back to top
Ana Sayfa Haberler İBB Davası Fatih Keleş’in Savunmasıyla, İBB Davasında ‘Etkin Pişmanlık’ Tartışması Derinleşti

Fatih Keleş’in Savunmasıyla, İBB Davasında ‘Etkin Pişmanlık’ Tartışması Derinleşti

İBB davasının 62. duruşmasında sanıklar ve avukatları, soruşturmanın gizli tanık beyanları ile “etkin pişmanlık” uygulamaları üzerinden yürütüldüğünü öne sürerek, yakınlarının tutuklanmasının baskı unsuru olarak kullanıldığını savundu. Savunmalarda, dosyada somut delil yerine beyanlara dayalı bir yargılama yürütüldüğü iddiaları öne çıktı.

“Etkin Pişmanlık Dayatıldı” İddiası

Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, mahkemedeki savunmasında kendisine etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının telkin edildiğini öne sürerek, “Abimi, oğlumu, yeğenimi tutukladılar. Bir babaya, oğlunun özgürlüğü karşısında susması ya da konuşması dayatılıyorsa, bu adalet değil, vicdan infazıdır” dedi.

Tutuklu İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatı ise müvekkiline etkin pişmanlıktan yararlanmasının önerildiğini, Yılmaz’ın buna “Olmayan şeyleri mi anlatayım?” yanıtını verdiğini aktardı.

Gizli Tanık Ve Delil Tartışması

Savunma avukatları, dosyada somut delil bulunmadığını, suçlamaların büyük ölçüde gizli tanık beyanlarına dayandığını ileri sürdü. Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız, gizli tanık ifadeleriyle soruşturma yürütülemeyeceğini belirterek tanıkların mahkemede açık kimlikleriyle dinlenmesini talep etti.

Duruşmada ayrıca, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bazı isimlerin ilk beyanlarıyla sonraki ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu da savunma tarafından gündeme getirildi. Avukatlar, soruşturmanın hukuki güvencelerden uzaklaştığını ve iddiaların somut delillerle desteklenmediğini savundu.

Yargılamanın Yöntemi Tartışılıyor

Duruşmada dile getirilen savunmalar, İBB soruşturmasının yalnızca suçlamaların içeriğiyle değil, yürütülme yöntemiyle de tartışıldığını ortaya koydu. Sanıklar ve müdafileri, etkin pişmanlık hükümlerinin baskı aracına dönüştürüldüğünü, aile bireylerine yönelik işlemler ve gizli tanık mekanizmasının adil yargılanma hakkını zedelediğini ileri sürdü. Söz konusu iddialara ilişkin yargı makamlarından ise henüz bir değerlendirme yapılmadı.