Silivri’de görülen İBB davasının 28. celsesinde, etkin pişmanlıktan yararlanan tanık Adem Soytekin’in ifadelerindeki çelişkiler, “duyuma dayalı” beyanlar ve imza eksikliği tartışmaları, dosyanın bütünlüğüne ilişkin ciddi soru işaretlerini derinleştirdi.
Çelişkili Beyanlar Ve “Duyuma Dayalı” İddialar
Duruşmanın merkezinde yer alan Adem Soytekin’in savunması, çapraz sorgu sırasında önemli kırılmalar yaşadı. Birçok kritik iddiaya ilişkin “duyuma dayalı” yanıtlar vermesi, doğrudan bilgiye dayalı bir tanıklık sunamadığını ortaya koydu. Özellikle para transferleri, örgütsel yapı ve ilişkiler ağına dair sorular karşısında kesinlikten uzak ifadeler kullanması, iddianamenin dayanaklarının tartışılmasına yol açtı.
Savcılık aşamasında saatler süren sorgunun ardından verilen ifadelerin nasıl oluşturulduğu da sorgulandı. Soytekin’in “önce konuşup sonra tutanağa geçildi” açıklaması, beyanların spontane mi yoksa yönlendirilmiş mi olduğu yönünde tartışmaları artırdı.
Usul Tartışmaları Ve İmzasız İfade Krizi
Duruşmada öne çıkan bir diğer kritik başlık ise usul tartışmaları oldu. Savunma avukatları, Soytekin’in etkin pişmanlık ifadesinin imzalı nüshasına ulaşılamadığını gündeme taşıdı. Mahkeme heyetinin de dosyada bulunan ifadenin imzasız olduğunu teyit etmesi, delil niteliği açısından ciddi bir boşluk tartışmasını beraberinde getirdi.
Ayrıca uzun sorgu süresi, ara kayıtlarının bulunmaması ve “yasak sorgu yöntemi” iddiaları, savunma tarafından sürecin hukuka uygunluğu açısından sert biçimde eleştirildi. Bu gelişmeler, davanın yalnızca içerik değil, yöntem açısından da tartışmalı bir zeminde ilerlediğini gösterdi.
İddiaların Geri Çekilmesi Ve Anlatının Dağılması
Soytekin’in kendi önceki beyanlarını zayıflatan açıklamaları, duruşmanın seyrini belirleyen unsurlardan biri oldu. “Örgüt” iddialarına ilişkin sorulara net yanıt verememesi, hatta bu tür bir yapılanmaya dair bilgisinin olmadığını ifade etmesi dikkat çekti. Daha önce dile getirilen bazı ağır iddiaların “şablon sorular” üzerinden oluştuğunu söylemesi ise iddianamenin kurguya dayandığı eleştirilerini güçlendirdi.
Rüşvet, para transferi ve çeşitli ilişkiler ağına dair anlatımlarda tarih ve içerik farklılıklarının ortaya çıkması, dosyanın tutarlılığına yönelik şüpheleri artırdı. Tanığın bazı sorular karşısında susma hakkını kullanması da savunma açısından “boşluk” olarak değerlendirildi.
Mahkeme Salonundan Mesaj: “Çöktü”
Duruşmanın sonunda Ekrem İmamoğlu, salondan çıkarken izleyicilere “Çöktü, çöktü” sözleriyle seslendi. Bu ifade, savunma cephesinin davanın seyrine ilişkin değerlendirmesini açık biçimde ortaya koydu.
Mahkeme heyeti duruşmayı 29 Nisan’a erteledi. Bir sonraki oturumda Soytekin’in avukatlarının savunmalarının alınması bekleniyor.












