İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu’nda ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine yanıt verdi: “Diyaloğa ve müzakerelere hazırız ancak güç dilini kabul etmeyeceğiz.” Pezeşkiyan’ın konuşması sırasında ABD heyeti salonu terk ederken, İran lideri savaşın sona erdirilmesi için diplomasi kapısını açık bıraktı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump’ın bir gün önceki sert açıklamalarına yanıt verdi. İran’ın savaşta geri adım atmayacağını söyleyen Pezeşkiyan, aynı zamanda çatışmanın sona erdirilmesi için diplomasiye hazır olduklarını vurguladı.
Reuters’ın aktardığına göre Pezeşkiyan, İran’ın ABD ile savaşta “teslim olmayacağını”, ancak çatışmayı sona erdirmek için diplomasiye inandığını söyledi. Konuşmanın başında ABD heyetinin salondan ayrılması ise BM kürsüsündeki gerilimin en görünür anı oldu.
Pezeşkiyan’dan Trump’a: “Diz Çökmeyeceğiz”
Pezeşkiyan, Trump’ın bir gün önceki BM konuşmasında İran’ı hedef alan sözlerine doğrudan yanıt verdi. İran Cumhurbaşkanı, Trump ve İran’a baskı uygulamak isteyenlere seslenerek, Tahran’ın diyalog, diplomasi ve müzakereye hazır olduğunu ancak bunun “güç dili” üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi.
İran liderinin konuşmasının ana ekseni böylece iki mesaj üzerine kuruldu: İran savaş karşısında geri adım atmayacak, ancak savaşın sona erdirilmesi için müzakere kapısını da kapatmayacak.
Reuters, Pezeşkiyan’ın konuşmasını İran’ın bir yandan savaşta direnme iradesini vurguladığı, diğer yandan diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğü bir mesaj olarak aktardı.
ABD Heyeti Konuşma Sırasında Salonu Terk Etti
Pezeşkiyan’ın ABD ve İsrail’i İran’a yönelik saldırılar ve sivillerin öldürülmesi nedeniyle suçladığı sırada ABD heyeti Genel Kurul salonundan çıktı.
AP’nin aktardığına göre Pezeşkiyan konuşmasında İran’ın terörün faili değil mağduru olduğunu savundu ve ABD ile İsrail saldırılarında İranlı sivillerin ve çocukların öldüğünü söyledi. İran Cumhurbaşkanı, konuşması sırasında saldırılarda yaşamını yitiren çocukların fotoğraflarını da kürsüye taşıdı.
Pezeşkiyan, “Bizi terörist olarak tanımladılar. Oysa biz terörizmin kurbanıyız” diyerek Washington’ın suçlamalarını tersine çevirmeye çalıştı. ABD heyetinin salonu terk etmesi, bu sözlerin hemen ardından gerçekleşti.
“İran Savaşı Başlatmadı”
Pezeşkiyan, İran’ın savaşı başlatmadığını ve saldırılar karşısında kendisini savunduğunu söyledi.
İran Cumhurbaşkanı, ABD ve İsrail’in İran’daki sivil altyapıya yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini ileri sürerken, Tahran’ın karşılık verirken sivilleri hedef almadığını savundu.
Uluslararası haber kaynakları, Pezeşkiyan’ın konuşmasının bu bölümünde özellikle İran’ın Minab kentindeki bir okul saldırısında yaşamını yitiren çocukların fotoğraflarını göstermesine dikkat çekti. İran yönetimi bu saldırıda çoğunluğu çocuk olmak üzere çok sayıda kişinin öldüğünü bildirirken, ABD’nin saldırıyla ilgili tutumu ve hukuki sorumluluğu uluslararası düzeyde tartışılıyor.
Nükleer Program İçin “Silah Değil, Teknoloji” Mesajı
Pezeşkiyan konuşmasında İran’ın nükleer programına ilişkin tartışmalara da değindi.
İran’ın nükleer silah istemediğini, ancak barışçıl nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini söyleyen Pezeşkiyan, nükleer teknolojinin birkaç ülkenin tekelinde bulunmasını kabul etmediklerini belirtti.
İran Cumhurbaşkanı ayrıca ülkesinin savunma kapasitesinin saldırı amacı taşımadığını, caydırıcılık ve savunma amacıyla oluşturulduğunu savundu.
Hürmüz Mesajı: Savaşın Ekonomik Cephesi
Pezeşkiyan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı oldu.
Reuters’a göre Pezeşkiyan, dünya ülkelerinin Hürmüz’den yararlanırken İran’ın bu su yolundan deniz taşımacılığına erişiminin engellenmesini kabul edemeyeceklerini söyledi. İran lideri, bölgede sürekli düşman filolarının konuşlandırılmasının ve savaşın genişletilmesinin barış getirmeyeceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergâhtı. Bu nedenle İran ile ABD arasındaki çatışmanın yalnızca askeri değil, küresel enerji piyasaları açısından da sonuçları bulunuyor. Reuters, bir gün önce İranlı üst düzey bir yetkilinin ABD’nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması halinde Hürmüz’ün yedi gün içinde yeniden açılabileceğini söylediğini bildirmişti.
New York’ta Diplomasi Kapısı Tamamen Kapanmadı
Pezeşkiyan’ın sert sözlerine rağmen New York’ta diplomatik temaslar da devam ediyor.
The Guardian’ın aktardığına göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff arasında BM Genel Kurulu marjında yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleşti. Görüşme, haziran ayından bu yana iki taraf arasındaki ilk doğrudan temas olarak aktarıldı. İran tarafı görüşmelerin Katar arabuluculuğunda yürütüldüğünü ve savaşın sona erdirilmesi, ABD’nin askeri operasyonlarının durdurulması, deniz ablukasının kaldırılması ve İran’ın bloke edilen varlıklarının serbest bırakılması gibi koşulları gündeme getirdi.
Bu nedenle Pezeşkiyan’ın BM konuşmasının dikkat çekici tarafı yalnızca Washington’a yönelik sert ifadeleri değil, aynı zamanda diplomasi için açık bir kapı bırakması oldu.
İran’da “Bir Millet Konuştu”, ABD’de Sert Tepki
Pezeşkiyan’ın konuşması İran’da iktidar çevrelerinden güçlü destek aldı. Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, konuşmayı “bir milletin konuşması” olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf Pezeşkiyan’ın “üç bin yıllık bir medeniyet adına” konuştuğunu savundu. Tahran Belediye Başkanı Alireza Zakani de Pezeşkiyan’ın konuşmasına destek veren açıklama yaptı.
ABD tarafında ise Trump yönetiminin İran’a yönelik sert tutumu değişmiş değil. Trump, bir gün önceki BM konuşmasında İran’ı hedef alan suçlamalarını sürdürmüş ve anlaşmaya varılmaması halinde İran’a yönelik daha ağır askeri seçeneklerin gündeme gelebileceği mesajını vermişti. Reuters, Trump’ın açıklamalarının ardından enerji piyasalarında da yeni belirsizliklerin oluştuğunu bildirmişti.
BM Kürsüsünde Savaşın Gölgesinde Diplomasi Arayışı
Pezeşkiyan’ın konuşması, ABD ile İran arasındaki savaşın yedinci aya yaklaşırken diplomatik çözüm arayışlarının savaş söylemleriyle yan yana yürüdüğü bir döneme denk geldi.
Bir tarafta Trump’ın “teslim olma” eksenli baskı ve tehditleri, diğer tarafta İran’ın savaşta geri adım atmayacağını ilan eden söylemi var. Ancak aynı İran yönetimi, New York’ta arabulucular üzerinden Washington’la görüşme kanallarını da açık tutuyor.
Bu açıdan Pezeşkiyan’ın BM kürsüsündeki mesajı tek başına bir savaş konuşması değildi. Tahran, bir yandan “boyun eğmeyeceğiz” diyerek askeri ve siyasi baskıya karşı direnme mesajı verirken, diğer yandan “diyalog ve diplomasiye hazırız” diyerek müzakere masasını tamamen kapatmadı.
BM kürsüsünde ABD heyetinin salonu terk etmesi ise iki ülke arasındaki siyasi mesafenin hâlâ son derece derin olduğunu gösteren sembolik bir görüntü olarak kayda geçti. Fakat New York’un diğer tarafında sürdürülen diplomatik temaslar, savaşın bütün sertliğine rağmen müzakere ihtimalinin henüz tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.












