back to top
Ana Sayfa Haberler Saraç: Muhalefeti Bölüyor Dedi, Yönetimine Katıldı

Saraç: Muhalefeti Bölüyor Dedi, Yönetimine Katıldı

CHP’de mutlak butlan kararını “tamamen siyasi” ve “muhalefeti bölme operasyonu” olarak tanımlayan Necdet Saraç’ın yalnızca bir hafta sonra aynı kararın ürünü olarak oluşan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmesi, parti içindeki meşruiyet ve siyasi tutarlılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bir hafta önce eleştirilen sürecin, bir hafta sonra siyasi pozisyona dönüşmesi CHP tabanında yeni soruları beraberinde getirdi.

Bir Haftalık Siyasi Mesafe

26 Mayıs’ta Halk TV yayınında konuşan Necdet Saraç, CHP kurultayına ilişkin verilen mutlak butlan kararını açık biçimde “hukuki değil siyasi” olarak nitelendirmişti. Saraç, kararın iktidarın arzuladığı bir sonuç olduğunu savunmuş, amacın CHP içindeki tartışmaları derinleştirerek muhalefeti parçalamak olduğunu söylemişti.

O gün yaptığı değerlendirmelerde, iktidarın gerçek bir muhalefet istemediğini, CHP üzerinde yürütülen süreçlerin de bu hedefin parçası olduğunu ifade eden Saraç, muhalefetin ortak tavır alarak bu girişimleri boşa çıkarması gerektiğini savunuyordu.

Ancak aradan yalnızca yedi gün geçtikten sonra Saraç, daha önce siyasi olduğunu söylediği kararın sonucunda oluşan yeni CHP yönetiminde Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

Sözler İle Tercihler Arasındaki Uçurum

Saraç’ın ekranlarda yaptığı açıklamalar ile bugün üstlendiği görev arasındaki fark, CHP çevrelerinde ciddi bir siyasi tutarlılık tartışması yarattı.

Çünkü Saraç yalnızca mutlak butlan kararını eleştirmemiş, aynı zamanda kararın muhalefeti bölmeye yönelik bir operasyon olduğunu ileri sürmüş ve bu sürece karşı ortak direnç çağrısı yapmıştı. Bugün ise aynı sürecin ortaya çıkardığı yönetim yapısının en üst düzey yöneticilerinden biri olarak görev alıyor.

Bu durum, CHP tabanında “karşı çıkılan sürecin parçası olunabilir mi?” sorusunu gündeme taşırken, siyaset kurumunda ilke ve pozisyon arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına yol açtı.

CHP Tabanında Büyüyen Tepki

Özellikle kurultay çağrılarının yükseldiği ve çok sayıda milletvekili ile delegenin yeniden sandığa gidilmesini istediği bir dönemde Saraç’ın tercihi, parti tabanında eleştirilere neden oldu.

Eleştirilerin odağında yalnızca görev kabul edilmesi değil, görevin dayandığı siyasi zemine ilişkin daha önce yapılan sert değerlendirmeler bulunuyor. Bir hafta önce “siyasi operasyon” olarak tanımlanan sürecin, bir hafta sonra yönetim pozisyonuyla meşrulaştırıldığı yönündeki görüşler sosyal medyada ve parti çevrelerinde sıkça dile getiriliyor.

Parti üyeleri açısından tartışma artık yalnızca mutlak butlan kararının hukuki niteliği değil; o karar hakkında söylenen sözlerin ne kadar arkasında durulduğu meselesine dönüşmüş durumda.

Meşruiyet Krizinin Yeni Yüzü

CHP’de yaşanan kriz yalnızca yönetim değişikliği veya kurultay tartışmasıyla sınırlı görünmüyor. Tartışmanın merkezinde giderek daha fazla siyasi tutarlılık, temsil meşruiyeti ve demokratik irade soruları yer alıyor.

Necdet Saraç örneği ise bu tartışmanın sembollerinden biri haline gelmiş durumda. Çünkü siyaset kamuoyunda en çok dikkat çeken çelişkilerden biri, dün sert biçimde eleştirilen bir sürecin bugün aktif savunucusu ya da uygulayıcısı haline gelinmesi olarak görülüyor.

CHP tabanının ve delegelerin önümüzdeki süreçte vereceği tepki, yalnızca parti yönetiminin değil, bu tür siyasi dönüşümlerin kamuoyu nezdindeki karşılığını da belirleyecek.


TB / HalkTV