İstanbul’da düzenlenmesi planlanan Trans Onur Yürüyüşü öncesinde Beyoğlu Kaymakamlığı’nın aldığı yasak kararıyla Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve İstiklal Caddesi polis bariyerleriyle çevrildi. Metro istasyonları kapatılırken, çok sayıda cadde ve sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Karar, kamu düzeni gerekçesiyle alınırken, ifade ve toplantı özgürlüğüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kent Merkezi Abluka Altında
Beyoğlu Kaymakamlığı, sosyal medya üzerinden yapılan yürüyüş çağrılarını gerekçe göstererek 21 Haziran boyunca ilçedeki tüm açık alanlarda toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, oturma eylemi ve bildiri dağıtımını yasakladı. Kararın ardından sabah saatlerinden itibaren Taksim Meydanı, Gezi Parkı, İstiklal Caddesi, Karaköy Meydanı ve çok sayıda bağlantı noktası polis bariyerleriyle kapatıldı.
Araç ve yaya trafiğine getirilen geniş kapsamlı kısıtlamalar, yalnızca olası bir yürüyüşü değil, kentin en yoğun kamusal alanlarından birindeki günlük yaşamı da doğrudan etkiledi.
Ulaşım Da Kısıtlandı
İstanbul Valiliği’nin kararı doğrultusunda Metro İstanbul, M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı’nın Taksim İstasyonu ile F1 Taksim-Kabataş Füniküler Hattı’nın ikinci bir duyuruya kadar hizmet vermeyeceğini açıkladı. M2 hattındaki Şişhane İstasyonu’nun Kasımpaşa çıkışı dışındaki tüm giriş ve çıkışlar da kapatılırken, trenler Taksim İstasyonu’nda durmadan seferlerine devam etti.
Kent merkezinde uygulanan olağanüstü güvenlik önlemleri, son yıllarda Onur Yürüyüşleri öncesinde rutin hale gelen yasak ve erişim kısıtlamalarının yeni bir örneği olarak değerlendirildi.
Hak Ve Özgürlükler Tartışması Yeniden Gündemde
Yetkililer kararın gerekçesini “kamu düzeni ve toplumsal barışın korunması” olarak açıklarken, insan hakları savunucuları ve hukuk çevreleri toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını hatırlatıyor.
Olası hak ihlallerine karşı İstanbul Barosu da gün boyunca başvuru yapılabilecek iletişim kanallarını kamuoyuyla paylaşırken, Taksim bir kez daha yalnızca fiziksel bariyerlerin değil, kamusal alanın kullanımı ve temel özgürlükler üzerine süren tartışmaların da simgesi haline geldi.











