back to top
Ana Sayfa Haberler İBB Davası İddianame Yok, Operasyon Var: Şile Soruşturmasında Üçüncü Dalga Tartışmaları Derinleştirdi

İddianame Yok, Operasyon Var: Şile Soruşturmasında Üçüncü Dalga Tartışmaları Derinleştirdi

Şile Belediyesi’ne yönelik üçüncü dalga operasyonda 16 kişi gözaltına alınırken, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve önceki operasyonlarda tutuklanan isimler hakkında hâlâ iddianame hazırlanmamış olması, soruşturmanın hukuki zemini kadar yöntemi ve amacı üzerine de yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

İddianame Hazırlanmadan Yeni Gözaltılar

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Şile Belediyesi’ne yönelik üçüncü dalga operasyon sabah saatlerinde gerçekleştirildi. İstanbul ve İzmir’de 21 adrese düzenlenen baskınlarda, hakkında gözaltı kararı verilen 18 kişiden 16’sı gözaltına alındı.

Başsavcılık, operasyonun bazıları “etkin pişmanlık” hükümleri kapsamında değerlendirilen ifadeler ile elde edilen yeni belge ve deliller doğrultusunda gerçekleştirildiğini açıkladı. Böylece 14 Temmuz 2025’te başlayan ve 23 Aralık 2025’te ikinci dalgayla devam eden soruşturma süreci üçüncü kez genişletilmiş oldu.

Uzayan Tutukluluk, Derinleşen Hukuki Soru İşaretleri

Ancak soruşturmanın dikkat çeken yönü, yeni operasyonlardan çok dosyanın geldiği aşama. Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile önceki operasyonlarda tutuklanan çok sayıda kişi hakkında hâlâ iddianame düzenlenmiş değil.

Bir yıldır iddaname bekleyen Şile Belediye Başkanı ve Çalışanları

Ceza muhakemesinde tutukluluğun istisnai bir koruma tedbiri olması gerekirken, iddianamenin hazırlanamadığı uzun bir süreçte yeni gözaltı dalgalarının devreye sokulması, soruşturmanın yargısal etkinliğinden çok kamuoyu algısını şekillendirmeye dönük olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Hukuk çevrelerinde, maddi delillerin büyük ölçüde toplanmış olması beklenen bir dosyada peş peşe gerçekleştirilen operasyonların, soruşturmanın kapsamını genişletmekten ziyade siyasi ve psikolojik baskı etkisi oluşturduğu yönündeki değerlendirmeler giderek daha fazla dile getiriliyor.

Hukuki Güvence Yerine Süreklilik Kazanan Operasyonlar

Ceza adalet sisteminin temel ilkelerinden biri, soruşturmaların makul sürede tamamlanması ve suç isnatlarının iddianameyle somutlaştırılmasıdır. Buna karşın Şile dosyasında geçen yaklaşık bir yıllık süreye rağmen iddianamenin hazırlanamamış olması, buna rağmen yeni operasyonların sürdürülmesi, soruşturmanın usulü bakımından kamuoyunda haklı sorular doğuruyor.

Yargı makamlarının yürüttüğü soruşturmaların hukuki meşruiyetini güçlendiren unsur, operasyonların sayısı değil; delillerin yargı denetimine açık biçimde iddianameye dönüştürülmesi ve makul sürede yargılamanın başlatılmasıdır. Aksi durumda, peş peşe gelen operasyonlar, maddi gerçeği ortaya çıkarma amacından çok yıldırma ve algı yönetimi tartışmalarını besleyen bir görünüm kazanıyor.