25 Ekim–1 Kasım haftasında Ankara’da iki kadın aynı gün öldürüldü; Aydın’da 21 yaşındaki Kumsal Kayan, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski erkek arkadaşının silahlı saldırısında yaşamını yitirdi. İpek Er’in ölümünün ardından açılan davada sanık hakkında beraat kararı verilirken Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni bulgular ve Diyarbakır’da sürdürülen adalet nöbeti de haftanın gündemindeydi. Kadınların yaşam hakkı, şiddetten korunma talepleri ve mahkeme kararları, farklı kentlerde aynı hafta içinde yeniden karşı karşıya geldi.
25 Ekim–1 Kasım 2026 haftasında Türkiye’nin farklı kentlerinden kadın cinayetleri, şiddet haberleri ve yargı kararları geldi. Ankara’da 30 Ekim günü 49 yaşındaki Aynur Ekici eski eşi tarafından iş yerinde, 19 yaşındaki Elif Kesen ise babasının silahlı saldırısında öldürüldü. Aydın’ın Nazilli ilçesinde 21 yaşındaki Kumsal Kayan, eski erkek arkadaşı tarafından başından vurularak yaşamını yitirdi. Aynı hafta Batman’da İpek Er’in ölümüne ilişkin davada verilen beraat kararı kamuoyuna yansıdı; Dersim’de Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma dosyasındaki yeni yazışmalar ortaya çıktı. Diyarbakır’da ise daha önce silahlı saldırıya uğrayan bir kadın, adliye önündeki nöbete katılarak güvenliğinin sağlanmasını istedi.
Bu derleme, belirtilen tarihler arasında yerel ve ulusal basına yansıyan, doğrulanabilen olayları ve yargı gelişmelerini kapsıyor. Türkiye genelinde o hafta yaşanan bütün kadın cinayetlerinin kesin sayısı olarak değerlendirilmemeli.
Ankara’da Aynı Gün İki Kadın Öldürüldü
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde 30 Ekim’de terzilik yapan 49 yaşındaki Aynur Ekici, iş yerinde eski eşi Doğan Yavuz tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Yavuz, saldırının ardından aynı silahla yaşamına son verdi.
İki kız çocuğu annesi olan Ekici’nin 2021 yılında Yavuz’dan boşandığı öğrenildi. Ekici’nin cenazesi 31 Ekim’de Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Aynı gün Ankara’nın Mamak ilçesinde 19 yaşındaki Elif Kesen, babası Bülent Kesen’in silahlı saldırısında yaşamını yitirdi. Saldırıda Elif Kesen’in birlikte yaşadığı Ercan Oruç da öldürüldü.
Polis soruşturmasına yansıyan bilgilere göre Bülent Kesen, kızının birlikte yaşadığı kişiyle ilişkisini onaylamıyordu. Olay günü Oruç’un evine giden Kesen, çıkan tartışmanın ardından silahla ateş etti ve olay yerinden kaçtı.
Saldırının ardından yakalanan Bülent Kesen gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Ankara’da aynı gün öldürülen iki kadından biri beş yıl önce boşandığı erkek tarafından iş yerinde, diğeri ise babası tarafından yaşadığı evin önünde hedef alındı. Elif Kesen’in birlikte yaşayacağı kişiye ilişkin kararına babasının karşı çıktığı bilgisi soruşturma kayıtlarına yansıdı.
Kumsal Kayan’ı Uzaklaştırma Kararı Koruyamadı
Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşayan 21 yaşındaki Kumsal Kayan, 27 Ekim’de eski erkek arkadaşı V.D.’nin silahlı saldırısına uğradı.
Karaçay Mahallesi’nde annesiyle birlikte yaşayan Kayan’ın evine gelen V.D., genç kadını tabancayla başından vurdu. Ağır yaralanan Kayan önce Nazilli Devlet Hastanesine, ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı.
Üç gün boyunca tedavi gören Kayan, 30 Ekim’de yaşamını yitirdi.
Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen V.D. hakkında daha önce uzaklaştırma kararı verildiği öğrenildi. Şüphelinin uyuşturucu kullanımı ve silahlı yaralama suçlarından kaydının bulunduğu da bildirildi.
Olayın ardından kaçan V.D., Eğriboyun Mezarlığı yakınlarında silahla yaşamına son verme girişiminde bulunmak üzereyken yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kumsal Kayan, 31 Ekim’de Sultanhisar ilçesine bağlı Eskihisar Mahallesi’nde toprağa verildi.
Kayan hakkında alınmış uzaklaştırma kararının hangi tarihte verildiği, kararın süresi, şüphelinin daha önce kararı ihlal edip etmediği ve herhangi bir ihlal nedeniyle hakkında işlem yapılıp yapılmadığına ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklanmadı.
İpek Er Davasında Beraat Kararı
Batman’ın Beşiri ilçesinde 2020 yılında yaşamını yitiren 18 yaşındaki İpek Er’in ölümüne ilişkin yargılamada yeni bir karar açıklandı.
Eski uzman çavuş Musa Orhan’ın “intihara yönlendirme” suçlamasıyla yargılandığı davada Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 22 Ekim’de beraat kararı verdi. Karar, 26 Ekim’de kamuoyuna yansıdı.
İpek Er, 7 Temmuz 2020’de Musa Orhan hakkında cinsel saldırı şikâyetinde bulunmuştu. 16 Temmuz’da geride bir mektup bırakarak yaşamına son verme girişiminde bulunan Er, 18 Ağustos’ta tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.
Musa Orhan, Er’e yönelik cinsel saldırı suçundan ayrı bir davada 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
İntihara yönlendirme davasında mahkeme, İpek Er’in bıraktığı mektubu, tanık beyanlarını, hastanede sağlık çalışanlarına anlattıklarını ve cinsel saldırı davasındaki mahkûmiyet hükmünü değerlendirdi. Mahkeme, bu delillerin intihara yönlendirme suçunun oluştuğunu kanıtlamak için yeterli olmadığına karar verdi.
Kararın ardından İpek Er’in annesi Hikmet Kılınç, adalet arayışını sürdüreceğini açıkladı. Kızının ölümünden sorumlu tuttuğu Musa Orhan’ın tutuklanmasını istedi.
Böylece aynı olaylar zinciriyle bağlantılı iki ayrı yargılamada, cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet ve intihara yönlendirme suçundan beraat kararları verilmiş oldu.
Gülistan Doku Dosyasında Yeni Yazışmalar
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolmasına ilişkin soruşturmada yeni dijital bulgular kamuoyuna yansıdı.
26 Ekim’de yayımlanan haberlerde, soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in telefonları ve diğer dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelere ilişkin bilgiler yer aldı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 27 Temmuz 2026 tarihli tutuklama talebi yazısında, dijital materyallerden elde edilen veriler arasında soruşturma bakımından önem taşıdığı değerlendirilen mesajların bulunduğu belirtildi.
Dosyaya yansıyan yazışmalardan birinde “Gereğini yaparsınız kardaş” ifadesi yer aldı. Soruşturma kapsamında darbedilmiş bir kişiye ait fotoğrafın da incelendiği bildirildi.
Gülistan Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, dijital materyallerin incelenmesinden yeni bulgular elde edilmesini beklediklerini açıkladı.
Altı yılı aşkın süredir kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun akıbeti henüz belirlenmedi. Soruşturmada ortaya çıkan yazışmaların kaybolma olayıyla bağlantısı ve dosyadaki diğer şüphelilerle ilişkisi adli incelemenin konusu olmaya devam ediyor.
Diyarbakır’da Kadınlar Adliye Önünde Nöbet Tuttu
Diyarbakır’da Şiddetle Mücadele Ağı tarafından başlatılan “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti”, 27 Ekim’de dördüncü haftasına girdi.
Diyarbakır Adliyesi önünde düzenlenen buluşmada öldürülen yedi kadının fotoğrafları taşındı. Açıklamada 18–26 Ekim tarihleri arasında yaşamını yitiren kadınların hikâyelerine yer verildi.
Nöbete, evinde komşusunun pompalı tüfekli saldırısına uğrayan Rojda Odabaşı da katıldı.
Odabaşı, saldırının ardından güvenliğinin sağlanmasını ve şüpheli hakkında verilen tahliye kararının yeniden incelenmesini istedi.
Kadın örgütleri, saldırının öldürme kastı yönünden de araştırılmasını talep etti. Adliye önündeki açıklamada şiddet faillerinin yargılanması, koruma kararlarının uygulanması ve kadınların başvurularının sonuçlandırılması istendi.
Nöbetin dördüncü haftasında daha önce öldürülen kadınların dosyaları da yeniden gündeme getirildi. Katılımcılar, yargı süreçleri devam eden olayların izlenmesini sürdüreceklerini bildirdi.
Kadın Mahpusların Sayısı 21 Bini Aştı
Hafta içinde yayımlanan bir başka araştırma, cezaevlerindeki kadınların durumunu gündeme taşıdı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Türkiye’deki 434 bin 337 mahpusun 21 bin 179’u yetişkin kadın, 266’sı ise kız çocuğu. Böylece cezaevlerinde bulunan kadın ve kız çocuklarının toplam sayısı 21 bin 445’e ulaştı.
2005 yılında 1.802 olan kadın mahpus sayısı, yaklaşık 21 yılda on iki kata yakın arttı.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneğinin 29–30 Ekim’de kamuoyuna yansıyan değerlendirmesinde, kadın mahpusların sağlık hizmetlerine, eğitim ve sosyal faaliyetlere, ortak kullanım alanlarına ve koşullu salıverilme haklarına erişimde yaşadıkları sorunlar ele alındı.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde son bir yılda yaşanan intihar girişimleri ve ölümler de gündeme getirildi. Daha önce hazırlanan bir inceleme raporunda 400 kişilik kapasiteye karşılık 624 kişinin tutulduğu ve kurumda yalnızca bir psikoloğun görev yaptığı bilgisi yer almıştı.
Kadın mahpusların infaz süreçleriyle ilgili başvurularında, koşullu salıverilmenin çeşitli gerekçelerle ertelendiği iddiaları da dile getirildi.
Dijital Şiddet İçin Ortak Mücadele Çağrısı
Kadınlara yönelik şiddetin dijital ortamlardaki biçimleri de haftanın gündemindeydi.
25 Ekim’de düzenlenen ve sonuçları 30 Ekim’de açıklanan çalıştayda hukukçular, gazeteciler, yazılımcılar, psikologlar, hak savunucuları ve teknoloji uzmanlarından yaklaşık 40 kişi bir araya geldi.
Çalıştayda yapay zekâyla üretilen sahte cinsel içerikli görüntüler, çevrim içi taciz, kadın düşmanı dijital topluluklar, oyun platformlarında yaşanan saldırılar ve kişisel verilerin korunması ele alındı.
Katılımcılar, dijital şiddet vakalarının belgelenmesi, savcılığa başvuru süreçlerinin kolaylaştırılması ve mağdurlara hukuki ve teknik destek sağlanması için ortak bir mücadele ağı kurulmasını önerdi.
Ayrıca teknoloji aracılığıyla gerçekleştirilen bazı cinsel şiddet biçimlerinin bağımsız suç tipleri olarak düzenlenmesi talep edildi.
Üç Cinayet, Bir Uzaklaştırma Kararı, Bir Beraat
25 Ekim–1 Kasım haftasında doğrulanabilen haberler arasında üç kadın cinayeti öne çıktı. Aynur Ekici boşandığı erkek tarafından iş yerinde, Elif Kesen babası tarafından, Kumsal Kayan ise hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eski erkek arkadaşı tarafından öldürüldü.
Kumsal Kayan’ın öldürülmesinden önce şüpheli hakkında verilmiş bir uzaklaştırma kararı bulunuyordu. Aynur Ekici’nin boşandığı erkek tarafından öldürülmesinden önce herhangi bir koruma başvurusunda bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi açıklanmadı. Elif Kesen’in öldürülmesine ilişkin soruşturmada ise babasının genç kadının ilişkisini onaylamadığı bilgisi yer aldı.
Aynı hafta İpek Er’in ölümüne ilişkin davada verilen beraat kararı kamuoyuna yansıdı. Gülistan Doku soruşturmasında yeni yazışmalar ortaya çıktı. Diyarbakır’da silahlı saldırıdan kurtulan bir kadın, şüpheli hakkında verilen tahliye kararına karşı güvenlik talebini adliye önünde yineledi.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonunun son yayımlanmış aylık verilerine göre Eylül 2026’da 27 kadın cinayeti ve yedi şüpheli kadın ölümü kaydedilmişti. Kadınların büyük bölümü evlerinde veya yaşam alanlarında hayatını kaybetmişti. Ekim ayının tamamına ilişkin kesinleşmiş ve karşılaştırılabilir bir bilanço ise bu haberin hazırlanması sırasında doğrulanamadı.
Bir haftada üç kadın öldürüldü, bir kadın daha önce uğradığı silahlı saldırı nedeniyle adliye önünde korunma talebinde bulundu, bir başka kadının ölümüne ilişkin davada beraat kararı açıklandı. Kaybolmasının üzerinden altı yılı aşkın süre geçen Gülistan Doku’nun akıbeti ise hâlâ belirlenmedi.
Kumsal Kayan hakkında verilmiş bir uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen öldürüldü. Rojda Odabaşı silahlı saldırının ardından adliye önünde güvenlik istedi. Kadınların yaşamını korumak için alınan kararların, şiddet gerçekleşmeden önce uygulanıp uygulanmadığını kim, nasıl denetliyor?
- NHA / Demirören Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı, bianet, Mezopotamya Ajansı, Cumhuriyet, Habertürk, Yenigün Gazetesi, Ege’de Sonsöz, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği — 25 Ekim–1 Kasım 2026.




















