back to top
Ana Sayfa Haberler Tanrıkulu: “İddianamesiz Tutukluluk, Mizahı Ve Savunmayı Cezalandırmanın Aracına Dönüştü”

Tanrıkulu: “İddianamesiz Tutukluluk, Mizahı Ve Savunmayı Cezalandırmanın Aracına Dönüştü”

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Çorlu Karatepe Cezaevi’nde komedyen Deniz Göktaş ile avukat Mehmet Pehlivan’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, her iki ismin de hukuka aykırı biçimde cezaevinde tutulduğunu savunan Tanrıkulu, Deniz Göktaş hakkında yaklaşık bir aydır iddianame hazırlanmadığını, Mehmet Pehlivan’ın ise avukatlık faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunduğunu belirtti. Açıklama, ifade özgürlüğü, savunma hakkı ve uzun tutukluluk uygulamalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Cezaevi Ziyaretinde İfade Ve Savunma Hakkı Vurgusu

YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili ve insan hakları savunuculuğu çalışmalarıyla bilinen Sezgin Tanrıkulu, Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş ile avukat Mehmet Pehlivan’ı ziyaret etti.

Ziyaret sonrasında kamuoyuna yaptığı açıklamada Tanrıkulu, kara mizah ve politik taşlamalarıyla tanınan Deniz Göktaş’ın hukuksuz biçimde cezaevinde tutulduğunu ileri sürdü. Göktaş’ın yaptığı tutukluluğa itirazların reddedildiğini belirten Tanrıkulu, yaklaşık bir aylık tutukluluk süresine rağmen iddianamenin hâlâ hazırlanmadığını ifade etti.

Tanrıkulu, Göktaş’ın sağlık durumunun iyi olduğunu, kamuoyundan gelen destek mesajlarını ilettiğini ve tüm dostlarına selam gönderdiğini aktardı.

“Mizahın Suç Sayıldığı Bir Dönemden Geçiyoruz”

Tanrıkulu, açıklamasında yalnızca bireysel bir tutukluluğa değil, Türkiye’de ifade özgürlüğünün içinde bulunduğu tabloya da dikkat çekti.

“Ne yazık ki Türkiye’de mizah yapmanın, politik espri üretmenin dahi suç sayıldığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Tanrıkulu, Deniz Göktaş’ın kuyu tipi olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevinde tutulduğunu belirtti.

İfade özgürlüğü alanında çalışan uluslararası insan hakları kuruluşları, sanatçılar, gazeteciler ve mizahçılar hakkında yürütülen ceza soruşturmalarının demokratik toplumlarda ancak zorunlu ve ölçülü koşullarda uygulanması gerektiğini vurgularken, uzun tutukluluk sürelerinin cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Avukatın Tutukluluğu Savunma Hakkı Tartışmasını Derinleştiriyor

Tanrıkulu’nun ziyaret ettiği bir diğer isim ise avukat Mehmet Pehlivan oldu.

Pehlivan’ın yalnızca mesleki faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunduğunu savunan Tanrıkulu, “Hukuken çoktan tahliye edilmiş olması gereken bir dosyada hukuksuz tutukluluğu devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Savunma makamının bağımsızlığı, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olarak kabul edilirken, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaları uzun süredir hukuk çevreleri ve uluslararası meslek örgütlerinin gündemindeki başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

Tutukluluk Uygulamaları Yeniden Tartışılıyor

Tanrıkulu’nun Çorlu Karatepe Cezaevi ziyaretinin ardından yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’de tutukluluğun istisnai bir koruma tedbiri olmaktan çıkarak fiili bir cezalandırma yöntemine dönüştüğü yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle iddianamenin uzun süre hazırlanmaması, tutukluluğa yönelik itirazların reddedilmesi ve ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemler nedeniyle açılan soruşturmalar, hem iç hukukta hem de uluslararası insan hakları standartları bakımından tartışılmaya devam ediyor.

İnsan hakları savunucuları ve hukuk örgütleri, ceza adalet sisteminin demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işletilmesi, tutukluluk tedbirinin istisnai niteliğinin korunması ve ifade ile savunma özgürlüğüne ilişkin güvencelerin etkin biçimde uygulanması çağrılarını yineliyor.