Motorinde bir hafta içinde önce 6,85 TL’lik zam beklentisi, ardından ÖTV’nin sıfırlanmasıyla 9,25 TL indirim ve aynı gün 8,89 TL zam yaşandı; sonuçta indirim tabelada kalırken motorinin litresi 80 TL’yi aştı, benzine de 1,52 TL zam geldi.
Bir Depoda Üç Farklı Fiyat
Akaryakıt piyasası bu hafta milyonlarca sürücü açısından fiyat değişiminden çok, fiyat değişiminin hızını takip etme sınavına dönüştü. Çarşamba günü motorine 6,85 TL, benzine ise 2 TL zam beklentisi gündeme geldi. Eşel mobil sistemi kapsamında artışın belirli bölümünün ÖTV’den karşılanması planlanırken, sürücünün pompadaki maliyetinin de yükselmesi bekleniyordu.
Ancak beklenen zam uygulanmadı. Bunun yerine motorinin ÖTV’si Cumhurbaşkanı kararıyla sıfırlandı. Perşembe günü ise akaryakıt tabelalarında adeta fiyat cambazlığı yaşandı: Motorine önce 9,25 TL indirim, hemen ardından 8,89 TL zam geldi.
Sürücünün cebine yansıyan nihai sonuç ise oldukça tanıdık: Büyük görünen indirim birkaç saat içinde büyük ölçüde geri alındı ve motorinin litre fiyatı 80 TL’nin üzerine çıktı. Benzinin fiyatı da 1,52 TL yükseldi.
İndirim Geldi, Zam Arkasından Yetişti
Ortaya çıkan tablo, teknik olarak farklı fiyatlama mekanizmalarının sonucu olsa da tüketici açısından son derece basit bir soruya dönüşüyor: “Madem 9,25 TL indirim vardı, bu indirim nereye gitti?”
Yanıt, akaryakıt fiyatlarının yalnızca ham petrol fiyatıyla değil; ÖTV düzenlemeleri, kur, ürün fiyatları ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerle birlikte belirlenmesinde yatıyor. Ancak sistemin teknik gerekçeleri, aynı gün içinde önce çift haneli sayılabilecek bir indirimin, ardından neredeyse aynı büyüklükte bir zammın yaşanmasını sürücünün gözünde daha anlaşılır hale getirmiyor.
Tam tersine, pompa fiyatlarının saatler içerisinde farklı yönlere hareket etmesi, zaten yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı altında bütçesini dengelemeye çalışan yurttaş açısından “fiyat mı değişiyor, yoksa hesaplama yöntemi mi?” sorusunu büyütüyor.
90 Liralık Eşik Kapıdaydı
Çarşamba günü gündeme gelen zam uygulansaydı motorinin litre fiyatı yaklaşık 90 TL seviyesine yaklaşacaktı. Eşel mobil mekanizması kapsamında zam gereksiniminin yüzde 25’inin ÖTV’den karşılanması, kalan bölümün ise pompa fiyatına yansıması öngörülüyordu. Böylece motorine yaklaşık 5,13 TL’lik, benzine ise 1,50 TL’lik artış söz konusu olacaktı.
Zam ertelendi ve ardından ÖTV sıfırlandı. Fakat sürücünün karşısına çıkan nihai tablo yine bir fiyat artışı oldu. Bu kez zam, önceki gün konuşulan rakamdan farklı bir mekanizma üzerinden gerçekleşti.
Böylece akaryakıt fiyatlarında “zam gelmedi” ile “zam yok” arasındaki fark bir kez daha ortaya çıktı. Pompa fiyatını takip eden yurttaş için sonuç ise oldukça somut: Motorin 80 TL sınırını geçti.
Hürmüz Belirsizliği Pompayı Sallıyor
Fiyat hareketlerinin arkasındaki temel dış etkenlerden biri ise ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlik. Küresel enerji piyasalarında petrol arzına ilişkin risklerin artması, Brent petrol fiyatlarıyla birlikte motorin ve benzin ürün fiyatlarında da sert dalgalanmalara yol açıyor.
Risklerin yükseldiği dönemlerde fiyatlar yukarı yönlü hareket ederken, ateşkes beklentileri veya jeopolitik gerilimin azalacağı yönündeki işaretler fiyatlarda geçici gevşemeler yaratabiliyor. Bu oynaklık Türkiye’de döviz kuru ve vergi politikalarıyla birleştiğinde, akaryakıt fiyatlarının tüketici açısından öngörülebilirliğini daha da azaltıyor.
Sektör kaynakları ise mevcut tablo itibarıyla gelecek haftaya kadar yeni bir akaryakıt fiyat hareketi beklenmediğini belirtiyor. Fakat son bir haftada yaşananlar düşünüldüğünde, sürücünün bu açıklamayı ne kadar rahatlıkla karşılayacağı ayrı bir soru.
Asıl Mesele Fiyatın Kendisi Değil
Akaryakıtta bu haftanın ironisi, yalnızca benzinin veya motorinin kaç liraya çıktığında değil, fiyatlandırmanın yurttaşa nasıl göründüğünde yatıyor. Bir gün zam beklentisi, ertesi gün ÖTV sıfırlaması, aynı gün 9,25 TL indirim ve 8,89 TL zam…
Kağıt üzerinde her hareketin ekonomik ve mali bir açıklaması olabilir. Fakat geçim sıkıntısının ağırlaştığı bir dönemde yurttaşın gördüğü tablo daha yalın: İndirim geliyor, zam onu birkaç saat içinde takip ediyor; sonuçta pompa yine daha pahalı.
Bu nedenle akaryakıttaki son fiyat hareketi, yalnızca bir enerji piyasası gelişmesi değil; vergi politikası, küresel petrol fiyatları ve tüketicinin satın alma gücü arasındaki ilişkinin de çarpıcı bir göstergesi. “Bizimle eğleniyorlar mı?” sorusunu sorduran şey de tam olarak bu: Fiyat tabelasında yaşanan hareketlilik ne kadar teknik olursa olsun, faturayı ödeyen açısından değişmeyen tek gerçek, akaryakıtın giderek daha pahalı hale gelmesi.
Kaynaklar
Haber, Anadolu Ajansı (AA) tarafından aktarılan sektör bilgileri, Cumhurbaşkanı’nın Resmî Gazete’de yayımlanan ÖTV düzenlemesi ve akaryakıt piyasasına ilişkin sektör verileri esas alınarak yeniden kurgulanmıştır.














