433 şüphelinin bulunduğu, 112 kişinin tutuklandığı fon soruşturmasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ikinci kez ifade vermek üzere İstanbul Adliyesi’ne geldi. İlk ifadelerinde basına görüntü vermeden adliyeden ayrılan üç isim, bu kez gazetecilerin bulunduğu kapıdan içeri girdi. Soruşturmanın eski bir bakanla sermaye piyasalarını denetlemiş üst düzey bir kamu yöneticisini aynı dosyada buluşturması, şüpheli finansal işlemler ve denetim sorumluluğuna ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı.
- NHA – İSTANBUL | 5 Kasım 2026
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturmasında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, ikinci kez ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi. Soruşturma kapsamında 433 kişi hakkında işlem yürütülürken 112 şüphelinin tutuklu bulunduğu bildirildi.
Saat 11.00 sıralarında adliyeye gelen üç isme polis ve adliye güvenlik görevlileri eşlik etti. Kaya çifti, vatandaşların kullandığı C Kapısı’ndan giriş yaptı. Bu kez gazetecilerin görüntü almasına izin verilmesi, önceki ifade işlemleriyle karşılaştırıldığında dikkat çeken bir farklılık oluşturdu.
Siyah gözlük taktığı görülen Fatma Betül Sayan Kaya, zaman zaman eşinin koluna girerek adliye binasına ilerledi. Basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Kaya, “Müsaade ederseniz ifademizi verelim lütfen” demekle yetindi.
Üç ismin yeniden ifadeye çağrılmasının hangi yeni belge, işlem veya beyanlarla bağlantılı olduğu konusunda, adliyeye giriş anı itibarıyla ayrıntılı resmî açıklama bulunmuyor.
İlk İfadelerden Sonra İkinci Çağrı
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 30 Eylül’de aynı soruşturma kapsamında ifade vermiş ve serbest bırakılmıştı. Fatma Betül Sayan Kaya ile İlyas Kaya ise 7 Ekim’de İstanbul Adliyesi’ne gelmiş, yaklaşık bir saat süren işlemlerinin ardından ayrılmıştı.
İlk ifade sürecinde gazeteciler Kaya çiftinin adliyeye girişini görüntüleyememişti. İkinci çağrıda ise basın mensupları üç ismin adliyeye gelişini takip edebildi.
Bu farklılık, kamuoyunun bilgi edinme hakkı ve soruşturma işlemlerinin görünürlüğü bakımından dikkat çekiyor. Bununla birlikte adliyeye hangi kapıdan girildiği veya görüntü alınmasına izin verilmesi, kişilerin hukuki durumunun değiştiğini gösteren bir işlem niteliği taşımıyor.
Savcılığın ikinci kez ifade alması da tek başına yeni bir suçlamanın yöneltildiği anlamına gelmiyor. Bunun nedeni ek soruların sorulması, önceki ifadelerin yeni belgelerle karşılaştırılması veya soruşturma kapsamındaki başka beyanların açıklığa kavuşturulması olabilir. Ancak bu olasılıklardan hangisinin geçerli olduğu, savcılığın açıklamaları veya ifade tutanaklarıyla doğrulanmadıkça kesinleştirilemez.
Fon İşlemleri Ve Siyasi Sorumluluk
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın adları, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirildiği ileri sürülen yüksek tutarlı alım satım işlemleri nedeniyle soruşturmada gündeme gelmişti. Muhalefet temsilcileri, çiftin kısa sürede çok yüksek tutarda satış işlemi gerçekleştirdiğini öne sürerek işlemlerin ayrıntılarının araştırılmasını istemişti.
Kaya çifti ise işlemlerinde herhangi bir yönlendirme veya özel bilgi kullanmadıklarını savunmuştu. Fatma Betül Sayan Kaya, iddiaların ardından AKP’deki görevlerinden ayrılma talebinde bulunmuş, çiftin yatırımlarından elde ettikleri belirtilen bazı tutarların TMSF hesabına aktarılması da gündeme gelmişti.
Bu gelişmeler, işlemlerin hukuka aykırı olduğunun mahkeme tarafından belirlendiği anlamına gelmiyor. Ancak üst düzey siyasi görevlerde bulunmuş kişilerin sermaye piyasalarındaki büyük işlemleri, çıkar çatışması, ayrıcalıklı bilgiye erişim ve finansal şeffaflık açısından ayrıca incelenmesi gereken konular arasında bulunuyor.
Soruşturmanın yanıt aradığı temel meselelerden biri, belirli hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketleri ile yatırım fonlarının işlemleri arasında piyasa manipülasyonu oluşturabilecek bir bağlantı bulunup bulunmadığı. Bu bağlantının kurulabilmesi için alım satım emirleri, işlem zamanları, yatırım kararlarının nasıl alındığı ve kişiler arasındaki olası iletişimin somut kayıtlarla değerlendirilmesi gerekiyor.
Eski SPK Başkanı Neden Yeniden Dinleniyor?
Soruşturmanın dikkat çeken yönlerinden biri de eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün ikinci kez ifade vermek üzere çağrılması oldu.
SPK, sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu kurum olarak yatırımcıların korunması, piyasa işlemlerinin gözetimi ve hukuka aykırı faaliyetlerin tespit edilmesi bakımından önemli yetkilere sahip. Fon krizinde bazı hisselerin fiyatlarının olağan dışı biçimde yükselmesi, portföy yönetim şirketlerinin işlemleri ve yatırımcıların paralarını geri çekmekte karşılaştığı sorunlar, bu denetimin nasıl yürütüldüğü sorusunu gündeme getirdi.
Gönül’ün önceki görevinden kaynaklanan hangi işlemler hakkında yeniden dinlendiği henüz açıklığa kavuşmuş değil. İfade vermek üzere çağrılması, hakkında ileri sürülen herhangi bir suçun kanıtlandığı anlamına gelmiyor.
Ancak soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve yatırımcılarla sınırlı kalmayıp düzenleyici kurumlarda görev yapmış kişileri de kapsaması, krizin ortaya çıkmasından önce yapılan uyarıların, denetim kararlarının ve kurumlar arasındaki bilgi akışının araştırılmasını önemli hale getiriyor.
112 Tutuklu, 433 Şüpheli
Fon soruşturmasının büyüklüğü, yalnızca adları kamuoyunda bilinen kişilerle sınırlı değil. Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmada 433 şüpheli bulunması ve 112 kişinin tutuklu olması, dosyanın çok sayıda şirketi, finansal işlemi ve kişi arasındaki bağlantıyı kapsadığını gösteriyor.
Soruşturmanın merkezinde, yatırım fonlarının belirli hisse senetlerinde yoğunlaşması, fiyat hareketlerinin yapay biçimde oluşturulup oluşturulmadığı ve yatırımcıların birikimlerinin hangi işlemler sonucunda risk altına girdiği iddiaları bulunuyor.
Bu kapsamda fonları yöneten şirketlerin işlemleri kadar, sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim mekanizmalarının işleyişi de önem taşıyor. Şüpheli işlemlerle ilgili bildirimlerin ne zaman yapıldığı, bu bildirimlerin nasıl değerlendirildiği ve yetkili kurumların hangi önlemleri aldığı, soruşturmanın kurumsal boyutunu oluşturuyor.
Yüz binlerce yatırımcının tasarruflarını ilgilendiren bu dosyada tutuklama kararları, suçun işlendiğinin kesinleşmiş yargı kararıyla belirlendiği anlamına gelmiyor. Her şüphelinin hukuki sorumluluğunun kendi eylemleri ve somut deliller üzerinden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
İkinci İfadelerin Ardından Yanıt Bekleyen Sorular
Fatma Betül Sayan Kaya, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül’ün ikinci kez savcılığa çağrılması, soruşturmanın üst düzey siyasi ve idari bağlantıları bakımından yeni bir aşama olarak dikkat çekiyor. Ancak çağrının hangi deliller üzerine yapıldığı, önceki ifadelerle hangi noktaların karşılaştırıldığı ve yeni bir adli tedbir uygulanıp uygulanmayacağı konusunda doğrulanmış bilgi bulunmadan kesin bir sonuca varmak mümkün değil.
Dosyada ekonomik kazanç iddialarıyla kamu kurumlarının denetim sorumluluğu aynı soruşturmanın farklı başlıklarını oluşturuyor. Bir yanda sermaye piyasalarında yüksek tutarlı işlemler gerçekleştirdiği ileri sürülen kişiler, diğer yanda bu piyasaların düzenlenmesinden sorumlu olmuş kamu yöneticileri bulunuyor.
Bu iki alan arasındaki olası bağlantıların araştırılması, yalnızca belirli kişilerin hukuki durumunu değil, yatırımcıların mali sisteme duyduğu güveni de ilgilendiriyor. Çünkü sermaye piyasalarında işlem yapan yurttaşlar açısından temel güvence, piyasa kurallarının herkes için aynı biçimde uygulanması ve şüpheli işlemlerin siyasi veya ekonomik konumdan bağımsız olarak denetlenebilmesi.
İkinci ifadelerin ardından soruşturmanın hangi yönde ilerleyeceği henüz belli değil. Ancak kamuoyunun yanıt beklediği soru açık: Fonlarda olağan dışı kazançların oluştuğu süreçte kimler hangi bilgilere sahipti, denetim kurumları hangi işlemleri yaptı ve bu bilgiler savcılık tarafından somut delillerle nasıl değerlendirilecek?
- NHA / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ilişkin aktarılan soruşturma bilgileri, adliye muhabirlerinin 5 Kasım tarihli gözlemleri, önceki ifade işlemlerine ilişkin basın haberleri.











