İzmir’de bir araya gelen kadınlar, 6 yıldır akıbeti açıklığa kavuşturulamayan Gülistan Doku dosyasında delillerin karartıldığı ve sorumluların korunduğu iddialarına dikkat çekerek, etkin soruşturma ve gerçek adalet talebini yineledi.
İzmir’de Yürüyüş Ve Adalet Çağrısı
İzmir’de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi kadınlar, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku için Alsancak’ta yürüyüş düzenledi. ÖSYM binası önünde başlayan yürüyüş, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamasıyla son buldu. Açıklamada, dosyanın yıllardır sonuçlandırılamamasının tesadüf olmadığı, aksine sistematik ihmaller ve örtbas iddialarıyla derinleştiği vurgulandı.
Platform adına konuşan Elif Selin Erel, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olarak ele alınamayacağını belirterek, “Devletin gözetimi altındaki bir şehirde bir kadının nasıl ortadan kaybolduğunu ve faillerin nasıl korunabildiğini sorguluyoruz” dedi. Erel, dosyada kritik delillerin yok edildiği ve sürecin başından itibaren etkin bir soruşturma yürütülmediği iddialarını yineledi.
Delil Karartma Ve İhmal İddiaları
Açıklamada, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce zorla bindirilmeye çalışıldığı öne sürülen aracın şehir dışına çıkarıldığı, dijital verilerin silindiği ve soruşturmanın en kritik aşamalarında ciddi ihmal ve usulsüzlükler yaşandığı iddia edildi. Erel, bazı kamu görevlilerinin süreçteki rolüne dikkat çekerek, “Soruşturma yalnızca failleri değil, delilleri karartan ve süreci sekteye uğratan tüm sorumluları kapsamalıdır” ifadelerini kullandı.
Doku ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine de değinilen açıklamada, ailenin maruz kaldığı muamele eleştirildi. Adalet talebiyle yapılan eylemlerde gözaltı ve müdahalelerle karşılaşan ailenin, aynı kararlılığın failler söz konusu olduğunda gösterilmediği yönündeki tepkisi dile getirildi.
Cezasızlık Ve Sistematik Şiddet Vurgusu
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Gülistan Doku dosyasının Türkiye’deki cezasızlık pratiğinin çarpıcı örneklerinden biri olduğunu belirtti. Açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin münferit değil, yapısal bir sorun olduğu vurgulanarak, etkin önlem mekanizmalarının işletilmemesi eleştirildi.
Platform, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına da dikkat çekerek, tehditlerin çoğu zaman önceden bilindiği ancak gerekli önlemlerin alınmadığına işaret etti. Bireysel silahlanmanın yaygınlığına ilişkin soruların da tekrar gündeme getirildiği açıklamada, yaşam hakkını korumaya yönelik politikaların yetersizliği eleştirildi.
Kadınlar, “Gülistan nerede?” sorusunun yalnızca bir kayıp dosyasının değil, aynı zamanda adalet sisteminin sınandığı bir eşik olduğunu belirterek, “Mezar değil, gerçek adalet istiyoruz” çağrısını yineledi. Açıklama, şiddetsiz bir yaşam kurulana dek mücadelenin süreceği vurgusuyla son buldu.



















