back to top
Ana Sayfa Haberler Görüşme Tartışmasında Yeni Perde: Göktaş Anlattı, İnkâr Çöktü

Görüşme Tartışmasında Yeni Perde: Göktaş Anlattı, İnkâr Çöktü

Komedyen Deniz Göktaş, tutuklanma sürecinde Çağlayan Adliyesi’nde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin tartışmalara son noktayı koydu. Gazeteci Barış Pehlivan’ın ilk kez kamuoyuna taşıdığı görüşme, Kılıçdaroğlu’na yakın isimler tarafından önce yalanlanırken, daha sonra Göktaş’ın avukatlarının yaptığı açıklamalarla doğrulandı. Son açıklamalarla birlikte tartışmanın odağı, görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinden çok içeriğine ve siyasi anlamına kaydı.

İlk İddia Yalanlandı, Sonra Doğrulandı

Gazeteci Barış Pehlivan’ın gündeme getirdiği, Deniz Göktaş’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” dediği iddiası, ilk etapta Kılıçdaroğlu çevresinden gelen açıklamalarla reddedildi. Ancak daha sonra Göktaş’ın avukatlarının yaptığı açıklamalar, görüşmede dile getirilen ifadeleri doğrulayarak kamuoyundaki tartışmanın seyrini değiştirdi.

Son olarak gazeteci Fatih Altaylı’nın aktardığı açıklamada Deniz Göktaş, Çağlayan Adliyesi’nde Kılıçdaroğlu ile kısa bir görüşme yaptığını doğruladı ve sürecin ayrıntılarını paylaştı.

“CHP’yi Salın” Mesajı

Göktaş’ın aktardığına göre, sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu’nun kendisiyle görüşmek istediği bilgisi iletildi. Ancak bu talebi kabul etmediğini söyledi. Buna rağmen, Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkarılmadan önce “emrivaki” bir şekilde kısa bir görüşme gerçekleşti.

Göktaş, Kılıçdaroğlu’nun kendisine geçmiş olsun dileğinde bulunduğunu ve herhangi bir ihtiyacı olup olmadığını sorduğunu belirtti. Buna karşılık, “Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP’yi salın” dediğini aktaran Göktaş, Kılıçdaroğlu’nun bu sözlere yalnızca başını sallayarak karşılık verdiğini ifade etti. Ayrıca, “Avukatımın söyledikleri doğrudur” diyerek daha önce yapılan açıklamaları da teyit etti.

Tartışmanın Ekseni Değişti

Deniz Göktaş’ın açıklamasıyla birlikte tartışma, görüşmenin yapılıp yapılmadığından çok, neden ilk aşamada inkâr edildiği ve sonrasında doğrulanmasının siyasi sonuçları üzerinde yoğunlaşmaya başladı.

Kamuoyunda dikkat çeken süreç, bilgi akışındaki çelişkilerin siyasi krizlerde güven sorununu nasıl derinleştirdiğini bir kez daha ortaya koyarken, doğrulanan görüşmenin ardından ilk inkârların gerekçesi ise yanıt bekleyen temel sorulardan biri olarak gündemdeki yerini koruyor.