back to top
Ana Sayfa Ekonomi Emek Madenciler Alacaklarını İstiyor, Verilen Sözler Yine Tutulmuyor

Madenciler Alacaklarını İstiyor, Verilen Sözler Yine Tutulmuyor

Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik’te çalışan ve aylardır kıdem tazminatı ile diğer hak edişlerini alamayan yüzlerce maden işçisi, resmi makamlar önünde verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini belirterek Ankara’da holding binası önünde süresiz oturma eylemi başlattı. İşçiler, hak ettikleri alacaklar hesaplarına yatırılıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ilan etti.

Resmi Taahhütler Yerine Gelmedi, İşçiler Yeniden Alanlarda

Eskişehir’de Yıldızlar SSS Holding bünyesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, ödenmeyen kıdem tazminatları ve diğer alacakları nedeniyle bu kez Ankara’da holding merkezinin önünde oturma eylemine başladı.

İşçilere göre, daha önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmelerde şirket yetkilileri, yaklaşık 580 işçinin alacaklarının 23 Temmuz tarihinde ödeneceği yönünde taahhütte bulundu. Ancak aradan geçen süreye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirten işçiler, verilen sözlerin bir kez daha yerine getirilmediğini ifade ediyor.

Haklarını almak için aylarca beklediklerini söyleyen madenciler, artık beklemek yerine doğrudan hak arama mücadelesini büyütme kararı aldıklarını dile getiriyor.

“Paralar Yatana Kadar Buradan Ayrılmayacağız”

Holding önünde açıklama yapan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, işçilerin sabrının tükendiğini söyledi.

Kocabıyık, yaklaşık bir buçuk ay önce başlattıkları eylem sürecinde Ankara’ya yürüyüşlerinin güvenlik gerekçesiyle engellendiğini hatırlatarak, buna rağmen devlet yetkililerinin arabuluculuğunda verilen sözlere güvendiklerini belirtti.

Ancak gelinen noktada herhangi bir ödemenin yapılmadığını ifade eden Kocabıyık, işçilerin holding önünden ayrılmayacağını şu sözlerle duyurdu:

“Bu paralar hesaplara geçinceye kadar 7 gün 24 saat buradayız. Artık dönüş yok. Ya bu paralar ödenecek ya da mücadelemiz sürecek.”

Kocabıyık, yıllardır verilen sözlerin tutulmadığını, işçilerin ailelerine karşı mahcup edildiğini ve artık bu belirsizliğin sona ermesi gerektiğini vurguladı.

Yalnızca Bir İşletmenin Değil, Holdingin Sorunu İddiası

Sendika, yaşanan mağduriyetin yalnızca Doruk Madencilik ile sınırlı olmadığını da öne sürdü.

Talih Kocabıyık, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki farklı işletmelerde çalışan emekçilerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, yaşananların münferit bir ödeme gecikmesi değil, yapısal bir sorun haline geldiğini savundu.

Bu nedenle holding bünyesinde hak kaybı yaşayan tüm çalışanlara dayanışma çağrısı yapan sendika, ortak mücadelenin büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

Emekçinin Beklediği Lütuf Değil, Kazanılmış Hakkı

İş hukukunun en temel ilkelerinden biri, işçinin ücretinin ve yasal hak edişlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesidir. Ücret, kıdem tazminatı ve diğer yasal alacaklar işverenin takdirine bırakılmış bir ödeme kalemi değil; hukuken güvence altına alınmış kazanılmış haklardır.

Bu nedenle, resmi makamların katılımıyla verilen ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi yalnızca işçilerin ekonomik yaşamını değil, kamu kurumlarının arabuluculuk süreçlerine duyulan güveni de zedeleyen bir tablo ortaya çıkarıyor.

Aylarca alacağını bekleyen emekçiler için mesele yalnızca maaş ya da tazminat değil; ailelerinin geçimi, çocuklarının eğitimi ve temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanması anlamına geliyor.

Emek Mücadelesi Büyüyor

Türkiye’de son yıllarda farklı sektörlerde yaşanan ücret krizleri, tazminat anlaşmazlıkları ve hak gaspları nedeniyle işçi eylemleri giderek artarken, Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki direnişi de bu mücadelenin yeni halkalarından biri olarak öne çıkıyor.

Holding önünde başlatılan oturma eylemi, yalnızca ödenmeyen alacakların tahsil edilmesi talebi değil; emeğin karşılığının zamanında verilmesi, verilen sözlerin tutulması ve çalışma yaşamında hukuki güvencelerin fiilen işletilmesi talebini de içeriyor.

Madenciler, mücadelelerinin sonunda istedikleri şeyin yeni bir hak değil; yıllarca üreterek kazandıkları ve yasal güvence altında bulunan emeklerinin karşılığı olduğunu vurguluyor.