back to top
Ana Sayfa Haberler Ahmet Şık’tan Gürlek’e Süzer Plaza Soruları: 750 Bin TL Kira, 30 Milyon...

Ahmet Şık’tan Gürlek’e Süzer Plaza Soruları: 750 Bin TL Kira, 30 Milyon TL Tadilat Ve SPK Bağlantısı

TİP Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık, fon soruşturmasında iktidara yakın isimler hakkındaki tutuklama tartışmasından Süzer Plaza’ya, SPK İstanbul temsilciliğinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’in iddia edilen konut ilişkilerine kadar uzanan bir dizi iddiayı gündeme taşıdı. Şık, Gürlek’e “750 bin TL kira kim tarafından ödeniyor, 30 milyon TL’lik tadilatın parasını kim verdi?” sorularını yöneltti. İddiaların önemli bölümü henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil.

Türkiye’de sermaye piyasalarını sarsan fon soruşturması üzerinden “hukuk herkese eşit uygulanıyor mu?” tartışması sürerken, TİP İstanbul Milletvekili ve gazeteci Ahmet Şık, tartışmayı bu kez Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Süzer Plaza üzerinden genişleten bir paylaşım yaptı.

Şık, sosyal medya hesabından yaptığı uzun paylaşımda önce tutuksuz yargılama ilkesinin herkes için geçerli olması gerektiğini belirtti, ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında kamuoyuna yansıyan sermaye piyasası iddialarını hatırlattı.

Şık’ın asıl gündemi ise Süzer Holding, Süzer Plaza, SPK ve Adalet Bakanı Akın Gürlek arasındaki olduğu öne sürülen ilişkiler oldu.

Fon Soruşturmasından Gürlek’e Uzanan Soru

Ahmet Şık, paylaşımında “Tutuksuz yargılama esastır” ilkesinden vazgeçmediklerini belirtirken, aynı ilkenin iktidara yakın olduğu ileri sürülen kişiler bakımından da nasıl uygulandığının sorgulanması gerektiğini savundu.

Şık, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın sermaye piyasası işlemleri konusunda gündeme gelen rakamları da bu çerçevede aktardı.

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre Kaya çifti yaklaşık 163 milyon 46 bin TL yatırım yaparak yaklaşık beş ay sonra 2 milyar 170 milyon TL çekti. İddialar, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre tarafından gündeme getirilmişti. Kaya ise 27 Eylül’de yaptığı açıklamayla, iddiaların tüm yönleriyle araştırılabilmesi için AKP’deki görevlerinden istifa ettiğini duyurdu.

Şık, bu gelişmenin ardından “neden hala tutuklanmadı?” sorusunu gündeme getirirken, Kaya hakkında kesinleşmiş bir suçluluk kararı bulunmadığını da göz ardı etmeyen bir hukuki çerçeve kurulması gerektiği belirtilmeli. Nitekim kamuya açık kaynaklarda söz konusu rakamların tamamının bağımsız biçimde doğrulandığına ilişkin resmi MKK veya aracı kurum kayıtları yayımlanmış değil.

Süzer Plaza’nın Geçmişi Yeniden Gündemde

Şık’ın ikinci başlığı Süzer Plaza.

İstanbul’un Harbiye semtindeki yapı kamuoyunda uzun yıllardır “Gökkafes” adıyla biliniyor. Binanın imar ve ruhsat süreci geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, mahkemeler ve merkezi yönetim arasında uzun tartışmalara konu oldu.

TBMM kayıtlarına göre dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, 2004 yılında Gökkafes’in imar sürecine ilişkin Meclis’e soru önergesi vermişti. Önergede yapının başlangıçta 24 metre ve 48 bin metrekare olarak öngörülen yapılaşma koşullarının daha sonra 134 metre ve 110 bin metrekareye çıkarıldığı, imar değişikliklerinin yargıya taşındığı belirtiliyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yayımladığı planlama dokümanında da 1989’da Nurettin Sözen döneminde yapının mühürlendiği, Süzer Holding’in açtığı davayı kazanmasının ardından bakanlık kararıyla inşaatın yeniden başladığı aktarılıyor. Aynı belgede, 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan döneminde de yapının yıkılmasının gündeme geldiği, 1997’de ise Beyoğlu Belediyesi sınırları içindeki arazinin Şişli sınırlarına geçirildiği bilgisi yer alıyor.

Şişli Belediyesi’nin Harbiye üzerine hazırladığı çalışmada da Gökkafes’in tartışmalı imar süreci, sınır değişikliği ve yapılaşma tartışmaları ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Bugün yapıda Ritz-Carlton oteli ve Nobu gibi işletmeler bulunuyor.

SPK’nın İstanbul Adresi: Süzer Plaza

Ahmet Şık’ın paylaşımındaki en somut ve kamuya açık biçimde doğrulanabilen bağlantılardan biri ise SPK.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun resmi internet sitesinde İstanbul temsilciliğinin adresi açıkça Harbiye Mahallesi, Asker Ocağı Caddesi No:6, Süzer Plaza, Şişli/İstanbul olarak gösteriliyor.

Dolayısıyla Şık’ın SPK ile Süzer Plaza arasındaki bağlantıya ilişkin iddiasının bu bölümü tartışma konusu değil; kurumun kendi resmi adres bilgileriyle doğrulanıyor.

Şık’ın dikkat çektiği diğer isim ise Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşi Elif Gülşah Gürlek.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Elif Gülşah Gürlek, 11 Kasım 2024 tarihli atama kararıyla SPK üyeliğine getirildi. Bu nedenle Şık’ın paylaşımında söz konusu edilen SPK, Süzer Plaza ve Gürlek ailesi arasındaki fiziksel yakınlık iddiasının bir bölümü kamuya açık kurumsal bilgilerle kurulabiliyor.

Asıl İddia: Gürlek’in Süzer Plaza’daki Konutu

Ancak Şık’ın paylaşımındaki en ağır iddialar burada başlıyor.

Şık, Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek’in Süzer Plaza’daki Ritz-Carlton bölümünde bulunan bir dairede kiracı olduklarını öne sürüyor.

Dairenin tapu sahibinin AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen olduğunu iddia eden Şık, aylık kiranın 750 bin TL olduğunu ve dairenin taşınmadan önce yaklaşık 30 milyon TL’lik tadilat ve döşeme işleminden geçirildiğini ileri sürüyor.

Şık ayrıca bu tadilat ve döşeme masraflarının Süzerler’e ait bir şirket tarafından karşılandığını iddia ediyor.

Ancak bu iddialar açısından kritik bir gazetecilik notu var:

Kira sözleşmesi, tapu kaydı, ödeme dekontları, tadilat faturaları veya ilgili şirket kayıtları kamuya açık biçimde ortaya konulmuş değil.

Dolayısıyla bu bilgiler şu aşamada Ahmet Şık’ın kamuoyuna taşıdığı iddialar niteliğinde.

Tam da bu nedenle Şık’ın paylaşımının haber değeri, iddiaların doğrulanmış gerçekler olarak aktarılmasından değil, kamu görevlileri ile özel şirketler arasındaki olası ilişkiler konusunda ortaya attığı soruların yanıt beklemesinden kaynaklanıyor.

“750 Bin TL Kira Kim Tarafından Ödeniyor?”

Şık, paylaşımının sonunda doğrudan Akın Gürlek’e yönelttiği soruları sıraladı.

İlk sorular, söz konusu dairenin kime ait olduğu ve Gürlek ailesinin bu konutta kiracı olup olmadığı üzerine.

Şık, aylık 750 bin TL olduğu öne sürülen kira bedelinin ödenip ödenmediğini, ödeniyorsa kim tarafından ödendiğini ve buna ilişkin banka dekontlarının bulunup bulunmadığını soruyor.

İkinci başlık ise çok daha yüksek miktarlı:

30 milyon TL olduğu ileri sürülen tadilat ve döşeme giderlerini kim karşıladı?

Bu sorunun yanıtı, iddia edilen kira ilişkisinin ötesinde, kamu görevlisi ile özel şirket arasında herhangi bir mali menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığı açısından önem taşıyor.

Fakat yine aynı noktayı vurgulamak gerekiyor: Şık’ın ortaya attığı rakamlar ve ödeme ilişkileri henüz bağımsız belgelerle doğrulanmış değil.

Davut Yasin Bilen Sorusu

Şık’ın açıklamasında adı geçen bir diğer isim Davut Yasin Bilen.

Şık, Bilen’in Süzer Plaza’da yaşadığını, plaza içindeki bazı ilişkilerde etkili olduğunu ve Gürlek ailesinin kaldığını ileri sürdüğü dairenin tapu sahibinin de Bilen olduğunu iddia ediyor.

Bu iddialara ilişkin kamuya açık, bağımsız bir tapu belgesi veya resmi kayıt bulunmadan bunların kesinleşmiş bilgiler olarak aktarılması mümkün değil.

Ancak Şık’ın sorusu açık:

Akın Gürlek ile Davut Yasin Bilen arasında nasıl bir ilişki var?

Ve daha önemlisi:

Gürlek ailesinin yaşadığı öne sürülen dairenin mülkiyeti gerçekten Bilen’e mi ait?

Bu soruların yanıtı ancak tapu kayıtları, kira sözleşmesi ve ödeme belgeleriyle ortaya konulabilir.

Baran Süzer İçin Adli Kontrol Kararı Verilmişti

Şık’ın Süzer ailesiyle ilgili paylaşımında dikkat çektiği bir başka olay ise Ali Baran Süzer’in 2025 yılındaki uyuşturucu soruşturması.

Bu bölümde ise bağımsız kaynaklarla doğrulanabilen bir gelişme bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 28 Aralık 2025’te İstanbul genelinde eğlence mekanları ve otellere yönelik operasyonlar düzenlendi. Ali Baran Süzer’in de aralarında bulunduğu 19 kişi gözaltına alındı.

29 Aralık’ta adliyeye sevk edilen Ali Baran Süzer hakkında tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol uygulanarak serbest bırakıldı. Aynı dosyada Ege Karataşlı ise tutuklandı.

Bu bilgi, Şık’ın paylaşımındaki ilgili bölümün doğrulanabilen kısmı.

Ancak burada da önemli bir ayrım var: Adli kontrol kararı verilmesi, bir kişinin suçlu olduğu veya olmadığı anlamına gelmez. Bu, soruşturma sürecinde mahkemenin uyguladığı bir adli tedbirdir.

Gürlek’in Eşine Yönelik Soruşturmada Süzer Plaza Ayrıntısı

Süzer Plaza’nın Gürlek ailesiyle bağlantısı iddiasını ayrıca gündeme taşıyan dikkat çekici bir gelişme de Temmuz 2026’da yaşandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşi Elif Gülşah Gürlek’e yönelik eylem hazırlığında oldukları iddiasıyla iki kişi tutuklandı. Soruşturmanın tutuklamaya sevk yazısına yansıyan bilgilere göre CİMER’e yapılan ihbarda, şüphelilerin Süzer Plaza’nın adresini araştırdığı ve binaya yönelik bir eylem hazırlığından söz ettiği ileri sürüldü. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda iki ruhsatsız silah ve 3 milyon 206 bin TL nakit bulunduğu da soruşturma dosyasına ilişkin haberlerde yer aldı.

Bu gelişme, Süzer Plaza’nın Gürlek ailesinin güvenlik soruşturması içinde de adının geçmesine neden oldu.

Fakat bu olay, Şık’ın dile getirdiği konut, kira veya tadilat iddialarını doğrulayan bir belge anlamına gelmiyor.

Nobu Faturaları Ve Son Soru

Şık’ın son sorusu ise Süzer Plaza’daki Nobu restoranına ilişkin.

Şık, Elif Gülşah Gürlek’in restoranda yaptığı öne sürülen harcamaların aylık 250 bin TL civarında olup olmadığını ve bu faturaların kim tarafından ödendiğini soruyor.

Burada da kamuoyunun bilmesi gereken şey oldukça basit:

Fatura varsa kim tarafından kesildiği, ödeme yapıldıysa hangi hesaptan yapıldığı ve bunun kişisel harcama mı yoksa başka bir kurum ya da şirket tarafından karşılanan bir gider mi olduğu belgelerle ortaya konulabilir.

Dolayısıyla bu soru da belgeyle yanıtlanabilecek nitelikte.

Şık’ın Gürlek’e Yönelttiği 6 Soru

Ahmet Şık’ın paylaşımında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği sorular özetle şöyle:

  1. Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarının Süzer Plaza’da bir dairesi var mı?
  2. Akın Gürlek ve Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mı?
  3. Aylık 750 bin TL olduğu öne sürülen kira ödeniyor mu, ödeniyorsa kim ödüyor ve banka dekontları mevcut mu?
  4. Yaklaşık 30 milyon TL olduğu ileri sürülen tadilat ve döşeme masraflarını kim karşıladı?
  5. Dairenin sahibi olduğu öne sürülen Davut Yasin Bilen ile Akın Gürlek’in ilişkisi nedir?
  6. Elif Gülşah Gürlek’in Süzer Plaza’daki Nobu restoranında yaptığı ileri sürülen aylık 250 bin TL’lik yemek harcamalarının faturalarını kim ödüyor?

Bu soruların önemli özelliği, büyük bölümünün siyasi tartışmayla değil belgeyle yanıtlanabilecek olması.

Mesele Sadece Bir Daire Değil

Şık’ın paylaşımının asıl siyasi ve hukuki ağırlığı da burada ortaya çıkıyor.

Bir tarafta İBB soruşturması ve davasında tutuklu bulunan belediye yöneticileri, bürokratlar ve iş insanları hakkında yürütülen yargı süreçleri; diğer tarafta sermaye piyasası soruşturması kapsamında iktidara yakınlığı tartışılan isimlere ilişkin iddialar bulunuyor.

Bu dosyaların hukuki niteliği elbette birbirinden farklı.

Ancak aynı hukuk düzeninde görev yapan kamu görevlileri ve siyasi aktörler bakımından tutuklama, adli kontrol, malvarlığı incelemesi ve soruşturma süreçlerinin hangi ölçütlerle uygulandığı sorusu kamuoyunun meşru denetim alanında kalıyor.

Özellikle sermaye piyasası soruşturmasında 163 milyon TL’den 2,17 milyar TL’ye uzanan işlemlerle ilgili iddiaların gündeme gelmesinin ardından Fatma Betül Sayan Kaya’nın siyasi görevlerinden istifa etmesi, soruşturmanın siyasi boyutunu daha da büyüttü. Kaya’nın istifası, iddiaların doğrulandığı anlamına gelmiyor; kendisi açıklamasında sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için siyasi sorumluluk aldığını söyledi.

Tam da bu noktada Şık’ın soruları, kişisel bir tartışmanın ötesine geçerek kamu gücü, özel sermaye ve yargı makamları arasındaki ilişkilerin şeffaflığı meselesine dayanıyor.

Yanıt Bekleyen İddialar, Açıklanması Gereken Belgeler

Şık’ın paylaşımında yer alan bazı bilgiler resmi kayıtlarla desteklenebilir durumda: SPK’nın İstanbul temsilciliğinin Süzer Plaza’da bulunması ve Ali Baran Süzer hakkında 2025’te adli kontrol kararı verilmesi bunlar arasında.

Buna karşılık Gürlek ailesinin Süzer Plaza’daki belirli bir dairede kiracı olduğu, kiranın 750 bin TL olduğu, 30 milyon TL’lik tadilatın Süzerler tarafından karşılandığı, dairenin Davut Yasin Bilen’e ait olduğu ve Nobu’daki yemek faturalarının belirli bir kişi veya şirket tarafından ödendiği yönündeki iddialar için kamuya açık bağımsız doğrulama bulunmuyor.

Bu nedenle haberin merkezindeki soru şu:

Eğer bu iddialar gerçeği yansıtmıyorsa, yanıtı son derece kolay: Tapu, kira sözleşmesi, banka dekontları ve faturalar açıklanabilir.

Eğer doğruysa, bu kez kamu görevlileri ile özel şirketler ve kişiler arasındaki mali ilişkilerin niteliği sorusu ortaya çıkacak.

Türkiye’de yargıya güvenin en fazla tartışıldığı dönemde ihtiyaç duyulan şey de tam olarak bu: iddiaların sloganlarla değil, belgelerle yanıtlanması.

Ahmet Şık’ın gündeme getirdiği altı soru, bu nedenle yalnızca Akın Gürlek’e değil, kamu gücü kullanan herkesin özel sermayeyle kurduğu ilişkilerin şeffaflığına yöneltilmiş sorular olarak önem taşıyor.


  • TB / Ahmet Şık’ın X paylaşımı, DHA, Cumhuriyet, T24, Euronews Türkçe, Nefes