back to top
Ana Sayfa Haberler Yoksulluk, Güvencesizlik, Baskı: Türkiye Yine Emekçiler İçin En Kötü 10 Ülkeden Biri

Yoksulluk, Güvencesizlik, Baskı: Türkiye Yine Emekçiler İçin En Kötü 10 Ülkeden Biri

Dünyanın en büyük sendikal örgütlenmelerinden biri olan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Türkiye’yi bir kez daha çalışanlar açısından en kötü 10 ülke arasında gösterdi. Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESK’in de bağlı olduğu konfederasyonun yayımladığı Küresel Haklar Endeksi, sendikal haklardan grev özgürlüğüne kadar pek çok alanda yaşanan gerilemeyi kayıt altına alırken, Türkiye’nin yıllardır değişmeyen biçimde aynı kategoride yer alması emek rejimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye Neden Aynı Listede Kalıyor?

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) yayımladığı 2025 Küresel Haklar Endeksi’ne göre Türkiye, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Tunus, Bangladeş ve Filipinler ile birlikte çalışanlar açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Türkiye, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da sendikal hakların sistematik biçimde ihlal edildiği ülkeler kategorisinde değerlendirildi.

151 ülkenin incelendiği raporda ülkeler; örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, grev hakkı, sendikal faaliyetlere yönelik baskılar ve çalışanların adalete erişimi gibi kriterler üzerinden değerlendiriliyor. ITUC, dünya genelinde işçi haklarının son on yılın en kötü seviyelerine gerilediğini belirtirken, Türkiye’nin de bu olumsuz tablonun kalıcı aktörlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Sendikal Haklar Ve Demokratik Alan Daralıyor

Raporda, dünya genelinde ülkelerin yüzde 87’sinde grev hakkının ihlal edildiği, yüzde 80’inde toplu pazarlık hakkının sınırlandırıldığı ve yüzde 72’sinde çalışanların adalete erişiminin engellendiği belirtiliyor. ITUC’a göre çalışan haklarındaki gerileme yalnızca iş yaşamıyla sınırlı değil; demokratik alanın daralmasıyla doğrudan bağlantılı bir süreç olarak ilerliyor.

Türkiye bölümüyle ilgili değerlendirmelerde ise şirketlerin sendikal faaliyetleri engelleyen uygulamalarına, grev ve örgütlenme hakları üzerindeki baskılara ve çalışanların hak arama süreçlerinde karşılaştıkları güçlüklerin sürdüğüne işaret ediliyor. Avrupa genelinde işçi haklarında son yılların en büyük gerilemesinin yaşandığı belirtilirken, Türkiye bu olumsuz tablonun dikkat çeken ülkeleri arasında gösteriliyor.

Ekonomik Büyüme İle Çalışma Hayatının Gerçeği Arasındaki Uçurum

Türkiye ekonomisi son yıllarda büyüme rakamları, ihracat verileri ve yatırım hedefleri üzerinden değerlendiriliyor. Ancak ITUC raporu, ekonomik göstergeler ile çalışma hayatının gerçekliği arasındaki farkı görünür kılıyor.

Özellikle yüksek enflasyon, reel ücret kayıpları, yaygın güvencesiz çalışma biçimleri ve sendikalaşma önündeki fiili engeller düşünüldüğünde, çalışanların yaşadığı sorunların yalnızca ücret düzeyiyle sınırlı olmadığı görülüyor. Raporun ortaya koyduğu tablo, emek piyasasında yaşanan yapısal sorunların uluslararası ölçekte de dikkat çektiğini gösteriyor.

Sorun Sadece Ekonomi Değil

ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, rapora ilişkin değerlendirmesinde işçi haklarındaki küresel gerilemeyi demokrasi, hukuk devleti ve sosyal adalet alanlarında yaşanan aşınmalarla ilişkilendiriyor. Konfederasyona göre çalışan haklarının gerilemesi, yalnızca çalışma yaşamının değil demokratik kurumların da zayıfladığının göstergesi.

Türkiye’nin yıllardır aynı listede yer alması ise geçici ekonomik dalgalanmalarla açıklanamayacak daha derin bir soruna işaret ediyor. Çalışanların örgütlenme hakkını kullanmakta zorlandığı, grevlerin çeşitli yöntemlerle etkisizleştirildiği ve toplu pazarlık süreçlerinin giderek daraldığı bir ortamda, emek meselesi ekonomik olduğu kadar demokratik bir mesele olarak da öne çıkıyor.

Kalıcı Bir Uyarı

ITUC raporları her yıl yayımlanıyor; ancak Türkiye’nin bu listenin değişmeyen ülkelerinden biri olması artık tek başına bir haber olmaktan çıkıp yapısal bir duruma dönüşmüş durumda. Çalışan haklarının korunması konusunda yaşanan sorunlar çözülemedikçe, uluslararası raporlarda yer alan bu tablo da değişmiyor.

Bu nedenle raporun asıl önemi, Türkiye’nin hangi sırada yer aldığından çok, çalışanların temel haklarının neden yıllardır aynı eleştirilerin konusu olmaya devam ettiğini göstermesinde yatıyor.


  • TB / ITUC Global Rights Index 2025 Raporu