back to top
Ana Sayfa Haberler Dört Kentte Dört Ölüm: İş Cinayetleri “Kaza” Değil, Sistematik İhmalin Sonucu

Dört Kentte Dört Ölüm: İş Cinayetleri “Kaza” Değil, Sistematik İhmalin Sonucu

Gaziantep’ten Tekirdağ’a, Eskişehir’den Kütahya’ya uzanan iş cinayetleri zinciri, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliğinin yapısal bir kriz alanına dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Toprak Altında, Makine Başında, Yük Altında Ölüm

Gaziantep’in Şahinbey ilçesine bağlı Burç Esentepe Mahallesi’nde kanalizasyon hattında çalışan 52 yaşındaki işçi Necmettin Doğan, 11 Nisan’da üzerine toprak çökmesi sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Doğan, beş gün süren yaşam mücadelesinin ardından 16 Nisan’da hayatını kaybetti.

Aynı gün Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde yaşanan bir diğer olayda ise 74 yaşındaki taşeron işçi Ökkeş Erol, yeraltına fiber optik kablo döşeme çalışması sırasında iş makinesinin kovasının çarpması sonucu yaşamını yitirdi. İleri yaşına rağmen güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kalan Erol’un ölümü, çalışma yaşamındaki kırılganlıkları yeniden gündeme taşıdı.

İnşaat Ve Orman İşlerinde Yüksek Risk Değişmiyor

Eskişehir’de 6 katlı bir inşaatta çalışan 48 yaşındaki Mahmut Bozan, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. İnşaat sektörü, uzun yıllardır Türkiye’de en fazla iş cinayetinin yaşandığı alanlardan biri olmayı sürdürüyor.

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde ise orman kesim çalışmaları sırasında işçi Zeki Karabulut’un üzerine tomruk düşmesi sonucu olay yerinde yaşamını yitirdiği bildirildi. Orman işçiliği gibi yüksek riskli alanlarda yeterli önlem alınmaması, benzer ölümleri neredeyse kaçınılmaz hale getiriyor.

Taşeronlaşma, Denetimsizlik Ve Yaşlı İşçilik

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) tarafından duyurulan veriler, ölümlerin münferit değil, yapısal olduğuna işaret ediyor. Özellikle taşeron çalışma modeli, denetim eksikliği ve güvencesiz istihdam biçimleri, iş cinayetlerinin temel nedenleri arasında yer alıyor.

74 yaşındaki bir işçinin ağır ve tehlikeli işlerde çalışmak zorunda kalması, sosyal güvenlik sisteminin yetersizliğini ve yaşlı işçiliğin görünmeyen boyutunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca iş güvenliği değil, aynı zamanda sosyal politika krizine işaret ediyor.

“Kaza” Değil, Önlenebilir Ölümler

Uzmanlar ve işçi örgütleri, bu tür ölümlerin “iş kazası” olarak adlandırılmasının gerçeği perdelediğini belirtiyor. Gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, risk analizlerinin yapılmaması ve denetim mekanizmalarının etkin işletilmemesi, bu ölümleri önlenebilir kılıyor.

Türkiye’de iş cinayetlerinin süreklilik arz etmesi, sorunun bireysel hatalardan çok, sistematik ihmal ve politik tercihlerle ilgili olduğunu ortaya koyuyor. Her yeni ölüm, yalnızca bir işçinin değil, aynı zamanda bir denetim sisteminin ve koruma mekanizmasının çöküşünü de görünür kılıyor.


  • NHY / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) açıklamaları, Yerel Basın