back to top
Ana Sayfa Haberler 13 Ay Sonra Gelen Duruşma Tarihi: Adalet Beklemek Değil, Adalete Ulaşabilmek

13 Ay Sonra Gelen Duruşma Tarihi: Adalet Beklemek Değil, Adalete Ulaşabilmek

Evren Buçan’ın 13 aydır tutuklu bulunmasının ardından duruşma tarihinin nihayet belirlenmesi, ailesi için bir hukuk işleminin ötesinde büyük bir umut anlamına geldi. Eşi Esma Buçan’ın “ha bugün ha yarın” diyerek geçen ayları, gözyaşlarını ve belirsizliği anlattığı paylaşımı, uzun tutukluluğun insan hayatında nasıl bir bekleme cezasına dönüşebildiğini gözler önüne serdi.

İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek Evren Buçan davasının duruşması 19 Ekim 2026 saat 10.00’da yapılacak. Esma Buçan, sosyal medya paylaşımında 13 aydır süren belirsizliğin ardından dava gününün belirlenmesini, “Umut ediyoruz. Adalet istiyoruz” sözleriyle duyurdu.

Bir mahkeme tarihinin aile için böylesine büyük bir sevince dönüşmesi, aslında sevincin kendisinden çok 13 aylık bekleyişin ağırlığını anlatıyor. Çünkü adalet sisteminde tutukluluk bir ceza değil, istisnai bir koruma tedbiri olmalı; yargılama ise makul sürede sonuçlandırılmalıdır.

Bir Tarihin Ardındaki 13 Ay

Esma Buçan’ın paylaşımındaki en çarpıcı nokta, eşinin özgürlüğüne kavuştuğunu değil, nihayet ne zaman yargılanacağını öğrendiğini duyurması. “Kaç gece gözyaşı döktüğümüzü” ve “13 aydır yaşadığımız belirsizliği” anlatan Buçan, dosyanın hukuka ve vicdana uygun değerlendirilmesini ve suçsuz insanların bir gün dahi sevdiklerinden ayrı kalmamasını istedi.

Bu tablo, tutukluluk ile cezalandırma arasındaki sınırın neden bu kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan bir insanın aylarca cezaevinde tutulması, özellikle yargılamanın başlaması dahi uzun süre bekleniyorsa, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Adaletin Ölçüsü Beklemek Olmamalı

Esma Buçan’ın yaşadığı sevinç, bir açıdan da Türkiye’de adaletin gündelik hayattaki karşılığını gösteriyor. Bir ailenin aylarca yalnızca bir duruşma tarihi beklemesi ve o tarihin belirlenmesini büyük bir mutlulukla karşılaması, hukuk sisteminin insanlara yaşattığı belirsizliğin boyutunu ortaya koyuyor.

Adalet, yalnızca mahkemenin sonunda verilecek karardan ibaret değildir. Makul sürede yargılanmak, savunma hakkını kullanabilmek ve tutukluluğun cezaya dönüşmemesi de adaletin kendisidir.

19 Ekim artık Esma Buçan ve ailesi için takvimdeki sıradan bir tarih değil. O tarihin arkasında 13 aylık ayrılık, bekleyiş, gözyaşı ve umut var. Bir pusulada yazan birkaç satır, bir ailenin aylarca süren hayatını yeniden hareketlendirebiliyorsa, asıl sorulması gereken soru belki de şudur:

Bir insanın yargılanacağı günü öğrenmesi neden özgürlüğüne kavuşmuş kadar sevindirici hale geldi?


Kaynak: Esma Buçan’ın sosyal medya paylaşımı ve İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait UYAP duruşma bilgisi. Duruşma: 19 Ekim 2026, 10.00.