öne sürerek tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Duruşmada ortaya çıkan savunmalar, özellikle etkin pişmanlık ifadelerinin delil değeri, soruşturma süreçlerinde yönlendirme iddiaları ve medya kaynaklı bilgilerin adli dosyalara yansıması konularında yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

İBB Davası’nın ilerleyen duruşmalarında mahkemenin bu çelişkili beyanları nasıl değerlendireceği ve etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin hükme esas alınıp alınmayacağı, yargılamanın en kritik başlıklarından biri olmaya devam edecek.