ABD’nin İran savaşında 250 günü aşan kesintisiz görev süresine ulaşan USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki gıda, temel ihtiyaç ve personel sorunlarının, savaşın ilk günlerinde Bahreyn’deki kritik bir ABD lojistik üssünün İran saldırısıyla ağır hasar görmesinin ardından ikmal hattının Diego Garcia’ya taşınmasıyla derinleştiği bildiriliyor.
Bahreyn’deki Darbe İkmal Zincirini Kopardı
ABD Donanması’nın en büyük operasyonel sorunlarından biri, savaş alanındaki ateş gücünden çok, bu gücü sürdürebilmek için gereken lojistik hattında ortaya çıktı. New York Times’ın aktardığı ve ntv.de tarafından yayımlanan habere göre, savaşın ilk günlerinde İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla Bahreyn’deki önemli bir ABD üssüne düzenlediği saldırıda, Donanma’nın onlarca yıldır kullandığı lojistik merkez ağır hasar gördü.
Bu merkez, Körfez ve Umman Denizi’nde görev yapan ABD savaş gemileri için kısa mesafeli bir ikmal noktasıydı. Üssün devre dışı kalmasıyla birlikte Washington, İran’ın füze kapasitesinin erişemeyeceği alternatif bir lojistik merkez aramak zorunda kaldı. Tercih, İngiliz kontrolündeki Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia oldu. Ancak bu tercih, ABD savaş gemileriyle ana ikmal merkezi arasındaki mesafeyi dramatik biçimde artırdı.
Böylece İran’ın doğrudan bir ABD uçak gemisini hedef almasına gerek kalmadan, savaş gemilerinin operasyonlarını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu lojistik altyapıyı vurmasının dahi ABD askeri kapasitesi üzerinde zincirleme sonuçlar yaratabileceği ortaya çıktı. Savaşın yalnızca füze menzilleri ve uçak gemileriyle değil, ikmal hatlarının dayanıklılığıyla da belirlendiği gerçeği yeniden görünür hale geldi.
Diego Garcia Çözümü Yeni Bir Soruna Dönüştü
Diego Garcia, ABD açısından stratejik açıdan son derece değerli bir üs. Ancak bölgeye uzaklığı, Bahreyn’in sağladığı lojistik avantajın yerini doldurmasını zorlaştırdı. USS Abraham Lincoln’ün bulunduğu operasyon sahası ile yeni ikmal merkezi arasındaki mesafenin yaklaşık 3.500 kilometreye ulaşması, özellikle uzun süre denizde kalan bir uçak gemisinin ihtiyaçlarını karşılamada ciddi bir lojistik yük oluşturdu.
Üstelik Diego Garcia’nın savaşın lojistik merkezlerinden biri haline gelmesi, İran’ın adayı hedef alma girişiminin nedenlerinden biri olabileceği değerlendirmelerini de beraberinde getirdi. Habere göre İran, mart ayının sonunda adaya ulaşmak üzere iki füze fırlattı; bunlardan biri düşürüldü, diğeri ise hedefe ulaşmadan Pasifik’e düştü. Üste hasar oluşmadı.
Diego Garcia’nın kullanımı Washington ile Londra arasında da siyasi gerilim yarattı. İngiltere’nin eski Başbakanı Keir Starmer’ın başlangıçta ABD’nin adayı saldırı operasyonlarında kullanmasına karşı çıktığı, daha sonra ise “özel ve sınırlı savunma amaçları” kapsamında kullanıma izin verdiği aktarılıyor. Bu gelişme, İran savaşının yalnızca askeri değil, ABD’nin müttefikleri açısından da siyasi ve stratejik maliyetler ürettiğini gösteriyor.
Lincoln’de Savaşın İnsan Maliyeti
Lojistik zincirindeki aksamanın en görünür sonuçlarından biri USS Abraham Lincoln’ün mürettebatının yaşam koşullarında ortaya çıktı. ABD basınında yer alan haberlere göre gemide gıda ve sabun gibi temel ihtiyaçların zaman zaman karneye bağlandığı, küflü duşlar, düzensiz sıcak su ve arızalı tuvaletler gibi sorunların yaşandığı bildirildi.
Navy Times ve Stars and Stripes’ın aktardığı iddialarda, gemide uzun süreli ve 12 ila 16 saate ulaşan vardiyaların yanı sıra ciddi psikolojik baskıdan söz edildi. Mürettebatın ruh sağlığına ilişkin kaygılar da ailelerin ve bazı Kongre üyelerinin tepkisini çekti. Reuters ve Associated Press, geminin 250 günü aşan kesintisiz görev süresinin mürettebatın koşulları ve ruh sağlığı konusunda giderek büyüyen tartışmalara yol açtığını aktardı.
Pentagon ise gemideki koşulların medya tarafından abartıldığı görüşünde. ABD Donanması, temel ihtiyaçların karşılandığını savunurken, bazı psikolojik vakaların bulunduğunu kabul etmekle birlikte intihar eğilimlerinde artış olduğuna ilişkin iddiaları doğrulamadı. Ancak ailelerin ve Kongre üyelerinin soruşturma çağrıları, tartışmanın artık yalnızca basına yansıyan münferit şikâyetler olmaktan çıktığını gösteriyor.
260 Günlük Görev ABD’nin Savaş Kapasitesini Sorgulatıyor
USS Abraham Lincoln, Kasım 2025’te San Diego’dan ayrıldıktan sonra başlangıçta Güney Çin Denizi’nde görev yapmak üzere yola çıktı. Ancak Ortadoğu’daki kriz nedeniyle rotası değiştirildi ve gemi, İran savaşı kapsamında bölgede 260 güne yaklaşan kesintisiz bir görev süresine ulaştı. Associated Press, geminin 240 günden fazla kesintisiz denizde kalmasının modern dönem açısından dikkat çekici bir rekor oluşturduğunu bildirdi.
Bu kadar uzun süre liman desteğinden uzak kalan bir uçak gemisinin karşılaştığı sorunlar, Washington’un küresel askeri gücünün sürdürülebilirliği açısından daha büyük bir soruya işaret ediyor. ABD’nin dünyanın farklı bölgelerinde aynı anda askeri varlık bulundurma kapasitesi yüksek olsa da, uzun süreli savaşların personel, lojistik ve ikmal altyapısı üzerinde yaratacağı baskının sınırları giderek daha fazla tartışılıyor.
Öte yandan USS Abraham Lincoln’ün yerini USS George Washington’ın alması planlanıyor. Yeni uçak gemisinin bölgeye doğru ilerlemesi, Washington’un İran üzerindeki askeri baskıyı sürdürme niyetini gösterirken, aynı zamanda mevcut görevin ABD Donanması açısından ne kadar ağır bir kaynak tüketimine dönüştüğünü de ortaya koyuyor.
Asıl Kırılganlık Lojistikte Ortaya Çıktı
USS Abraham Lincoln etrafındaki kriz, askeri güç değerlendirmelerinde çoğu zaman geri planda kalan bir gerçeği öne çıkarıyor: Bir savaş gemisinin gücü yalnızca taşıdığı uçaklar, füzeler veya savunma sistemleriyle değil, o gücü her gün besleyen lojistik ağın dayanıklılığıyla ölçülür.
İran’ın Bahreyn’deki lojistik altyapıya yönelik saldırısının ardından ABD’nin ikmal merkezini binlerce kilometre uzağa taşımak zorunda kalması, Washington’un bölgedeki askeri varlığının maliyetini ve kırılganlığını artırmış görünüyor. Lincoln’deki gıda, bakım ve personel sorunları gerçekten doğrudan bu saldırının sonucuysa, bu durum İran’ın ABD savaş gemilerini doğrudan imha etmeden operasyonel kapasite üzerinde baskı kurabildiğini gösterir. Ancak bu nedensellik, mevcut açık kaynaklı bilgiler ışığında kesinleşmiş bir Pentagon değerlendirmesi olarak değil, New York Times ve diğer haberlerde aktarılan bir açıklama çerçevesi olarak ele alınmalıdır.
Daha geniş açıdan bakıldığında ise mesele tek bir uçak gemisinin yaşadığı sorunlardan ibaret değil. Uzayan savaş, uzaklaşan ikmal hatları ve yıpranan personel, ABD’nin İran karşısındaki askeri üstünlüğünün “savaşın kazanılması” ile “savaşın sürdürülebilmesi” arasındaki farkını görünür hale getiriyor.
- TB / ntv.de, The New York Times. Associated Press. Reuters; Navy Times










