Şile Belediyesi davasında 16 aydır tutuklu bulunan şehir plancısı Evren Buçan, ilk kapsamlı savunmasında kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek imar mevzuatına aykırı taleplere karşı çıktığı için hedef alındığını ileri sürdü. Dosyadaki WhatsApp yazışmalarına dikkat çeken Buçan, gözaltına alınmalarını kutladığını söylediği kişilerin kendilerine kumpas kurduğunu savundu. Görev yaptığı dört aylık dönemde kimseden para istemediğini belirten Buçan’ın savunması, belediyelerdeki imar kararları, ekonomik çıkar ilişkileri ve kamu görevlilerinin hukuki sorumluluklarını yeniden gündeme taşıdı.
- NHA – İSTANBUL | 5 Kasım 2026
Şile Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan şehir plancısı Evren Buçan, 4 Kasım’da İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptığı savunmada, hakkındaki suçlamaların imar mevzuatına aykırı talepleri kabul etmemesinden kaynaklandığını ileri sürdü. Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 11’i tutuklu 53 sanığın yargılandığı davanın yedinci duruşma gününde konuşan Buçan, kendisine yönelik suçlamaların somut deliller yerine, belediyedeki işlemlerinden rahatsız olduğunu iddia ettiği kişilerin beyanlarına dayandığını savundu.
İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu ve 21 yıllık şehir plancısı olan Buçan, Beyoğlu ve Silivri belediyelerindeki görevlerinin ardından Şile Belediyesi’nde Yapı Ruhsat Şefi olarak çalışmaya başlamıştı. Yaklaşık dört ay süren görevinin ardından 10 Temmuz 2025’te gözaltına alınan Buçan, 16 aya yaklaşan tutukluluğunun ardından ilk kez mahkeme önünde ayrıntılı savunma yapma olanağı buldu.
İddianamede belediyedeki imar ve ruhsat işlemleri üzerinden rüşvet, irtikap ve örgütlü suç iddiaları yer alıyor. Savcılık, belediyedeki bazı işlemlerin maddi çıkar karşılığında yürütüldüğünü öne sürerken sanıklar bu suçlamalara karşı farklı savunmalar yapıyor. Buçan ise kendisinin herhangi bir kişiden veya kurumdan para istemediğini, görevi sırasında kamu zararına yol açabilecek işlemleri engellemeye çalıştığını söyledi.
“Rant Düzenine Çomak Soktuk”
Buçan, savunmasında Şile Belediyesi’nde göreve başladıklarında yerleşik bazı uygulamalarla karşılaştıklarını, imar mevzuatına uygun olmayan talepleri reddettiklerini ve bu nedenle çeşitli kişilerle karşı karşıya geldiklerini anlattı. Kendisinin veya bir başkasının yararına para istemediğini belirterek hakkındaki suçlamaların benzer içerikli tanık anlatımlarına dayandığını ileri sürdü.
Belediyede geçmişten gelen kayırmacılık ilişkilerine müdahale ettiklerini söyleyen Buçan, “Kurdukları rant düzenine çomak soktuk” sözleriyle savunmasının temel iddiasını dile getirdi. Makamında saldırıya uğradığını, buna rağmen hukuka aykırı olduğunu düşündüğü işlemleri kabul etmediğini ifade etti.
Şehir planlaması ve yapı ruhsatı işlemleri, belediyelerin en önemli kamusal yetkileri arasında bulunuyor. Bir taşınmazın hangi koşullarda yapılaşmaya açılacağı, hangi projeye ruhsat verileceği veya mevzuata aykırı bir başvurunun reddedileceği yalnızca teknik kararlar değil; aynı zamanda önemli ekonomik sonuçları bulunan idari işlemler. Bu nedenle Buçan’ın savunmasında dile getirdiği iddialar, Şile’deki belirli imar başvurularının nasıl değerlendirildiği ve bu süreçlerde kimlerin hangi taleplerde bulunduğu sorularıyla doğrudan bağlantılı.
Buçan, hukuka aykırı talepleri reddettiği için suçlandığını savunurken iddianame belediyedeki bazı işlemlerin suç oluşturduğunu ileri sürüyor. İki anlatım arasındaki uyuşmazlığın çözümü, ilgili ruhsat dosyalarının, belediye kayıtlarının, iletişim içeriklerinin ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
WhatsApp Yazışmaları Ve Kumpas İddiası
Buçan’ın savunmasında dikkat çektiği konulardan biri, soruşturma dosyasında yer aldığı belirtilen WhatsApp yazışmaları oldu. Buçan, kendilerine kumpas kurduğunu iddia ettiği kişilerin gözaltı sürecini sevinçle karşıladığını belirterek bu yazışmaların incelenmesini istedi.
Duruşmayı izleyenlerin aktardığı ve eşi Esma Buçan tarafından kamuoyuyla paylaşılan sözlerinde, gözaltına alınmalarını kutladığını ileri sürdüğü kişiler için şu ifadeyi kullandı:
“Bu insanlar, bizim gözaltına alındığımız günü bayram ilan etmişler başkanım. Benim bayramım da çocuklarıma kavuştuğum gün olacak.”
Buçan’ın iddiasına göre, dosyada suçlamalara dayanak yapılan kişilerden bazılarının kendi aralarındaki iletişimleri, soruşturmanın arka planındaki ilişkilerin araştırılmasını gerektiriyor. Buçan, bu kişilerin kendilerine yönelik işlemlerden duydukları memnuniyetin ve daha önceki anlaşmazlıkların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Buçan, savunmasında hakkındaki iddialara karşı elindeki belgeleri sunacağını belirterek görevi sırasında karşılaştığını söylediği usulsüzlükleri de ortaya koyacağını ifade etti.
Aynı Davada Başka Sanıklardan Da Kumpas İddiası
Duruşmada Buçan’dan önce savunma yapan tutuklu sanık Ali Şafak da kendilerine kumpas kurulduğunu ileri sürdü. Şafak, Ali Bayram Üst, Recep Üst ve Mehmet Selçuk Aran gibi kişilerin içinde bulunduğunu iddia ettiği ilişkiler nedeniyle suçlandığını savundu.
Şafak’ın savunmasında, bir alışveriş merkezindeki kafede gerçekleşen görüşme önemli yer tuttu. Kendisine 5 bin avroluk danışmanlık ücreti verildiğini anlatan Şafak, aynı görüşmede para dolu pembe bir bavul teslim aldığı iddiasını reddetti. Böyle bir teslimat gerçekleşmiş olsaydı bunun görüntülerle veya başka somut kayıtlarla ortaya konulabileceğini savundu.
Davanın önceki günlerinde savunma yapan bazı sanıklar da belediyedeki imar işlemleri nedeniyle karşı karşıya geldikleri kişiler tarafından suçlandıklarını öne sürmüştü. Buna karşılık iddianamede, ruhsat ve iskân işlemlerinin yürütülmesi karşılığında maddi çıkar sağlandığına ilişkin suçlamalar bulunuyor.
Bu anlatımların birbirini desteklemesi, iddiaların doğrulandığı anlamına gelmiyor. Ancak mahkemenin yalnızca suçlayıcı ifadeleri değil, bu ifadeleri veren kişilerle sanıklar arasındaki önceki ilişkileri, anlaşmazlıkları ve olası çıkar çatışmalarını da incelemesi gerektiği yönündeki savunma taleplerini görünür kılıyor.
On Altı Aylık Tutukluluğun Aileye Yansıması
Evren Buçan’ın savunmasının son bölümünde, tutukluluğunun ailesi üzerindeki etkileri öne çıktı. Yaklaşık 16 aydır kalabalık bir koğuşta kaldığını belirten Buçan, eşi ve iki kızından ayrı geçirdiği süreyi, ailesinin karşılaştığı ekonomik güçlükleri ve cezaevi görüşlerinin sınırlılığını anlattı.
Buçan, eşinin avukatlık giderlerini karşılayabilmek için hayat sigortasını bozduğunu, kendisinin de gelir kaybının etkilerini azaltmak amacıyla aracını satmak zorunda kaldığını söyledi. Emekli anne ve babasının desteğine ihtiyaç duyduğunu, sağlık sorunları bulunan babasını uzun süredir göremediğini belirtti.
Bu açıklamalar, tutukluluğun yalnızca hakkında suçlama bulunan kişiyi değil, onunla birlikte yaşayan aile bireylerini de etkilediğini gösteriyor. Gelir kaybı, hukuki giderler, çocukların ebeveynlerinden ayrı kalması ve aile ilişkilerinin cezaevi görüşleriyle sınırlanması, yargılama henüz sonuçlanmadan ortaya çıkan sonuçlar arasında bulunuyor.
Buçan, yaklaşık 16 ay boyunca kendisini savunacağı duruşmayı beklediğini vurgulayarak adil yargılanma hakkının korunmasını istedi. Tutukluluğun devamı konusunda mahkemenin değerlendirme yapmasını talep etti.
Savunmasının sonunda kızlarına yazdığı mektuptan söz eden Buçan, gözyaşları içinde, “Kızlarıma bir mektup yazdım, o mektup kızlarıma ulaşmadan beni kızlarıma gönderin” diyerek tahliye talebinde bulundu.
İmar Kararlarından Ceza Yargılamasına Uzanan Sorumluluk
Şile Belediyesi davasında Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede, belediyenin imar ve ruhsat işlemlerinde örgütlü biçimde suç işlendiği ileri sürülüyor. Sanıkların önemli bir bölümü ise suçlamaları reddediyor veya olaylara ilişkin farklı açıklamalarda bulunuyor.
Evren Buçan’ın savunması, bu geniş dosyanın içinde belirli bir soruna odaklanıyor: Bir kamu görevlisinin imar mevzuatını uygularken verdiği kararlar ile kendisine yöneltilen suçlamalar arasındaki ilişki hangi somut kanıtlarla kuruluyor?
Buçan’ın hukuka aykırı talepleri engellediği için hedef alındığı iddiası da savcılığın rüşvet ve irtikap suçlamaları da yargılama sonunda deliller üzerinden değerlendirilecek. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı için sanıkların suçluluğundan söz edilemiyor.
Ancak davanın ortaya çıkardığı tartışma, Şile Belediyesi’ndeki birkaç imar işlemiyle sınırlı değil. Belediyelerin yapılaşma üzerindeki yetkileri, büyük ekonomik değerlerin oluştuğu bir alanda kullanılıyor. Bu yetkilerin kamu yararına uygun biçimde uygulanması kadar, görevini hukuka uygun yerine getiren kamu çalışanlarının baskı ve misillemeye karşı korunması da önem taşıyor.
Buçan’ın savunması, imar kararlarının hangi gerekçelerle verildiği, başvuruların neden kabul veya reddedildiği ve bu kararların arkasındaki ilişkilerin nasıl denetlenebileceği sorularını yeniden gündeme getirdi.
On altı aydır tutuklu bulunan şehir plancısının mahkeme salonunda dile getirdiği son talep ise hukuki tartışmanın insan yaşamındaki karşılığını görünür kıldı. Kızlarına yazdığı mektup ulaşmadan evine dönmek isteyen Buçan’ın durumu, tutukluluğun gerekliliği ve yargılamanın süresi bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir dosya olarak mahkemenin önünde duruyor.
Şile Belediyesi davasında bundan sonraki süreçte belirleyici olacak mesele, suçlamaların ve savunmaların hangi somut belgelerle doğrulandığı. İmar mevzuatına aykırı talepler, ekonomik çıkar ilişkileri ve kamu görevlilerinin sorumlulukları araştırılırken, kendisine kumpas kurulduğunu savunan bir kamu çalışanının iddiaları da aynı titizlikle incelenecek mi?
- NHA / ANKA Haber Ajansı – Beril Kaleli, Cumhuriyet, Demirören Haber Ajansı, Deutsche Welle Türkçe, AçıkSilivri Şile Davası Bağımsız İzleme Platformu, Esma Buçan ve Neden Tutuklu? sosyal medya paylaşımları, Toplumsal.














