Fon soruşturmasını yakından izleyen gazeteci Bahadır Özgür, Halk TV yayınında dosyanın dikkat çekici halkalarından birini Gündoğdu Gıda üzerinden anlattı. Özgür’ün aktardığı tabloya göre, çalışan sayısı üzerinden dikkat çeken şirket yapısı ile borsadaki olağanüstü hisse yükselişi arasında milyarlarca liralık bir finansal hareket ortaya çıktı; Gündoğdu Gıda hisselerinin Pusula Portföy tarafından kullanılan yapının merkezindeki şirketlerden biri haline geldiği belirtildi.
Fon soruşturması derinleştikçe yalnızca portföy yönetim şirketleri ve fon hesaplarındaki para hareketleri değil, borsada kısa sürede olağanüstü değer kazanan şirketler de soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geliyor.
Halk TV yazarı ve gazeteci Bahadır Özgür, Halk TV’deki değerlendirmesinde bu tabloyu Gündoğdu Gıda üzerinden anlattı. Özgür’ün daha önce yayımladığı incelemede de Gündoğdu Gıda’nın, Pusula Portföy’ün büyümesinde kritik rol oynayan şirketlerden biri olduğu belirtilmişti. Şirketin hisselerindeki yükselişin üretim kapasitesi, yeni yatırım ya da ihracat artışıyla açıklanamayacak ölçüde gerçekleştiği savunuldu.
İki İşçi, Sıfır İnek Ve Milyarlık Değer
Özgür’ün dikkat çektiği nokta, şirketin ekonomik büyüklüğü ile fiili üretim kapasitesi arasındaki çarpıcı fark.
Gündoğdu Gıda 1998 yılında tekstil şirketi olarak kuruldu, 2008’de süt ürünleri sektörüne geçti ve 2011’de Manisa Salihli’de üretime başladı. Şirket 2023’te Ödemiş’te ikinci bir tesis kurdu. 15 Ağustos 2024’te şirketin yüzde 25’i Pusula’nın şirketi ALB Yatırım Menkul Değerler tarafından halka arz edildi.
Ancak Özgür’ün dikkat çektiği dönem, halka arz sonrasında başladı.
Gündoğdu Gıda’nın hisseleri 2025 ve 2026 döneminde olağanüstü bir yükseliş gösterdi. Özgür’ün Halk TV’deki incelemesine göre hisse fiyatındaki artış Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 4000’e ulaştı ve şirketin piyasa değeri 103 milyar liraya kadar çıktı. Aynı dönemde piyasa değeri açısından Arçelik ve Otokar gibi Türkiye’nin en büyük sanayi şirketlerinin üzerine çıkan bir tablo oluştu.
Özgür’ün sorusu tam da burada ortaya çıkıyor:
Üretim, yatırım veya ihracatta aynı ölçekte bir sıçrama yaşanmadan bir gıda şirketinin piyasa değeri nasıl 100 milyar liranın üzerine çıktı?
Pusula’nın Büyümesinde Gündoğdu Hattı
Fon soruşturmasının merkezindeki Pusula Portföy’ün yöneticileri Muhammet Yarız ve Serdar Turhan’ın tutuklanmasıyla birlikte şirketin yönettiği fonların hangi hisselerde yoğunlaştığı ve bu hisselerin nasıl değer kazandığı soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.
Özgür’e göre Gündoğdu Gıda, Pusula’nın borsadaki büyümesinin en dikkat çekici örneklerinden biri.
Halk TV’de yayımlanan incelemede, Pusula’nın Gündoğdu Gıda hisseleri üzerinden elde ettiği olağanüstü değer artışına dikkat çekilirken, şirketin hisse fiyatındaki yükselişin arkasında üretim kapasitesinde buna denk bir büyüme görülmediği vurgulandı.
Bu nedenle soruşturmanın yalnızca “fonlarda ne kadar para vardı?” sorusuyla sınırlı kalmadığı görülüyor.
Asıl meselelerden biri de şu:
Bu fonların taşıdığı hisseler hangi şirketlerde yoğunlaşıyordu, bu hisseler hangi tarihlerde ve hangi işlemlerle yükseldi, yükselişten kimler kazanç sağladı ve fiyatlar zirveye ulaştığında kimler satış yaptı?
Halka Arzdan Sonra Gelen “Mucize”
Gündoğdu Gıda’nın halka arz fiyatı ile daha sonraki piyasa değeri arasındaki fark, Özgür’ün değerlendirmesinin merkezinde bulunuyor.
Şirketin yüzde 25’lik bölümü 2024 yılında halka arz edildi. Daha sonra hisse fiyatı olağanüstü biçimde yükseldi. Özgür’ün aktardığı verilere göre 2026 yazında hisse değerindeki artış yüzde 4000 seviyesine ulaştı. Şirketin piyasa değeri ise 103 milyar liraya çıktı.
Bu yükselişin ardından şirketin piyasa değeri, Türkiye’nin köklü sanayi şirketlerinin piyasa değerleriyle karşılaştırılabilecek seviyeye geldi.
Özgür, bu yükselişi anlatırken temel soruyu şirketin üretim faaliyetleri üzerinden kuruyor: Bu kadar büyük bir değer artışını açıklayacak yeni fabrika, yeni yatırım, üretim sıçraması veya küresel pazar genişlemesi nerede?
Fon soruşturmasının önemli sorularından biri de böylece borsa fiyatı ile şirketin gerçek ekonomik faaliyetleri arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu haline geliyor.
Fon Balonunun Bedeli Küçük Yatırımcıya
Soruşturmanın kapsamı büyürken, fonlarda bulunan paraların ve hisse pozisyonlarının tasfiyesi de piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtı.
Bahadır Özgür daha önceki değerlendirmelerinde fonların yarattığı piyasa değerinin yüz milyarlarca liraya ulaşmasına dikkat çekmiş, sistemin çökmesiyle ortaya çıkan maliyetin kamuoyunun önüne çıktığını belirtmişti.
BirGün’de yayımlanan değerlendirmede de fonların halka arz edilmiş hisselerde yoğunlaşmasının ve büyük oyuncuların zirve seviyelerde pozisyonlarını boşaltmasının küçük yatırımcı açısından ciddi kayıplar yaratabileceğine dikkat çekildi.
Dolayısıyla Gündoğdu Gıda örneği tek başına bir şirketin hikâyesi olmaktan çıkıyor.
Fonların büyüklüğü arttıkça hisselerin fiyatı yükseliyor, fiyat yükseldikçe fonların portföy değeri büyüyor, portföy büyüdükçe daha fazla yatırımcı sisteme giriyor. Fiyatların tersine dönmesiyle birlikte bu mekanizmanın nasıl çalıştığı ve kimlerin çıkış fırsatı bulduğu ise soruşturmanın kritik başlıklarından biri haline geliyor.
Soruşturmanın Yeni Sorusu: Değer Nereden Geldi?
Fon soruşturmasında bugüne kadar Pusula ve Tera başta olmak üzere çok sayıda şirket ve yönetici hakkında adli işlemler yapıldı. Soruşturmanın para trafiği boyutunda yurtdışına transferler de gündeme geldi. Halk TV’nin daha önceki haberinde, Pusula yöneticileri Muhammet Yarız ve Serdar Turhan’ın İsviçre’deki hesaplarına toplam yaklaşık 4 milyar liralık transfer yapıldığı savcılık kaynaklarına dayandırılmıştı.
Tera cephesinde ise Emre Tezmen ile Hedef Holding yöneticileri arasındaki fon ve hisse hareketleri soruşturmanın başka bir ayağını oluşturuyor. Özgür’ün son incelemelerinden birinde, Tera’nın Beşiktaş sponsorluğunun açıklanmasından hemen önce Hedef Holding bünyesindeki İnfo Menkul’ün Beşiktaş hisselerinde yaklaşık 757,6 milyon liralık pozisyon taşıdığı ve sonraki 15 günlük dönemde pozisyonun yaklaşık yüzde 80’inin satıldığı ileri sürüldü.
Bütün bu örnekler aynı soruyu yeniden önümüze getiriyor:
Fonların büyüklüğü gerçekten yatırım performansından mı oluştu, yoksa belirli hisselerin fiyatlarının olağanüstü yükseltilmesiyle oluşan bir değer zinciri mi kuruldu?
Bu sorunun yanıtı, yalnızca fon yöneticilerinin ifadelerinde değil, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları, Takasbank verileri, şirket bilançoları, fon portföyleri ve işlem zamanlamalarının birlikte incelenmesiyle ortaya çıkacak.
“Sıfır Çalışan” Başlığı Neyi Gösteriyor?
Bahadır Özgür’ün “iki işçi, sıfır inek” başlığıyla gündeme getirdiği Gündoğdu Gıda örneği, fon soruşturmasının belki de en çarpıcı tarafını gösteriyor:
Borsada milyarlarca liralık değer yaratmak için şirketin gerçek ekonomik faaliyetinin aynı ölçekte büyümesi gerekmiyor.
Bir şirketin piyasa değerinin yükselmesi, o şirketin kasasına aynı miktarda nakit girdiği anlamına gelmiyor. Ancak hisse fiyatındaki yükseliş, şirketin ve ortakların kağıt üzerindeki servetini olağanüstü ölçüde artırabiliyor. Fonların da bu hisselerde büyük pozisyonlar taşıması halinde fiyat hareketleri fonların toplam büyüklüğünü doğrudan etkiliyor.
İşte soruşturmanın düğümlendiği nokta burada.
Hisseyi kim yükseltti, kim yükselişten yararlandı, kim zirvede sattı ve küçük yatırımcıya hangi fiyat kaldı?
Fon soruşturmasının gerçek boyutu, bu soruların yanıtları ortaya çıktıkça anlaşılacak.
Bahadır Özgür’ün Halk TV’de gündeme getirdiği Gündoğdu Gıda örneği ise dosyanın yalnızca “fon yöneticileri ne yaptı?” sorusundan ibaret olmadığını; fonların büyüttüğü şirket değerlerinin nasıl oluştuğunun da soruşturulması gereken ayrı bir halka olduğunu gösteriyor.
Ve rakamlar büyüdükçe, soru da büyüyor:
Üretimden milyarlar kazanılmadıysa, borsada milyarlar nereden yaratıldı?
- TB / Halk TV, Bahadır Özgür; BirGün; Halk TV












